Rüyayı zıplama aracı olarak kullanın

Rüya kampı ya da önceki eğitimlere katılmış arkadaşlara sesleniyorum, rüya görüşmeciliği sürdürülebilir bir aktivite halini aldığı takdirde sizi hiç bilmediğiniz kendinizle karşılaştırabilecek en tehlikesiz ve en ucuz yöntemdir. Lütfen birbirimizle iletişim halinde kalalım, birbirimizin rüyalarını analiz etmek yoluyla aydınlatalım ve ayalım.

Uyanık olmadığımızda bilincimizin sınırlı yapısının içine, o minicik hapishaneye geri dönmek işten bile değil. Lütfen bu birleşik mesajımızı sayfalarınızda paylaşın, yakınlarınıza sözlü olarak iletin. Yaşam huzurumuz ve keyfimiz bireyliğimizi kaybetmeden kurduğumuz ilişkilerin kalitesinde saklıdır. Toplam yaşam kalitemizi arttırmak elimizde; birbirimizi uykuya geri dönmeye karşı uyarmakta.

Bu dünyadan kaçmak istiyorsanız, dünyadan hiç bir beklentiniz yoksa ve onu pek de sevmiyorsanız o zaman rüyalarınıza ilgi göstermemekte haklısınız.
Zaten biz de kendini ve dünyayı sevenlere destek olmak için buradayız. Onbinlerce yılın birikmiş bilgisini/ışığını paylaşmak istiyoruz. Dışarıya çıkmayı öğretiyoruz ki içeriyi anlayalım.
Siz de sevinci yol edinenlerdenseniz aramıza katılın, rüyalarınızı dolayısıyla kendinizi onurlandırmayı öğretelim.

Daha detaylı bilgi için Sayfamızı ziyaret edin:

http://www.facebook.com/RuyaKampiDunyaYili2012?ref=hl

General Strike in Europe! – Avrupa’da Genel Grev!

General Strike in Europe! Rise up people!!

Tens of thousands protest measures aimed at reducing government deficits. Greece, Italy, Portugal, Spain and other European countries are on pins and needles!

“The call to strike was heeded by many in Italy and Spain; but union workers in Britain, Germany and Denmark held rallies instead of walking off the job.” USA Today

Avrupa’da yoğun bir gösteri ve GREV protestosu silsilesi var. Türk basınından gördüğüm kadarıyla bu gösterilere pek yer verilmiyor. İki gün önce İtalyan halkı yollardaydı. Yunanistan, İtalya, İngiltere, İspanya derken umarım sıra bize de gelir diyorum.

Bir de konuyla ilgili birkaç şey dikkatimi çekti. Orta Doğu’da karışıklık olunca bizim halk ayaklanır yazar çizer. Günlerce, hatta aylarca Türkiye’nin tartışma gündeminden düşmez. Avrupa günlerdir genel grevde. Halk sokaklarda.. “Kahrolsun Kapitalizm” diyerek pankartlar açıyorlar. Yağmura, soğuk hava şartlarına rağmen kimse sokakları terk etmiyor. Buna rağmen Türkiye’de hemen hemen hiç kimse konuya yeteri kadar önem göstermiyor. Bunun nedeninin ne olduğunu çözebilmiş değilim. Ya kendimizi yeteri kadar Avrupalı hissetmediğimizden oradaki insanları umursamıyoruz ya da cidden Türkiye dışında olan olaylardan bihaberiz. Veyahut benim gözümden kaçan başka bir şey var. Bunun nedenini bilen/tahimin eden varsa benimle de paylaşırsa sevinirim.

Bu arada Yunanistan’daki protestodan derlediğim bazı fotolara şu linkten ulaşabilirsiniz: https://www.facebook.com/media/set/?set=a.484743891570318.117540.183362591708451&type=3

“Avrupa Sendikalar Konfederasyonu, hükümetlerin kemer sıkma politikalarına karşı ilk kez tüm AB ülkelerinde seferberlik günü ilan etti. Yarın yapılacak gösteriler bazı ülkelerde genel greve denk geliyor.

Portekiz’deki en büyük işçi sendikası, 14 Kasım’da genel greve gideceğini haftalar önce duyurmuştu.

Temmuz ayında 65 milyar euro’luk tasarruf paketi açıklayan İspanya’da ise eylemler bu akşamdan başlıyor. Sendikaların çağrısıyla başkent Madrid’de işçiler akşam saatlerinde sokaklara dökülecek. Belçika’nın başkenti Brüksel’de 4 gün önce iş bırakan toplu taşıma çalışanları grevlerini 2 gün daha uzatacak. “ CNN

Açlık grevini destekleyenler

Açlık grevlerini destekleyenler iki gruba ayrılır.

Birinci grup, bırakın gebersinler der. Onlar zaten ne istenen şeye ne de haklılığa bakar. Tek baktıkları kimin açlık grevi yaptığıdır.

İkinci grup ise açlık grevini bir amaç sananlardır. Bunlar da bakın daha çok açlık grevi yaparız, daha çok şey alırız, bunlar daha başlangıç daha neler isteyeceğiz diyenlerdir. Sanırlarki daha çok açlık grevi yapmak daha faydalı. Var böyle açlık grevini destekleyen embesiller gerçekten, şaka değil.

Açlık grevi desteklenmez, talepler, haklar desteklenir.

Macro Ekonomy & Austerity

Dünyanın makro ekonomileri, yokluk karşısında ,tepkiler karşısında sıkca sallanmakta. Globalizmin bir açmazı mı karşılaşılan.
Uluslararası ucuz işgücü mü bu taşları yerinden oynatan.Büyük bir ümitsizlik artışı olmalı aynı zamanda.

Bütün rüyaların sonu mu?İnsanlığın ümidi bitti sanki. Toplumlar realiteyi yitirdiklerinde önce inançlarına doğru geri çekilirler. Bu açıdan ilk geri çekilenlerden olduğumuz için, ülke olarak toplumsal tepki dozu düşük.

Zorluklar karşısında toplum ve insanlar iyice geri çekilirler. Mesela aç kalan insan kendi kökenine ,etine, akrabalarına, etnik kimliğine doğru geri çekilir.Bu da son geri çekilme sahnesidir.

Kendini bilmek biraz çaba ister

Hem kişisel mevcut durumunuzu hem de toplumsal bohçanızı görebilmek için dışarı çıkmanız gerekir. Dünyanın her yerinden filmler, diziler izleyip, kitaplar okuyunuz. Yabancı ülkelerin haber bültenlerini dinleyin, disiplinle bir süre buna devam edin. Eğer imkanınız varsa Dünyanın değişik ülkelerine seyahat edin ancak turistik gezi olmasınlar, yerel insanlarla kalabileceğiniz bir süre onları gözlemleyebileceğiniz şekilde olsun gezileriniz.
Fast food yalnızca yiyeceklerle ilgili bir kavram değil. Size neler fast food olarak sunulmuş, sunuluyor biraz üzerinde düşünmeye değmez mi?
Dünyanın değişik bölgelerinde yapılan yerel müzikleri dinleyin, sözlerini anlamasanız da dinleyin daha iyi, o ezgiler bırakın frekansınızla uyumlansın.
Başkalarının rüyalarını dinleyin. Kendi rüyalarınızı hatırlayın, analiz ettirebilmek için imkanlarınızı seferber ettirin. Çünkü onlar da sizin (bilincinizin) dışınızdan geliyorlar, onlara karşı misafirper olun, tanımaya çalışın. Onları tanımak kendinizi tanımayı getirecektir.
Zamanında konuştuğumuz dilin çeşitlendirilmesi, ulusların birbirini anlamaz hale getirilmesinin sebebi, kendimizi görebilmek için dışarı çıkma zorunluluğu idi. Her türlü dışarı bu sebeple yapay olarak oluşturuldu. Onlarla ayrılasınız diye değil, onlara varıp kendi bölgenize dışardan bakabilesiniz diye. Kendini bilmek biraz çaba ister.

*

Kendinizle iletişime geçebilmeyi öğrenmelisiniz. Merak ettiğiniz bir soruyu, çatışmalarınızı, kararsız kaldığınız konuları, açık ve net biçimde yüksek sesle (bağırarak) havaya doğru sorun. Dinlemeyi öğrenin, şaşıracaksınız.