KARMAŞIKLIĞIN GİZEMİ – I

Gediz Akdeniz

İstanbul Üniversitesi Fizik Bolümü ve
London School of Economics and Political Science
Center for Philosophy of Natural and Social Sciences
www.gedizakdeniz.com

Redeksiyonist bilim (indirgemeci bilim) temelde bütünü parçalarına ayırma stratejisidir. Davranışlarını görebilmek istediği bir bütünü ideal bir sisteme indirgemede yeterli olacak kadar parçalarına ayırır. Ve bu parçaları kontrol ederek bütünün görülmek isteneni öngörmeye çalışır.

Bu amaç için sonsuz küçükler matematiği (calculus, entegral ve diferansiyel hesap) ) geliştirilmiş ve bu teknolojisi ile donatılmış indirgemeci bilim ideal sistemlerin özellikle fizik ve kimya yasalarını bulmada kayda değer bir şekilde çalışmıştır. Örneğin atom altı fizik yasalarının ve atomik mertebede kimya yasalarının anlaşılması yanında kozmolojik mertebede evrenin standart oluşum modeli (Büyük Patlama Modeli) de temel taneciklerle ifade edilebilmiştir. Bazı özel durumlarda biyolojide (moleküler) de iyi sonuçlar vermiştir.

KARMAŞIKLIK-ÖLÜMLE BARIŞMAK

“KARMAŞIKLIK-ÖLÜMLE BARIŞMAK” (*)

Tayfun Gönül – K. Gediz Akdeniz

HER ÖLÜMDEN SONRA düzenlenmesi zorunlu olan ölüm raporlarında “ölüm nedeni” adlı bir bölüm vardır. Raporu imzalayan hekim bu bölümü, modern tıpça makbul bir hastalık ismi ya da hayati organlardan birinin yetmezliğini belirten bir ifadeyle doldurur. Bu bölüme örneğin ” eceliyle öldü ” yazılamaz!

Her ölüm somut bir nedene ve belirli bir hayati organın yetmezliğine dayanmalıdır. Eğer o neden önlenebilseydi kişi ölmeyecekti ! Bütün o tumturaklı tıbbi ifadelerin söylediği aslında şudur,

“ölüme karşı, o kişi özelinde şimdilik bir muharebe kaybedilmiştir, modern tıbbın ölümle savaşı ise hiçbir moral bozukluğuna yer olmadan devam etmektedir !”.

Oysa halkın büyük çoğunluğu bütünüyle farklı ve doğru düşünür. Temelde iki tür ölüm vardır, “Eceliyle ölüm ve vakitsiz ölüm”. Ölüm nedeni ancak vakitsiz ölümlerde, o da sınırlı, bir anlam taşıyabilir. Çoğu zaman vakitsiz ölümlerde bile belirgin bir neden, tedbir alınsaydı ölümü engelleyecek bir neden bulunamaz ve “takdir-i ilahi” denerek konu, ölüm nedeni konusu, kapatılır. Aslında başka birçok kurum ve kişiden olduğu gibi tıp kurumundan da beklenen olabildiğince vakitsiz ölümlerin engellenmesidir.

Yanılsama?

Yakın bir tarihte, gece rüyamda okumadığım kitap ismi ve YANILSAMA diye cümle geçti. Uzun bir rüyaydı ve bu konu hakkında yazılmış bir kitap bile var dendi. Yazarın ismini tam net hatırlayamıyordum, ama sanki almancada suyu andıran bir kelime gibi aklımda kalmıştı.Kitabı araştırdım ve ”TANRI ile BİRLİK” adında (tıpkı rüyada söylene isimle)Neale Donald Walsch adı ile yazılmış bir kitabın olduğunu gördüm.

Kitabı çok beğendim ve bir kelime üzerine yoğunlaştırılmış öğretiler zincirlemesi olarak algıladım.

Kelime ”yanılsama” idi. Tam karşılığı nedir diye düşündüğümde;Her şey hayaller, düşü gerçek varsaymayla kalsa yanılsama olmaz yine de. Yanılsama olduğunu anlamak için o kişinin üzerinde o giysi yokmuş gibi davrandığını görmek ayağın altında olması gereken gerçeklik zemininin buhar olup uçtuğunu hissetmek, boşluktan dibe doğru çekilmek gerekir. Kumdan kaleyi dalga dümdüz eder. Gerçekliğin üzerindeki perde kalkar. işte o zaman bütün bunların yanılsama olduğuna uyanılır. Rüyadan uyanmak belklide tam bunun gibi bir şey.

İtibar mı? Karakter mi?

*İtibarı, içinde yaşadığın ortam belirler;
Karakteri, inandığın doğrular…

*İtibar, sandığın şeydir ;
Karakter, olduğun şey…

*İtibar, fotoğraftır ;
Karakter, ise yüz…

*İtibar, dışarıdan gelir ;
Karakter, içerden…

*İtibar, yeni bir topluluğa girdiğinde sahip olduğundur;
Karakter, giderken elinde olan…

*İtibarın, bir anda olur ;
Karakterin, ömür boyunca…

*İtibarın, bir saatte öğrenilir ;
Karakterin, bir yılda açığa çıkmaz…

*İtibar, mantar gibi büyür ;
Karakter, sonsuza kadar sürer…

*İtibar, zengin veya fakir yapar ;
Karakterse, mutlu ya da mutsuz.

*İtibar, insanların mezar taşına kazıdıklarıdır ;
Karakter, meleklerin TANRI huzurunda senin için söyledikleri…

Kültürel Çalışmalar

Genelde üniversitelerin sosyoloji bölümlerinde klasik toplumsal kurallar ve bunlar üzerine ilişkiler işleniyor sanırım. Günümüzdeki insanın durumu ise henüz bu alana resmi olarak giremiyor. Oysa hızla üreyip, tükenen bir pop kültürü, metropol yaşam kültürü, değişik sosyal gruplar, internet kültürü, sokak dili vs şeklinde listeyi o kadar çok uzatabileceğimiz alanlarla bilimsel ve akademik olarak ilgilenenler var mı?

Yoksa herşey medya çalışanlarınca (ya da patronlarınca) birer istatistiki bilgi olarak ve ne yöne doğru kaydıracaklarını belirlemekten mi ibaret. Bu alanlarda mutlaka çalışanlar olduğunu düşünüyorum. Peki bu insanlar nasıl yetişiyor ve yeterli donanıma sahip oluyorlar mı? Yoksa çevrelerini gözlemleyen iyi birer gözlemci rolündeler mi sadece.

Konuyla ilgili kafamda aslında çok şey var fakat sabah sabah toparlamakta zorlanıyorum. Siz birşeyler eklerseniz yeni açılımlara doğru gideriz sanırım.