Garden Tiki Nedir

Garden Tiki Nedir: Hawaii bilgeliği Huna geleneğinden bir terim olup, hayal ederek yarattığımız, çeşitli amaçlar için rüya bedenleri ile gidebildiğimiz kahiki (orta dünya) içinde bir yerdir. Orada merak ettiğiniz her şeyi sorabilir, normal hayatta bir araya gelemeyeceğiniz kişi ve olaylarla birebir görüşüp, karşılaşabilirsiniz. Bahçe, içsel dünyamızın tutarlı bir kısmıdır çünkü PO’nun yakın bölgelerinde bulunduğu için daha tanıdıktır.

Yapılandırılmış rüya- Bu içsel yapının Hawaii ismi TİKİ dir.

PO’ya daha derin girdikçe odaklanmanız da güçleşir. Sık sık istediğiniz amaçtan uzak düşersiniz ya da bilinçli farkındalığınızı yitirebilirsiniz. Bu zorluğu aşmanın bir yolu en eski şamanların bulduğu Yapılandırılmış Rüya çözümüdür. Yapı her zaman özgür irade içerir. Bir şeyi yapmadan önce birden çok rehberlik almış olabilirsiniz ama onu yaptığınızda ortaya farklı bir şey çıkar. Çünkü özgünlüğünüz bunu gerektirir. 
Kendini serbest bırakarak, neyi nasıl yaptığını formülize ederek değil de zevk aldığınız şeyleri toplayacaksınız, sisteme sürekli veri girişi yapacaksınız, bunların ne işe yarayacağını o kadar da dert etmeden planlamadan, veri almak adına zevkli vakit geçireceksiniz. Veriler sizin içinizde size özgün bir bağlanış gerçekleştirirler, aklınızla buna müdahale etmeniz gerekmiyor ve birden bire ortaya sizi şaşırtan şeyler çıkıverir (‘bunu nasıl yaptım nerden biliyorum da nasıl söyledim’ dersiniz). Aslında öyle bir veri girişi yoktur ama yüzlerce başka veri girişi vardır ve sizin iç rüyanız, onun içinde yeni bir bağlanış gerçekleşmiştir.
Bunun gerisinde derin bir fikir bulunmaktadır. 

Garden Tiki, Kahiki’nin (orta dünya) içindedir ve hatırlayabildiğimiz rüyaların ötesindedir. Bu özel yer , hayal ederek- hafızamızın ya da arzularımızın dışında- yarattığımız ve sadece rüya bedenlerimizle (enerji bedeni) ve çeşitli amaçlarla gidebildiğimiz bir yerdir. Dinlenmek için, şifalanmak için, kavramak için, macera için vs amaçlarla garden tikiye gidebilriiz. Bu bahçenin sizin gözetiminizde çalışan uşaklar,elfler, periler yardımcı bir ekibi bulunur. Onları bahçenin efendisi (yani siz) öneriler ve araçlarla ve çeşitli kaynaklarla beslemektedir.
Her kişiye özel bir garden tiki var. Bu bahçenin de ağaçları florası ve hayalinize uyan bilinçli ya da bilinçsiz bir görünümü olacaktır. Bahçeyi değiştirseniz o da sizi değiştirir. Bu tüm hayat deneyiminizin değişmesidir.
Garden Tikide merak ettiğiniz her şeyi sorabilir normal hayatınızda bir araya gelemeyeceğiniz kişi ve olaylar birebir görüşebilirisiniz (onları çağırın, arzu ettiğiniz şekilde misafir edip ağırlayın). Bahçe, içsel dünyanızın tutarlı bir kısmıdır. PO’nun uzak bölgelerinden daha tanıdık gelebilecek bir kısmıdır.
Rüya Görme sırasında ikinci dikkate girip hiç tanımadığın yerlere savruluyorsun, bi çok şeyi tanımlayamıyorsun, çok hızlı geçiyor, tutamıyorsun ya da çok nadir objeleri tutabiliyorsun çünkü bu PO’nun daha derin kısımlarına sürükleniyorsun anlamına geliyor. Ama Garden Tiki, PO’nun Kahiki bölgesinde kurulduğu için daha tanıdıktır.
Size bir an evvel bir rüya bedeni (enerji bedeni )yaratmaya başlamanızı (yani farkındalık kazandırmanızı) öneriyorum diyor Serge hoca. Bu beden, fiziksel bedeni bıraktığınızda kullandığınız aslında bir rüyaya dalar dalmaz otomatik olarak ortaya çıkan bir başka bedeninizdir. Onu şimdi arzunuza göre bir şekle dönüştürebilir isterseniz yeniden değiştirebilirsiniz. Ona bu şekilde bilinçli odaklandığınızda güçlenecek ve esneklik kazanacaktır. Bahçenizde istediğiniz her şeyi değiştirebilir, istediğiniz detayı ekleyebilirisiniz. Fiziksel bedeninizden çıkıp rüya bedeninize geçip düşlediğinizde önce bir mağaraya oradan da bahçenize geçtiğinizi hayal edin. Bahçenizdeki birkaç objeye odaklanın. Bazı seslere, kokulara dikkat edin. Onları döndüğünüzde hatırlamaya ve her gittiğinizde yeniden bulmaya niyetlenin. Sınırsız bir alandasınız rahat olun. Oraya her gittiğinizde, bıraktığın şekilde bulduğunda onu büyümek ve değiştirmek için serbest bırakmış olursunuz. Bu bahçe, deneyiminizin bir başka gerçekliği olarak serpilip büyür. (Ben bunu sadece hayal ettim oysa yatağımda yattığımı biliyorum, öyleyse gerçek olamaz demeyin! Her şeyin bir başlangıcı var)

Özel bölgelere şaman seyahati;
Bir çok kültürün efsaneleri hatta masalları bazı sihirli yerlerden bahseder, hatta onun fiziksel özelliklerini tanımlar, isimlerini verir. Öyle ki; bazı maceracılar oraları bu fiziksel dünyada aramaya çıkmışlardır. (Kaf dağının ardı  ) Hayır, onlar burada değildirler ama gayet gerçektirler. Onlar PO’da bulunur, oranın sakinleri ve ziyaretçileri için tamamen gerçektir. Oralara aslında rüyalarınızda bir çok kez seyahat ettiniz. Çok çeşitli görünümdeydiler. O yerlere Hawaiice PAİULE denir. Çok modern yerler olabileceği gibi volkanlar, çöller de olabilir. Siz öncelikle kendi bahçenizle bilinçli olarak başlayın, bunu zaten bilinçsiz olarak yaptığınız seyahatlerin bilinçli hale gelmesi takip edecektir.
Aloha sevgili frekanslarım

Panenteistik BEN’im

Başka hiçbir şeyle, hiç kimseyle çevrelenmemiş, körlerin dünyasıyla karıştırılmamış. Kimliğinizi korumanın çaresiz atakları yâda zihninizle karıştırılmamış. Yerlerin en sadesi, “Ben Varım”. Ruhunuzun(soul) ritmini, kalp atışını işitmeye başladığınız yer. “Ben varım, bu nedenle Ben-im” Hepsi bu. Tüm mesele bu. Tüm mesele bu.

O hep oradaydı. O, hiç bir zaman karanlığa, cehenneme gitmez. Asla kaybolmaz. O, sadece siz-siniz. Siz, hala körler dünyasında, hala bir biçimde hipnotik yaşamda, hala kendini nasıl daha iyi, daha mükemmel yaparım, diye meraklanan sizsiniz. Gerçekte karanlığa geri dönen sizsiniz. Çünkü varoluş ”Ben-im” her zaman oradadır, her zaman bekler, her zaman bilir. Eğer kendi kişisel buhranınıza girerseniz, kaosa girerseniz, hezimete uğrarsanız. O aldırmaz. O, aldırış etmez.  Çünkü o ” Ben-im”, sizin hep orada olduğunuzu bilir. Kral ya da kraliçe olmanızla, dünyanın en zengin insanı olmanızla kendinizin veya etrafınızdaki körler dünyasındaki diğer insanların şeytanlarına ya da ejderhalarına dayanamamanızla ilgilenmez. Çünkü o, hep oradadır.

 O, iyi günlerle, kötü günlerle ilgilenmez. Çok fazla içki içmenizle, çok sigara içmenizle ya da çok yemenizle, çok uyumanızla ilgilenmez. O aldırmaz. Diğerleriyle yaşadığınız duygusal zorluklara, diğerlerinin sizi kullanmasına ya da tacizine aldırmaz. O aldırmaz. Bir parça bile ruhsallığınıza, dininize, inancınıza, olumlamalarınıza, doğrulamalarınıza ya da yanılsamalarınızdan hiç birine aldırmaz.  Çünkü yanılsamanın ötesindedir. O – o -var oluşunuzdur.

O, hiçbir, hiçbir biçimde zihin tarafından ve insan kimliği tarafından yakalanamaz.  Asla yozlaştırılamaz, bozulamaz.  Ruh(spirit) da dâhil olmak üzere, hiçbir şeyin önüne ya da arkasına koyulamaz. O, her zaman oradadır, var oluş.  Ben varım.
O, gerçeklerin gerçeği. O, farkındalığınıza gelmek için başka bir şeyi gerektirmez. Bunu yapabilecek sadece sizsiniz. Onun içinde bir güç yok. Güç ya da her neyse, o yok. O, hiçbir şeyle çevrelenmiş değil. O, kendinde. Tanrı tarafından yüceltilmiş değil. Melekler tarafından şımartılmış değil. Zaman ve mekânda mevcut değil. O var-oluş, “ Ben o Benim.”

(Adamus)

O var tabi küçükten beri bilirim, hatta o zamanlar ben Oydum sonradan ayrıldım. Onu bilmek, o sonsuzca, hiç bişeyden etkilenmeyen, doğmayan-ölmeyen O yanımız ürkütücü, belki herkese başka gelir, bana ürkütücü gelmesinin sebebi sonsuzluğa sıkışmış olması. Hatta insanların tarihler boyunca ölümsüzlüğü arayışlarındaki arzu bana çok tuhaf gelir. Oysa ben ölümlü olduğum için kendimi çoğu kez şanslı, avantajlı hissetmişimdir. Birleşik Alan Kullanımı BAK uygulamamız da bu görüler yardımı ile olmuştu. Bazen O’nun altıncı boyutta bizi gözleyen yüksek benliğimiz mi (Bazı öğretiler bunu savunur) olduğunu sorgulamışımdır ama yüksek benliğimizin bile bi SONU vardır ne de olsa, o kadar da sıkışık değil zatialileri 🙂
Bu durum aklıma Pan enteizmi getirdi, tanrının değişen ve değişmeyen iki yanı!

Körler ülkesinde tek gözü açık olmak, Orta ülkede olmak diyor Adamus
Tabi körler asla bi yargı ölçüsü değil, sebebi var, her şeyden önce süper konforlu. Ezberiniz iyiyse sizden rahatı yok körler dünyasında, hele biraz da muhakeme kabiliyeti varsa (gerçi ikisi bi arada nadiren oluyor). Neden rahat diyorum Körler ülkesine? Orta Dünyada olanlar bilir:)

“Bu  –Ben-im- . Daha önce söylediğim gibi, bu herhangi bir yerde mevcut değil. Kendisinin dışında bir yeri yok, buna ihtiyacı yok. Zamanda mevcut değil. Buna ihtiyacı yok. O, tamamen kendi kendinde. Bilinç, enerji ihtiva etmez. Belli bir zaman yâda mekânda mevcut değildir. O, sizindir, yalnızca sizindir. Çok basit bir kavram ama hala bunun hakkında gruplara sıkça konuşuyorum ve onlar kapıdan çıktıktan beş dakika sonra unutuyorlar. Ben-im-in saflığını unutuyorlar. Böylece, bilinç-enerji değil.

Enerji, bilincin dışında mevcut ve her çeşit boyutta var.( Etrafında enerji olan bir circumpunct çizer) Bilincin hayal ettiği ya da ziyaret ettiği her boyutta var. Enerji, bilinç her hissettiğinde, her hayal ettiğinde aniden oradadır.

Enerji yaratıldı-nefeslendi-diyelim. Enerji, bilincin tutkusuyla nefeslendi. Bilincin tutkusu, hissediştir -ve ben burada insan sözcükleri kullanıyorum- ama bilincin tutkusu, varoluş hissinin duyumsal deneyimidir. Bu bilincin tutkusudur-bu duyusal histir, bu deneyimseldir- “ Hey. Ben varım!” İşte, tam orada olan tutku budur.

Kendi varoluşunun tutkusu- kendi var oluşunu bilmek ve onu hissetmek- enerji yarattı, kendisinin dışında enerji yarattı.” Adamus

Aslında ohhh be ben varım, iyi ki varımmmmm diye sevinmek var ancak bu da bize yasaklanmış aman ha narsist filan olursun kızım! Olur muyum gerçekten?