Bedevi Öyküsü


“Mal cimrilerde, Silah korkaklarda,Yönetim de akılsızlarda olursa iş bozulur.”

Devesiyle birlikte çölde yürümekte olan bir bedevi, güçlükle yürüyen, susuzluktan dudakları kurumuş bir adama rastlamış.

Adam bedeviyi görünce su istemiş. Devesinden inmiş ona su vermiş.

Suyu içen adam birden bedeviyi iterek, deveye atladığı gibi kaçmaya başlamış.

Bedevi arkasından bağırmış:
“Tamam, deveyi al git ama senden bir ricam var.
Sakın bu olayı kimseye anlatma!”

Bu isteği tuhaf bulan hırsız biraz duraklayıp, nedenini sormuş:

Eğer anlatırsan, demiş bedevi,
Bu her yere yayılır ve insanlar bir daha
çölde muhtaç birini görünce yardım etmezler.”

Ufkumuzda, şafak türküleri tütüyor olacaktı.
Kardelenlerimiz çoktan yeşermiş olacaktı?..
Bedevi gibi derdimiz; deve değil de, kötülüğün yayılmaması olsaydı,
Millet olarak şimdiye dek çok şeyi halletmiş olacaktık
Menfaatimize göre değil, vicdanımıza göre yaşayacağımız bir hayat dileğiyle.

Nedensellik – Belirlenimcilik , Rastlantı ve Özgür İrade

Sık sık inananların ruhun varlığı kabul edilmeden özgür iradenin varlığı olanaksızdır savıyla karşılaşmaktayız. Bu savı temellendirmek için de, maddi dünyada her olayın bir nedeni vardır, rastlantısal hiçbir olay yoktur, olaylar zincirleme olarak birbirini belirlerler, dolayısıyla, duygu ve düşüncelerimiz beynimizdeki elektriksel ve kimyasal olayların sonucundan ibaretse, özgür irade olanaksızdır argümanı kullanılmaktadır.

Önce, tarih boyunca sonu gelmez tartışmalar yaratan şu rastlantı sorunsalını irdeleyelim. Rastlantı nedir? Elimdeki İngilizce sözlüğün coincidence maddesi, rastlantıyı, şans (chance) sözcüğüne gönderme yaparak açıklıyor: olayların şans eseri ortaya çıkması… Chance sözcüğüne baktığımızda ise, olayların görülebilecek ya da anlaşılabilecek herhangi bir neden olmaksızın ortaya çıkması olarak tanımlandığını görüyoruz… Metin yazarı da, birazdan savunacağım, rastlantı olarak değerlendirilen her olayların gerçekte nedenlerinin olduğu inancını paylaştığından olsa gerek, altını çizdiğim sözcükleri tanımda kullanmış.

Bu noktada, rastlantı sözcüğüne ait temel iki anlamsal ayrımdan söz etmek istiyorum. Bizim rastlantı diye adlandırdığımız olay, görülebilecek ya da anlaşılabilecek olmayan bir nedenden ötürü ortaya çıkmış olabilir. Bizim mevcut algı ve bilgi yeteneğimizi aşan -belki de bizim hiçbir zaman bilemeyeceğimiz- bir nedenden dolayı ortaya çıkan bu olayı rastlantı olarak nitelediğimizde epistemik (bizim bilişimize özgü) rastlantıdan söz ediyoruz. Oysa, olayın gerçekte hiçbir neden olmaksızın ortaya çıkması durumunda, bu ontik (varlığa özgü) bir rastlantı olacaktır. Aşağıda, evrende ontik rastlantının olmadığını, olsa bile bunun özgür irade konusuyla bir bağlantısı olmadığını savunacağım.

Devamını oku “Nedensellik – Belirlenimcilik , Rastlantı ve Özgür İrade” →

Citicorp Kulesi

CITIBANK’IN EĞİK KULESİNE DİKKAT EDİN

Son yirmi yıl içerisinde New York’ta bulunduysanız, Citicorp Kulesi’ni muhakkak biliyorsunuzdur. Bu binanın gözünüzden kaçmış olması mümkün değil. Üçgen çatılı tek gökdelen olduğundan, sanki Bay Pisagor’un (dik üçgen teorisiyle ünlü olduğu için) şahsına ithafen inşa edilmiş.

Ancak bu devasa yapının az daha Manhattan Island halkının üzerine yıkılacağını pek az kişi biliyor gibi. Eğer New Jersey’de bir üniversite öğrencisinin dikkatini çekmemiş olsaydı, on binlerce insan tek bir felaketle yaşamlarını kaybedebilirlerdi.

Öncelikle bu süper binanın geçmişi hakkında biraz bilgi verelim.

Sanırım Otis’in emniyet asansörünü keşfedişine kadar gitmemiz mümkün. Fakat o hikayeyi bir başka sefere saklamak daha doğru olacak. Biz şimdilik 1977 yılına dönelim. Güçlü New York şehri iflasın eşiğine gelmişti ve suç oranı da giderek yükseliyordu. Kimse bu şehirde gelecek görmüyordu. Bazıları hala görmüyor.
Devamını oku “Citicorp Kulesi” →

Tuğla Teorisi

tuglalar

Bir camı açık bir odaya 100 kadar tuğlayı belli bir şekilde dizili bırakın. Daha sonra odaya 2 veya 3 aday gonderin ve kapıyı kapatın. Onları kendi hallerinde bırakın ve 6 saat sonra odaya giderek durumu analiz edin.

Eğer tuğlalari sayıyorlarsa Muhasebe bölümüne yerleştirin. Eğer tuğlaları tekrardan sayıyorlarsa Denetçiler bölümüne yerleştirin.

Eğer odanın her yanına tuğla saçmışlarsa Mühendisliğe yerleştirin

Eğer tuğlaları garip bir düzende sıralamışlarsa Planlama bölümüne yerleştirin.

Eğer tuğlaları birbirlerine atıyorlarsa Operasyonlar bölümüne yerleştirin.

Eğer uyuyorlarsa Güvenlik bölümüne yerleştirin.

Eğer tuğlaları parçalara ayırmışlarsa Bilgi teknolojileri bölümüne yerleştirin.

Eğer boş boş oturuyorlarsa İnsan kaynakları bölümüne yerleştirin.

Eğer bir çok farklı kombinasyon denediklerini söylüyorlar ama bir tuğlayi bile yerinden kıpırdatmamişlarsa Satış bölümüne yerleştirin.

Eğer odada değillerse Pazarlama bölümüne yerleştirin.

Eğer camdan boş boş dışarı bakıyorlarsa Stratejik planlama bölümüne yerleştirin.

Ve son olarak;

Eğer biribirlerine bişeyler anlatıyorlarsa ve tek tuğla bile yerinden oynamamışsa,

Onlari tebrik edin

Ve Üst yönetime yerleştirin.