İnsan beyni, maddenin evriminin ulaştığı en üst noktadır. Fiziksel olarak yaklaşık 1,5 kilogramdır ve birçok insan organından daha ağırdır. Yüzeyi bir ceviz gibi kıvrımlıdır ve soğuk yulaf lapasını andıran bir rengi ve kıvamı vardır. Ne var ki biyolojik olarak son derecede karmaşıktır. Muazzam sayıda, muhtemelen toplam 100 milyar kadar hücre (nöronlar) içermektedir. Fakat her bir nöronun, kendisine destek hizmeti gören glia denen daha küçük hücrelerden oluşan bir topluluk içine gömülü olduğunu keşfettiğimizde bu sayı bile cüce kalır. Beynin büyük bölümünü, iki eşit parçaya bölünmüş olan serebrum oluşturur. Serebrumun yüzeyi korteks olarak adlandırılır. Korteksin büyüklüğü insanı bütün diğer organizmalardan ayırır. Serebrum kabaca belirli vücut fonksiyonlarına karşılık gelen ve algısal bilgiyi işleyen bölgelere ya da loplara ayrılır. Serebrumun arkasında, vücuttaki tüm küçük kas hareketlerini kontrol eden beyincik uzanır. Bu kısımların altında omuriliğin devamı olan kalın bir sap ya da beyin sapı bulunur. Burası, her şeyi beyinle iletişime sokmak üzere, beyinden çıkarak omurilikten geçen ve vücudun tüm sinir sistemine uzanan sinir liflerini taşır.
Devamını oku “Beyin Nedir?”
Maya Altdünyaları ve Kendimiz
Lineer zaman deneyiminin sonu
Sol-beyin yarıküresinin hakimiyeti sona erdiğinde, lineer zaman deneyimi de sona erecektir. Der Calleman.
İşte bu sebeple Maya takvimi sona ermişti 2012 yılında; dünya yok olacağı için değil, lineer zaman yok olacağı için! Çok boyutluluk içinde zamanı nasıl ölçebilirsiniz? Ya da YERinizi nasıl tanımlarsınız?
Bir geçiş sürecindeyiz evet ancak bu durumu iyi yorumlamak lazım. Eğer Mayaların dediği gibi “ben bir başka sen’im” ise, bu elenme işlemi her insanın içinde olacak demektir. Kişilerle uğraşmayı tam ve kesin bir kararla terk edip edimlere yönelmeliyiz ve onlar hepimizin içinde. Zaten “Ayrılığın bir fayda uğruna kurgulanan bir yanılsama olduğu” Lemuryan kaynaklı Huna bilgisinde ana prensip olarak belirtilmiştir.
Lineer zaman deneyimi sona erdiyse (yıl 2016 şu an) eğer, neden hala bir geçiş sürecinden bahsetmekteyiz? Daha önce de bir kaç kez yazdığım üzere, 5.boyuta geçen gezegenimiz artık sadece 4 ve üzeri boyut titreşiminde varlıkları barındıracak. Bu da 3 boyut+1 zaman olan 3B realitesinin 4. boyut insanı tarafından mas edilmiş olmasını gerektiriyor. Yani 4. boyut insanı zamanı yutmuş olmalı! Bu sebeple “Geçiş süreci” dışımızdaki zamanla ilgili değil, zamanı yutmuş dördüncü boyut varlığının içsel uyumlanma sürecidir diye düşünüyor/hissediyorum.
Biz en nihayet tüm altdünyalarda 13 Ahau enerjisine eriştiğimizde, ilahi ışık içimizden hiç engellenmeden geçecektir der Callemann ve bu zaman artık geldi.
Sevgiyle dürtüklemek
Urban shaman eğitimi almış olanlar bu konuyu anımsayacaklardır. Her karar ve her seçim sınır belirleme harekatıdır ve varlık alemlerinde bulunabilmek bu eylemi gerektirir. Devamını oku “Sevgiyle dürtüklemek”
Yükselin, hepiniz yükselin,
Maya kehaneti söyle der:
“Yükselin, hepiniz yükselin, hiç kimse arkada kalmayacak şekilde yükselin, hep beraber bir kez daha geldiğimiz yeri, özümüzü göreceğiz.”
Maya Takvimi ve Bilincin Dönüşümü kitabının yazarı Carl Johan Calleman 2009 yılında yaptığı konuşmasında şöyle diyor: “Ben yaklaşan Evrensel Altdünyanın yeni bir birlik bilinci getireceğini ve sırf varoluşun mutluluğunun ve var olan her şeyi olduğu gibi kabul ederek sevgi ve şefkat duyma halinin geleceğine ikna oldum. Yani belki her şey eski ekonomi açısından “daha iyi” olmayacak, ancak hayat daha eğlenceli olacak çünkü daha yeni bir bilinç seviyesi sayesinde dünyanın farklı bir şekilde algılanması mümkün olacaktır. Bu yüzden önümüzde ki yıllarda gerçekleşecek, görünüşte çelişkili görünen gelişmelerin kafa karışıklığı bizleri bekliyor. Buna hazırlığın kritik bir parçası ise (her ne kadar gelişmelerin yerine oturması son tarihten sonra bir süre daha devam edecek olsa da) en azından insanlara evrimin ritmini isabetli bir şekilde gösterecek olan ve 28 Ekim 2011’de biten, kanıta dayalı Maya takvimi bilgisidir.
Bu yüzden önümüzde ki dönem için ortaya çıkan vizyon ne “dünyanın sona ereceği” ne de “hepimizin mutlu şekilde uçacağıdır”. Bunun yerine biz geleceği anlamak için elimizde ki en iyi delillere dayanan oldukça karmaşık bir senaryo görüyoruz.”
Dünya ağacının ürettiği 13 üst Dünya ve 9 Alt Dünyayı insanın bilinç yolculuğunu anlamak için referans olarak almak ve bu ilginç uzun dönemli etkileri izlemek heyecan verici olduğu kadar bazı aymalar da getirebiliyor. Özellikle son üç alt dünya konusunda –kendimi hazır hissettiğimde- bazı özetlemeler sunmak istiyorum. sa