AYNA

Doğan Cüceloğlu’nu severim. Ne zaman bir kitabı elime geçse, huzur dolu bir evrene iltica etmiş gibi olurum.

“İnsan İnsana” adlı kitabını okuduğumda Mamak cezaevindeydim ama kendimi bir kuş kadar özgür duyumsamıştım… O kitabın hemen başında yer alan Üstün Dökmen’e ait bir şiir vardır. Nice mektubumda nice dostuma yazmışımdır o şiiri. Bu sabah bahar sesleri ve bu şiirle uyandım. Üstün Dökmen’in dizeleri de dilime dolandı:

Yola çıkınca her sabah,
Bulutlara selam ver.
Taşlara, kuşlara, atlara, otlara
İnsanlara selam ver.
Ne görürsen selam ver.
Sonra çıkarıp cebinden aynanı
Bir selam da kendine ver.
Hatırın kalmasın el gün yanında
Bu dünyada sen de varsın!
Üleştir dostluğunu varlığınla,
Bir kısmı seni de sarsın.

Adam selam verecek ama selam getirip götüreni yoksa neyi verecek? “Selam hesabında” hiç birikmişi yoksa, neyini versin ki size? Kişinin selam vermesi için öncelikle vereceği şeye sahip olması gerek. Dünyada selamsız kalmak ne kadar kötü olsa gerek…

4356/21 PORTOBELLO

  • ikinci şişko üvey kız kardeş geldi…………..
  • nasıl yani….????
  • birinci şişko üvey kız kardeş, ikinci şişko üvey kız kardeş, üçüncü şişko.. hah bu gelen o olmalı…..kapıyı açın!
  • külkedisi demek istediniz sanırım
  • hayır, üvey kız kardeş.
  • külkedisi !!
    -tamam, bence de fena sayılmazsınız, hatta şişko bile değilsiniz ama elimdeki kağıda göre…bu sizsiniz….
    -4356/21 portobello… işte burası, saat 22:10, arkadaşım külkedisi demişti.
    -adres doğru küçük hanım….ve birazdan da başlayacağız… Ancak bizim külkedimiz var…Üzgünüm.
    -şaka di mi….hadi tamam çok hoşsunuz…ama sinirleniyorum….28 yıl boyunca ben bu balkabağına binip baloya gidicem, ayağım o lanet ayakkabıya sığsın diye spor ayakkabı giymedim ve şimdi siz bana ÜZGÜNÜM!!!!MÜ diyorsunuz!!!!!
    -bakın küçük hanım…sakin olmayı deneyin….nefes alın….alın….derin nefes..bırakın….bir daha…..bir de olaya şöyle bakın….külkediliği pis iş….işçiliği çok..yok isin külün içinde şunları topla külkedisi….yerleri sil, parkeleri cilala, ütü yap külkedisi….hayır sen o kadar uğraş, kas; balkabağından arabaya bin baloya git, 24’e kadar desinler..hadi ya….tam eğlence yeni başlıyorken koştur koştur çık balodan….ayakkabını falan düşür..ay ne rezillik…bir de o prens yarım akıllısı artık ne içtiyse ne kadar içtiyse hatırlamasın seni…versin ayakkabıyı uşakların eline kapı kapı….utanç verici bişiy ya….
    -……..fakat….nasıl olur….
    -küçük hanım…..lütfen ağlamayın…ayy ne yapsak…
    -külkedisi kim peki…
    -işte bakın şurada….kahve makinesinin önünde…
    -telefonla konuşan mı…
    -hayır sigara içen…
    -külkedisinin kızıl ve kıvırcık saçlı olması gerekmiyo mu
    -yok öyle bişiy….
    -tamam. Şansımı deneyeyim dedim…
    -……
    -sigara da kullanıyor
    -sorsak sizin de hiç trafik cezanız yoktur di mi…..
    -…..
    -elbette sigara içiyor…ama çocuklar bunu asla bilmeyecek…..aramızda kalsın bence boyu da fazla uzun….yani prensle yan yana gelince….ışıkla mışıkla halledeceğiz artık..ama lütfen ağlamayın artık….
    -hayır ben neye üzülüyorum….kurbağa prensle başla, Allahın kurbağasını öp…, kırmızı başlıklı kızla devam eden bir masal kariyeri..
    -o siz miydiniz… ya ben çok başarılı bulmuştum kırmızı başlıklı kızdaki performansınızı…
    -teşekkür ederim……sen yıllarca uğraş…külkedisinde 2., üvey, şişko kızkardeş ol…hayır…ya ..hayır…
    -ya bu saatten sonra değişiklik yapmak nerdeyse imkansız…bakalım neler var elimizde….Hansel ile gretel’e cadı….hımmm.geç….parmak kız da çiçek……..ejderha….iskambil şövalye…..kupa ası olacakmış….geç…hımmm……..üzgünüm…geç kaldınız…..
    -peki. bi yolu olmalı ama..bana uygun bişiyler bulabilmenin bi yolu?
    -……
    -ne..??
    -peri anneyi bi deneyin diyeceğim ama….henüz gelmedi…rol sırasına daha çok var….ayrıca haftada iki gün alkolü bırakanlar grubuyla terapisi var….henüz gelmez…bi düşünseniz bu rolü diyeceğim ama..
    -HAYIR……..!
    -ya ben anlamıyorum zaten…..nie külkedisi…..yani o üç kızdan biri niye değil….birincisi şişko çirkin, ikincisi şişko çirkin…kardeşim…üçüncüsü niye güzel olmasın..bu kadar haksızlık edilir mi canım….güpgüzel kız işte…giydir kostümü al sana kedi….hayret bişiy…ağlamayın lütfen ağlamayın…
    -…………
    -ya ama hakikaten benim de sinirim bozuldu şimdi…..ben sizi önceden beri takip eder beğenirim…hakikaten …..olmaz…sizden şişko üvey kız kardeş olmaz…..ancak yapabileceğim bişiy olsa sizin için…
    -şu an burada olmasaydım rapunzel olacaktım..ama ben kule mule yıllarca..kasvetli iş…bir de öyle saça tırmanma falan yıpratıcı..burası daha eğlenceli olur diye reddettim…..inanamıyorum…acaba yetişebilir miyim….saat kaç?
    -23:50
    -…………
    -küçük hanım durun…….
    -……..
    -bekleyin….küçük hanım..
    -…………..
    -ayakkabınız…..

sarışınlar

Sarışın ve puzzle

Sarışın bir fıstık, erkek arkadaşını arar :
“Lütfen bir an önce buraya gelip de bana yardım eder misin !…
Bir puzzle aldım, ancak bir türlü yapamıyorum ve o kadar uğraşmama rağmen henüz başlayamadım bile”

Erkek arkadaşı sorar :
” Peki tamamlandığında ortaya ne çıkacak ?”

Sarışın:
” Kutudaki resime göre bunun bir horoz olması gerekiyor”

Erkek arkadaşı sonunda dayanamaz, eve gidip sarışına yardım etmeye karar verir.
Sarışın, erkek arkadaşına masanın üstünde dağılmış duran parçaları gösterir ,
” İşte hepsi burada. ” der.

Erkek arkadaşı parçalara bakar,sonra kutuya bakar ve kıza döner :
” Öncelikle, ne yaparsak yapalım bu parçaları birleştirip bir horoz yapamayız”.
Sonra kizin ellerini tutar ve devam eder,
” İkinci olarak, senin biraz rahatlamanı istiyorum. Hadi seninle birer kahve içelim ve sonra…” deyip, bir iç geçirir,
” ve sonra şu Corn Flakes’leri kutusuna geri koyalım.”