Bir Kadını Öldürmek-Okuyucu gözünden

Bir Kadını Öldürmek’in şimdiye kadar okuduğum kitaplardan oldukça farklı bir yapısı var.Kuramla hayatın sıradan akışındaki hikayelerimizi hemde bir kadınla bir erkek arasında geçen o biteviye yaşanan didişmeleri öyle ustalıkla birbirine geçiriveriyor ki,kitaba bağlanmamak elde olmuyor.
“Eğer bu fikirler hakkında yalnızca bir şeyler duyarsanız ya da yalnızca onlar üzerine okursanız, onlar sadece sözcükler olarak kalırlar. Ama bunları kendiniz için doğrulamaya başladığınızda, her bir fonksiyonu kendi içinizde anladığınızda ve bunların her biri ile bağlantılı olan kendi duygularınızı ve hislerinizi keşfedip farkına vardığınızda, o zaman bu bilgi haline gelir.”P. D. Ouspensky.
Kitabı okurken ben bunu yaşadım.
Bu okumamda farkında olmadan kendi kendime sorduğum bazı sorularıma cevaplar buldum,bir çok konuda taşlar yerine oturdu.Bir de eylem kararı sadeleşmek…
Bir sonraki okumamda kitabın büyüsü kendini bana nasıl açacak şimdiden çok merak ediyorum.

teşekkürler sevgili Atasoy

Ezgi

*

Bir Kadını Öldürmek/ Sibel Atasoy

Sonu hakkında en küçük ipucu vermiyorsa, Yaa acaba sonraki bölüm hangi ziyafeti sunacak beklentisini dibine kadar hissettiriyorsa, bu kitabı benim daha çok defa okumam gerekir bilemiyorum dedirtebiliyorsa VE DAHA NELER NELER ..,. O zaman bunun adı KOCA KİTAP oluyor Teşekkür yetebilen bir kelime değil …

Bazı altı çizilesi cümleleri paylaşmak istiyorum:

Her bünyenin acıkma süresi farklıdır.

Asla, sonsuza kadar, daima, hiç … gibi kelimeler … Hayat,bu tür çok iddialı kelimeleri insana yalatmak içinmiş, diyorlar.

Acıma, aşkın yapay olarak ki canlandırılma çabasıdır.

“OK” ön Türk dilinde yüce insan, yönetici anlamına geliyor. Zaten cinsiyet simgesinde de “ok” erkeği temsil ediyor.

Orgazm olunca hem bir şey buluyor hem de kaybediyoruz. BİR’liği buluyor ayrılığı kaybediyoruz. Ve bu, demek ki bizi rahatlatıyor.

Karısı ölen adam haftasına ölür ya da 40 gün sonra yeniden evlenir; bitmemiştir çilesi besbelli 😊

İnsan, bir şey bakarken yeterince uzaklıkta durmalıdır. Çok yaklaştığında bir seviyeden sonra alt oyunların detaylarına kapılır, seviye kaybeder. Çok uzaklaştığında da aynı sonuç .. Bakış mesafesi oyunun en önemli unsurudur.

Olduğunu sandığımız her şey ancak algımıza çarptıktan sonra bilgiye dönüşüyor. Her an yalnızca bir anı bizim için. Hep bir önceki andayız biz. Ve hep algımızın bulunduğu yerdeyiz. Algımıza çarpıp önceki bilgilerle test edilen ve uygun bulunanlar bizim var dediklerimiz oluyorlar. Düşünceler ise dünya oyununun geçmiş ve geleceğini inşa eden yapı taşlarıdır.

‘Bir Kadını Öldürmek’in önsözünde açık olarak verilen ifade, “bu kitap çok fonksiyonludur ve çok boyutludur ve mutlaka kullanma kılavuzuyla okunmalıdır” Yani yazar, bu sıradan bir stille yazılmış kitap değildir, diye belirtilmiş. Kitabın 1/3’lük kısmını okudum henüz, ama kitap şu anda bulunulabilirken, bu kitabı mutlaka okumanızı tavsiye ediyorum; haz, lezzet, merak bu kitapta toplanmış 😊

Yavaşla!
Daha da yavaşla!
Ölmeyecek kadar yavaşla!
Enerji biriktir!
Tekrarlara azami dikkat göster!
Maddi Ma’nevi bütün ağırlıklardan kurtul!
Sezgilerine kulak ver!
Tüm konularda sadeleştirme yap!
Niyetini sık sık kontrol et!

Şunu samimi olarak düşünüyorum: Bu eser hakettiği noktada değil, birşeyler daha yapmalı ve daha çok zihne ulaşmalı, hem de genç zihinlere

Fahri Yavuzer

*

2005 yılında ilk baskısını aldım, okudum. Aradan geçmiş yaklaşık 10 yılda en az 15 kere daha okumuşumdur. Tam artık neredeyse ezberledim diyecek gibi oluyorum, bir yerlerde sıkışıp kalmış minicik bir anlam gözüme gözüme giriveriyor ve haydaaa buyur burdan yakalım bakalım oluyorum. Bu kitap özel’dir. Bu kitap çok özeldir. Kimisine öf nedir ki bu yani şimdi, hiçbir şey anlamadım dedirdir. Kimisini de açıla açıla bitmeyen katmanlarına her seferinde biraz daha büyümüş bir merakla dalma isteği uyandırır.

Esin Esin

*

Sırıtkan Kırmızı Ay harikaydı. Son 170 sayfayı neredeyse yutarak okumuşum 😀 Keşke senaryolaştırılsa ve film olsa. Böyle bir ekip bir gün olursa, ekipte ben de olmak isterim, istiyorum. Günaydın, güzel geçsin gün.

Gülbahar Biler

Venüs Bağlantısı ve Küçük Lizen

Kitabınız az önce bitirdim! itiraf edeyim, polisiye romanları okumayalı çok uzun zaman oluyor ve pek de sevmem ancak lizen karakteri ve kurgu, kitabı elimden bırakamama neden oldu!
önce bir MS2150 tadı aldım romanınızdan
kurgunuz en az buket uzuner ve jostein gaarder kadar başarılıymış, öyle sürükleyici ve heyecanlı!
şimdiye dek sizi nasıl keşfetmediğime şaşırdım.
nez ve yovil’in en sondaki konuşmasında (nez’in neden sınıfı geçtiğinin bilgisi) gözümden iki damla yaş geldi- mutluluktan.
o kız benim demiştim ama maalesef benim epifiz lizen kadar açık değil bu arada …
aslında polisiye bir roman olması beni şaşırttı çünkü sizi buradaki paylaşımlarınızdan tanıdığım kadarıyla daha çok bilgiye dayalı bir lkitap olduğunu düşünmüştüm.
okuduğum kitapların arasına böylesi etkileyici ve sürükleyici bir roman almak bana iyi geldi
ne tarzda olursa olsun siz hep yazın, biz hep zevkle okuyalım.
ha bu arada editör gözüyle baktığımda romanın başında Dağ Çiçeği olan otel adı sonunda Kır çiçeği olmuştu, gözden kaçmış sanırım, oradan bir şey çıkacak mı acaba diye beklemedim değil.
şimdi benim için sırada dna’nın 12 tabakası var
bakalım onu da venüs bağlantısını okuduğum kadar akıcı okuyabilecek miyim?
Gülin Erdoğan

Sırıtkan Kırmızı Ay

Sırıtkan Kırmızı Ay
Türkçede etkileyici ne demek? Ne anlama geliyor? Bu kelime yada benzeri başka kelimeler hiçbiri şu an içinde olduğum hisleri ifade etmeye yeterli değil … Son derece etkileyici bir hikaye… Son dakikasına kadar sır vermeyen film çekiciliği gibi bir akış … İçi dolu dışı dolu sır’ları dolu mesajları dolu … Önce yüreginize sonra kaleminize sağlık sevgili Sibel Atasoy Müzikal oluşların ve müzikal davetlerin lezzeti sanırım sadece 11 dakikada/11 saatte/11 gün/11 hafta/11ay ya da 11 yılda bir görülebilir … belki 11 yüzyıllık olanları da vardır 😊… Dağdaki şaman’a de eyvallah ama şehirdeki Şamanlar’ın da Hakkı’nı vermeli … Keyifli okuyuş gezintileri dileklerimle
Not: Bu kitabı bulmak güç, bir türlü baskıya girmiyor nedense, ancak ikinci ellerden edinme şansı var
Fahri Yavuzer

Çok Hoş ve hoşluklar yaratması daha da hoş, teşekkürler. Her kitap her okuyanın her okuduğu seferde kendini biraz daha açar, farklı yönlerini gösterir, utangaçtır özellikle benim kitaplar.

İki kez basıldı onaltı yılda ve nerdeyse hep bulunamadı. Sebepleri çoklu muhtemelen 🙂

Yeni’ye yer açalım

Büyük Merkezi Güneş  kitap serimizin ilk kitabı bitti, yakında onun için de bir yer açmak gerekecek gerçi henüz onun kapağına dair bir belirme olmadı. İsmi belli oldu geçen hafta ama yayımeviyle anlaşmadan prezante etmek istemiyorum.
Bu arada yayımevi ve ingilizceye tercüme için değerli bir çevirmen arayışım halen devam ediyor, yardımcı olmak isteyenler olursa diye söylemiş olayım. Aloha

*

Selcan Yıldırıcı’dan: Sıradışı değil çok içten bilindik hissi var kitaplarinizin, aynı zamanda bir o kadar da şaşırtan beklenmedik detaylar. Sonra fark ediyorsunuz ki aslında o şaşırtan detaylar da hep bilindik şeyler aslında. Hayatın içinden ve sizden gelen detaylar. Sevdim sizi okumayı Sibel Atasoy . Her karakterde sizi takip etmek hoş. Yan rollerde, baş rollerde. Tüm karakterlere yansımaniz düşmüş. Kitabin her satirinda mevcutsunuz cok hoş bir duyguydu bu. Emeklerinize sağlık. Haydi yenisini bekliyelim bakalım. Beklerken Sır Mısır ‘ı bitirelim. Notlarımızı alalım. Sevgilerimle

 

Bir Kadını Öldürmek

Merhaba :)) BKÖ önceki gün bitti. Vizyonu, kurguyu, anlatımı, yazmayı sanki birçok kişi yazmış gibi. Genelde okuduğum kitaplarda yazarın izini bulurum diye düşünürüm. Sizin izinizi bulmak zor :))) okumak, bitirmek bugüneymiş. Sıra SKA da. Önce bulmam lazım. Aloha 😊 Gülbahar Biler

Bu güzel bir sürpriz oldu bana Gülbaharcığım, her okuyanla bir kez daha yazıyor kendini kitap, belki o sebeple benim izim bulunmuyor artık 🙂 Olabilir mi?

Gülbahar Biler Aa evett kitabın başlarında “Belki bu satırları siz on sene sonra ve dünyanın başka bir yerinde okuyacaksınız ve size sadece kelimelerle ulaştığımı sanacaksınız. Oysa bu doğru değil.” :)) kitap basılalı tam da 10 yıl olmuş.
“Her şey aynı anda aynı yerde oluyor. Ben aslında sizin aklınızdan geçeni yazıyorum” ne hoş bir ilgi talebi. Çok güzel

Sibel Atasoy 11 yıl oldu yazılalı, evet 🙂 O zamanlar anlaşılması biraz güçtü ama şimdi daha kolaylaştı sanırım, sana nasıl geldi?

Gülbahar Biler Tabi ki soyut olan yerlerde tıpkı rüyalarda hissettiğim gibi algıladığım, anladığım ve dile tam da getiremediğim yerler oldu. Tohumun ne vereceğini göreceğiz elbet 😀😀

 

Sibel Atasoy Çok güzel söyledin, teşekkür ederim. Umarım kısa sürede SKA’yı da okursun, onun akışı çok daha basit ve heyecanlıdır.