En Fazla Kaç Kese Altın

Elimizde, her birinin içinde 10’ar adet altın bulnan X adet torba var. Bu X adet torbadan sadece biri diğerlerinden daha ağır. Hem normal torbaların içlerindeki 10 altın birbirleriyle eşit hem de ağır torbanın içindeki 10 altın birbiriyle eşit. İki kefeli bir terazide, 3 tartı yaparak hatali torbayı bulmayı garantiliyorsak X en fazla kaç olabilir?

Terazi şu şekilde işliyor: Eğer sol kefeye 5 gr, sağ kefeye 2 gr koyarsanız tirazi 3’ü gösterir. Eğer sol kefeye 2 gr, sağ kefeye 5 gr koryarsanız terazi -3’ü gösterir.

Not: Altınları torbalardan istediğiniz gibi çıkarabilir, tekrar koyabilirsiniz.

21. Yüzyıl Teorileri nasıl kurulur, nasıl teorisyen olunur?

Hepimiz küçükken veya gençken diyelim dünyayı değiştirmek isteriz. Adımızın tarihe geçmesini isteriz. Büyük buluşlar yapmak isteriz.

Bazen bu istek yaşlandığımızda da devam eder ve saplantılı ürünler ortaya çıkarabilir.

Eğer siz de yeni bir teori yazmak ve dünyayı değiştirmek istiyorsanız şu noktalara dikkat etmelisiniz.

Teoriniz her şeyi kapsamalı

Sakın sadece bir alandan veya bir bilimin alt dallarından uğraşmayın. Yazdığınız teori ekonomiden sosyolojiye, fizikten dünyaya, toplumdan insana her şeyi kapsasın. Hatta dinlerden tutun da evrenin başlangıcına kuantumdan galaksilere kadar uzansın.

Teoriniz karışık olmalı

Yazdığınız teori ilk okunuşta anlaşılmasın. Açık ve net ifadeler yerine dolambaçlı ve karışık ifadeler içersin. Bol bol teknik terim içersin. Uzun şeyler yazıp hiçbir şey anlatmamaya dikkat edin.

Bir kısmı bilimsel olmalı

Teorinizin özellikle teorinizle ilgili olmayan kısımları çeşitli bilimsel yazılardan alıntılarla doldurulmalı. Böylece inandırıcı özelliği artar. Mesela 10 maddelik bir teori yazıyorsanız, 8 maddesi bilimsel yazılardan olmalı arada kalan 2 madde sizin asıl anlatmak istediğiniz şey olmalı. Eğer o 2 madde konusunda sıkışırsanız diğer 8 maddeyi kanıt olarak kullanmalısınız.

Anlamayanları ve karşı gelenleri suçlayın

Teorinizi anlamayanları bilgisizlikle karşı gelenleri ise aptallıkla suçlayın. Zaten herkes sistemin insanı, değişimlere izin vermiyorlar gibi suçlamaları da ilave edin. Böyle durumlarda Galile’yi özellikle örnek olarak kullanın. Kendinizin o konumda olduğunu ima edin. Hatta ima etmeyin direk söyleyin.

İçinde mutlaka etik veya ahlak olmalı

Yoksa insanlığı nasıl değiştirirsiniz? Kendi etik ve ahlak anlayışınızı teorinize bir şekilde entegre edin.

Bütün insanların bütün sorunlarını çözmeli

Teori dediğin daha aşağısını kurtarmaz. Madem adınızı tarihe geçirmek istiyorsunuz, bütün sorunların çözümü olduğunu ve teorinizin gelinecek son nokta olduğunu söyleyin.

Temel kurallarımız genelde bunlar. Varsa eklenecek dikkatimden kaçan kurallar siz de ekleyin.

Bu kurallar ışığında her hangi bir (veya her) şey hakkında bir teori yazabilirsiniz. Sizin neyiniz eksik?

Maskelerimiz !

Patron her zamanki gibi yine kötü bir fıkra anlatıyordu .
Etrafını sarmış tüm çalışanları kahkahayı patlatmak için fıkranın son kelimesine odaklanmışlardı.

Fıkra bittiğinde çalışanlar atabildikleri kadar güçlü bir kahkaha attılar.
tek bir kişi hariç.

Patron ona sordu :
-fıkram çok güzeldi çünkü herkes güldü. Bir tek sen gülmedin. Neden ?
çalışan :
-çünkü ben yarın işten çıkıyorum ve bu fıkranızı da diğerleri gibi iğrenç buluyorum.
Diğerlerine gülmek zorundaydım çünkü siz benim patronumdunuz , ama artık gerek kalmadı !
Fıkranız berbat , diğerleri gibi…

dedi.

İyi Adam !

İyi olmaya çalışan biri ; özde kötü biridir!

iyi olmaya çalışan biri iyi olmak için çaba göstermektedir ve er ya da geç yorulup bu çabadan vazgeçecektir, çünkü bu kişi iyi olmak için kötülükle savaşmaktadır. Sonsuza kadar savaşmak doğamıza aykırı olduğu için
bunu sürdüremez.

Gerçek iyilik, çaba olmadan gelen iyiliktir.

Sonradan eklenen meziyetler yüksek erdemler bile , fazla tutunamadan düşer…
Çünkü bunların temeli zayıftır.

Evladiyelik

Bu deyimi yaşı büyük olanlar daha iyi hatırlayacaktır. Benim çocukluğumda satıcılardan sıkça duyduğum, ailemin de alışveriş yaparken çokca önem verdiği bir ifadedir “evladiyelik”.

Yani kullan kullan, evladın dahi kullansın anlamındadır.

Elbette her şeyde olduğu gibi alışveriş ve ticarette evrim geçirmiş evladiyelik ürünler ve deyimin kendisi rafa kaldırılmıştır. Şimdi moda “tek kullanımlık”, “kullan at” şeklinde ürünlerdir.

Ama asıl dikkat çekmek istediğim nokta “evladiyelik” kültüründe yetişen insanların evlerinin bir süre sonra “çöp ev” olmasıdır. Ne varsa biriktirip atmaya kıyamaz hale geliyorlar. Mala daha çok önem ve değer veriyorlar. Yeni nesil ise malı daha çabuk ve hızlı tüketip daha az değer veriyor.

Ben sanırım yeni nesilin tüketim anlayışına sahibim. Belki insanın geliriyle de yakından ilgilidir bu durum.

Siz hangi noktadasınız bu konuda?