Yazılarda Büyük Harf ve Ünlem Kullanmanın Psikolojik Sebepleri

Yapılan araştırmalar sonucu yazılarında bolca BÜYÜK HARF ve ünlem!!! kullanan kişilerin çocukluklarında arkadaşları ve büyükleri tarafından çok dinlenmediği ortaya çıktı. Bu kişiler günlük yaşamlarında da genelde bağırarak konuşur söylediklerinin önemli olduğu vurgusunu yapmaktan geri duramazlar.

İngiliz Psikologlar Araştırdı

Sosyal paylaşım ağlarını araştıran İngiliz Psikologlar yüzlerce denekle yaptıkları görüşmeler sonucu yazılarında sıkça büyük harf kullanan, söyledikleri çok önemliymiş gibi bolca ünlem kullanan kişilerin aslında bastırılmış egoları sonucu böyle bir eğilime sahip olduğunu öne sürdü. Genelinin çocuklukta ebeveynleri ve arkadaşları tarafından çok dinlenmediği ve bu yüzden bağırma eğiliminde oldukları da çıkan bir başka sonuç.

Ne yapılmalı?

Böyle bir kişi ile karşılaştığınızda ona sakin olması gerektiğini, bağırması için bir sebep olmadığını söylemelisiniz. Yazılan cümleler büyük harf yapıldığında veya arkasına bir çok ünlem konulduğunda değerinin artmadığı sakince ifade edilmelidir. Eleştirinizi önce egosuna yapılmış sanacak ve saldırganlaşacaktır. Merak etmeyin bu sizin hatanız değil, geçmişinden taşıdığı derin ego kırıklıklarının yansımasıdır.

Matematikçilerin Yıllarca Aradığı X Bulundu

Oxford Üniversitesi, Matematik bölümü akademisyenleri bin yılın buluşunu yaptı. Bütün denklemlerde karşımıza çıkan, çocukların matematik kabusu olarak nitelendirdikleri X tam değeriyle bulundu.

Artık Bilinmeyen Kalmadı

Tek bilinmeyenli denklemlerin ifadesi olan X, geçtiğimiz günlerde 11 yıllık bir çalışmanın sonucu olarak bulundu. Prof. Eddie Largerson ve ekibi uzun yıllar üzerinde çalıştıkları bu konuyu nihayet sonuçlandırdılar. “Binyılın buluşunu yaptık, sıra iki bilinmeyenli denklemlerde ki Y bilinmeyenine geldi” diye konuşan Prof. Largerson’un Nobel’e aday gösterilmesi bekleniyor.

Doğrulama Devam Ediyor

Karmaşık süreçlerle bulunan X bilinmeyinin değeri, diğer üniversitelerce de doğrulanmaya devam ediyor. Bütün matematik ve akademi dünyası bu konuda gelişmelere odaklanmış durumda. “Artık X bilindiğine göre bu işi yapmanın anlamı yok” diyen bir çok matematikçi istifa etmeye hazırlanıyor.

Yaşam Koçluğu Kriterleri Belirlendi

Geçtiğimiz günlerde toplanan Türkiye Yaşam Koçları Federasyonu, sayıları hızla artam yaşam koçlarına karşı bir takım kriterler belirledi. Belirlenen kriterler çok yakında yürürlüğe girecek ve yaşam koçunuzu bu kriterlere uygun olarak seçmeniz istenecek.

Yaşam koçundan beklenen özelliklerin listesi;

  • Henüz 35 yaşını doldurmamış,
  • Bakımına ve giyimine önem veren,
  • Ailesiyle yaşayan,
  • 6 aydan uzun bir işte barınamamış,
  • Her hangi bir başarısı olmayan,
  • Hiç evlenmemiş,
  • En uzun ilişkisi 3 ayı geçmeyen,
  • Ferrasini Satan Bilge, Secret ve Yüreğinin Götürdüğü Yere Git kitaplarını mutlaka okumuş,
  • Hayata karşı iddialı,
  • Reiki, Kuantum, Alternatif Tıp konularına ilgili,
  • Tercihen ev kızı.

Tepkiler Büyük

Yaşlı, tecrübeli ve erkek yaşam koçlarından tepkiler gelmeye devam ediyor. Sayıları hızla artan yaşam koçlarına ek olarak bir de böyle kriterlerin belirlenmesi bir çok yaşam koçunu umutsuz bırakacağı için alternatif bir dernek kurmayı bile düşünen yaşam koçları kendilerine yol gösterecek birilerini bekliyor.

Gelir Dağılımına Göre Haklarımız Azalıyor

Batı modelleri yerine biraz da doğu modellerini baz alan hükümet, gelir dağılımına göre sosyal kast sistemi oluşturmaya niyetli. Bu sisteme göre kimileri efendi olurken, kimileri de neredeyse köle olacak.

Geçtiğimiz günlerde toplanan Sosyal Kalkınma Bakanlığı üyeleri daha önce eşine rastlanmamış bir yasa teklifinde bulundular. Bu teklife göre, gelir dağılımı esas alınarak sosyal statümüzü belirlemek ve kullandığımız kaynakları tüketme oranlarını kişiye özel hale getirmek için yapıldığını açıklayan, Sosyal Kalkınma Bakanı Necati Özefendi, “İhtiyaçlar sonsuz, kaynaklar kısıtlıdır” ilkesinden hareket ettiklerini de açıkladı.

Bazıları oy bile kullanamayacak

Gelir dağılımında aylık 500 TL nin altında gelirleri olanların daha yüksek gelir dağılımındaki insanlara göre daha az haklardan yararlanması gerektiğini tasarlayan yasaya tepkiler önce Avrupa İnsan Hakları derneğinden geldi. Hindistan’daki kast sistemi bizde uyumsuzluk yaratır diyen yetkililer, Bakan Özefendi’yi kınadılar. Gelir dağılımı az olanlar oy kullanamayacak, sosyal güvenceleri azalacak, en az iki kuşak çocukları yönetim kadrolarına geçemeyecek gibi özellikleri olan yasada insanlar adeta birer köle gibi yaşayacaklar.

İnsanlar Artık Leylekler Gibi Yön Bulabilecek

Amerika, University of California Los Angeles (UCLA)’ da yapılan araştırmalar bütün dünyada büyük yankı yarattı.

Prof. Oscar Overland ve ekibi DNA’mızda bulunan GH453 adını verdikleri geni aktive etmenin bir yolunu buldular. “Leyleklerde bulunan yön bulma ferromanyetit özellikleri insanda da gizli ve bastırılmış durumda bulunmaktadır. Biz bu geni açığa çıkacarak yeni bir ilaç geliştirdik. Fe3O4 içeren bu ilaç sayesinde insanlar yönlerini çok rahat bulabilcekler” diye konuşan Prof. Overland “Yeni dünya insanı asla kaybolmayacak” şeklinde noktaladı.

Navigasyon Üreticileri İlgili

Navigasyon şirketleri konuyla yakından ilgilendi. Eğer cep telefonunuz aracılığı ile bu genin ortaya çıkardığı yön bulma duyularımıza sinyal gönderilebilirse, böylece istediğiniz adresi sanki daha önce yüzlerce defa gitmişsiniz gibi kolay bulabileceksiniz. UCLA ve navigasyon üreten şirketlerin ortaklaşa bir proje yürütmesi bekleniyor.