Helal Olsun!

Geç kalınmış olsada, başlangıç hiçte fena değil.

Doğuya yatırıma süper teşvik geliyor
Fabrikayı kurana arazi ve enerji devletten..

Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK) Toplantısında, öncelikle yeni yatırım teşvik sisteminin ele alındığı, ayrıca istihdamın artırılmasına yönelik önlemlerin de değerlendirildiği bildirildi.

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın makamından yapılan yazılı açıklamada, dünkü Ekonomi Koordinasyon Kurulu Toplantısına, kurul üyesi bakanlar Devlet Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan, Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün yanı sıra Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer ile ilgili kurumların üst düzey yöneticilerinin katıldığı bildirildi.

kararların zamansızlığı

Yaşlıca bir bayan evindeki koltuğunda oturup uzun uzun geçmiş hayatını gözden geçirip iç çekerken birden bir peri karşısına çıkıverir ve ona 3 dilekte bulunabileceğini söyler.

  • Hemen ””Peki”” der yaşlı kadın.

  • ””Çok Zengin olmak istiyorum””.

Peri bir el hareketiyle kadının koltuğunu som altına çevirir.

  • ””ikinci olarak”ta güzel ve genç bir prenses olmak istiyorum”” der.

Birden başında paha biçilemez bir tacı olan dünya güzeli bir prenses oluverir.

  • ””üçüncü ve son olarak ne istersin”” diye sorar peri.

O sırada yaşlı köpeği ağır bir şekilde kafasını kaldırır ve zayıf bir hırıltıyla “haaavv” sesi çıkartır.

bize yanlış çeviriler mi veriliyor?

“Sarah Bernhardt öylesine büyük ünü olan, huşu uyandıran bir oyuncuydu ki, Kuzey Amerika’ya yaptığı turnelerde, tek kelime ingilizce bilmediği halde hiçbir temsilinde kesinlikle tek bir bilet bile kalmazdı. Oynadığı her oyunu, Shakespeare, Moliere, Marlowe ya da her neyse hep fransızca, yani birkaç tane 18. yy. Amerikalısı dışında kimsenin anlamadığı bir dilde oynardı. Tiyatroya gidenlere, ingilizce izleyebilmeleri için oyunun librettosu verilirdi. Evet, yer göstericilerin en azından bir kaç kez, yanlış librettoyu, yani sahnelenmekte olandan tümüyle farklı bir oyunun metnini verdikleri de olmuştu. Ama yine de, tüm söylentilerden öğrendiğimiz kadarıyla, onca büyük kalabalıklar içinde bir tek kişi bile çıkıp da bu konuda herhangi bir şey söylememiş ya da şikayette bulunmuş değildi. Üstelik hiçbir eleştirmen yazısında bu çelişkiden söz etmedi.

Yok Olmuşluğun İçinden…


Yok olmuşluğun içinden çıkıp gelebilsem,
Yüreğimdeki sevginin ışığıyla tekrar var olabilmek için…
Savaşmaktan yorgun düştü ruhum,
Kaybolmuş insanların peşinde koşmaktan…
Çamur deryasında çırpınan insanlar,
Bırakın ellerimi…
Yaşamı yaşamın farkında olarak yaşayanlar,
Anlayabilir ancak beni!
Boşlukta sallanan bir salıncaktayım sanki,
Anlamsızlığın içinde kaybolan dünyada,
Benliğimde beni ben yapan duygular,
Çığlıklar içinde kayboldular…
Yok artık acılar, kederler…
Yok artık aşklar, hayal kırıklıkları…
Yüreğimdeki titreşimler suskun.
Paramparça ne varsa sevdalardan kalan…
Şarkılar, onlarda vermiyor ilham.
Güneşin sarı saçları kızıl renge büründü.
Gökyüzü küskün ağlamıyor artık.
Yağmurlar terk ediyor yeryüzünü,
Kuşların melodisi sessizliğe kuçak açtı…
Aşklar nefes alamıyor…
Çıplak bedenlerin şehvetinde,
Doymak bilmeyen canavar faaliyette.
Dünyam sevgi dolu dünyam karanlıklarda yok oluyor…
Anlamsızlığın içinden bir güneş gibi doğabilsem,
Yüreğimdeki sevginin ışığıyla tekrar var olabilmek için…
10/08/2007
Mesa / Ankara

Evrim Teorisi Kuranla Çelişir….

Günümüzde bazı Müslümanlar, evrim teorisine inanan kesimlerin sayıca fazla olmalarından veya bu kişilerin genelde “bilim adamı” sıfatı taşıyor olmalarından yanlış yönde etkileniyor, bu nedenle de evrim teorisini savunma yanılgısına düşüyorlar. Oysa bu kişilerin ellerinde Allah’ın insanları evrimle yarattığına dair ne bilimsel bir delil var, ne de bu iddialarını Kuran’dan delillendiren herhangi bir ayet.

Evrim Teorisi’ni savunan Müslümanlar, Darwinizm’in tesadüf iddiasını görmezden geliyorlar

Evrim teorisinin Yaratılış ile çelişmediğini ileri sürenlerin en önemli yanılgısı, evrim teorisinin temel iddiasının “canlıların birbirlerinden gelişerek ortaya çıktığı” tezi olduğunu sanmalarıdır. Bu yanılgı içinde de, “Allah canlıları birbirlerinden evrimleştirerek yaratmış olabilir, bunda karşı çıkacak ne var?” diye düşünmektedirler. Oysa gözardı ettikleri önemli bir gerçek vardır: Evrimi savunanlar ile yaratılışı savunanlar arasındaki temel farklılık, “canlılar ayrı ayrı mı ortaya çıktılar, yoksa birbirlerinden gelişerek mi ortaya çıktılar” sorusu değildir. Asıl konu, “canlılar tesadüflerle ve doğa olaylarıyla mı oluştular, yoksa bilinçli bir şekilde mi yaratıldılar?” sorusudur.