Keçi boynuzunun tozu olduğunu iki gün önce aktarda öğrendim. Tabi sözcük beni küçüklük anılarına götürüp getirdi bir an. Keçi boynuzu toplanışına şahit olmuştum bir kere, ağacın altına çok geniş alana kilimler örtüler serip sonra ağacın dallarını sopayla uzun süre dövüyorlardı, ta ki tüm meyveler dökülene kadar. Zorlu bir süreç gibi görünmüştü gözüme belki sadece küçüktüm. Tadını severdim, keçi boynuzu kemirmek eğlenceli gelirdi. Çocuklukta köylerde yaşamışlığım olduğu için kendimi şanslı hissederim, öğretmenlerin bir yere nakil istediklerinde önce o yerin köylerinden geçmeleri cefalıdır ama çocukları için biraz da sefalıdır 🙂 Keçiboynuzu tozuna dönecek olursak, gerçekten de kakaoyu çok andırıyor görüntüsüyle, az önce evde yaptığım tazecik yoğurtla karıştırarak denedim, baskın bir lezzeti yok, yani kibar bir varlık 🙂
*
Retorik için, kısaca güzel söz söyleme sanatı veya dili, ikna etmek için kullanma sanatı diyebiliriz.Retorik, bir konu üstünde bireylerin farklılığı tartışmalarıdır. Retorik aracılığıyla, benzerlik, farklılık, kendimizin veya başkasının benzerliği, bunları donduran toplum, bunları yasallaştıran ve kimi zaman sarsan siyaset, bunların içlerinde dalgalandığı psikoloji ve ahlak tartışılır.