Ateistin Erdemli Olması

Bir Deist Arkadaş;

“Ateistin Erdemli Olma Çabası, Kendi Mantalitesi içinde Ahmaklığıdır…” Demişti…

Mesela Yolda Cüzdanını Düşürmüş Bir adamın Cüzdanını bulan Fakir 2 arkadaştan birisi Cüzdanı Sahibine Vermek isterken, Diğeri Ona “Ahmakmısın Oğlum, Bu Fırsat Birdaha Ele Geçermi” diyor…

Gençlerin İkiside Ateist. Cüzdanı Sahibine Vermek isteyen Genç, “Ahmak” Olmadığını Diğer Arkadaşına Nasıl Açıklar…?

Not: Lütfen “Ahmak” Kelimesini Salt Hakaret olarak Düşünüp Reaksiyon Göstermeyin…

Kıyamet tellallığı

Şimdi ortada bu kadar tellal bu kadar kitap varken varsayınki ben bankadan bir milyon lira kredi çektim ve 21 Aralık 2012 ye kadar çatır çatır yedim. Ödemelerine de 2013 de başlayacak şekilde ayarladım. 21 Aralık kıyametin kopacağına güvendin kısacası.

Eh tarih geçti kıyamet falan kopmadı. Banka peşime düştü hacizdi, avukattı falan.

Şimdi benim; 21 Aralık 2012 de kıyamet kopacak diyen tellaları, kitapları, kitap yazarlarını suç ortağı yapmaya hakkım yok mu? Kandırılmış, mağdur edilmiş durumda olmuyor muyum? Bu kadar kolay mı yani yalan yanlış yayın yapıp insanların geleceği ile oynamak?

Dolandırıcının karşısına çıkan mağdura, “kanmasaydın kardeşim” demeye benzemez mi bu durum? Dolandırıcının hiç mi suçu yok?

Değişim nerede başlar?

Bilinç, hava durumunu etkiler ya da aslında yaratır.
Bu küresel ısınma diyeceklerdir. Küresel ısınmaya neden olan nedir? Bilinç! Ve bilinç, gezegene ya da gelecek nesillere göz kulak olmakla veya enerjinin nasıl kullanılacağıyla ilgili olsa da, o aynı bilinç, kendi içinde hava değişimleri yaratıp, küresel ısınmaya da bir ölçüde neden olmaktadır. Muhtemelen bu değişimlerin bazılarını göreceğiniz yer Avrupa olacaktır. Çünkü şu andatüm gezegende kulllanılmakta olan bazı sistemler orada doğup büyüdüler. Dğişim doğum yerine döner.
*

Evet, kulaklar, çünkü bilincinizi sizler genişletirken pek çok şey olmakta. Duyusal algınızı da genişletiyorsunuz. Pek çoğunuz dinlemiyor. Bu kulaklarınızı da etkileyecek. Kulak çınlamaları ya da kulak ağrılarınız olacak. İşitme duyunuz azalıyor gibi hissedeceksiniz. Bu sadece, dinlemeniz için dikkat çekmeye çalışan bedeniniz.

Kimdir Kim?

Aydınlanmanız sırasında sizi en çok eleştirecek, sizden en fazla şüphe duyacak olan kimdir? Kim?

Dışarıdan inanılmaz baskının geleceği yer ve de özellikle sizi eleştirecek olanlar, diğer yeniçağ grupları olacak. Neden mi? Öncelikle, dindar fanatikler sizden zaten umudu kestiler. (Birileri kıkırdar) Evet, kestiler. Kesinlikle sizden vazgeçtiler. Onların koordinatlarının ve üyelik olasılıklarının dışına çıktınız. Artık sizi istemiyorlar. İlgi alanlarının dışındasınız. Bu nedenle denemeyecekler bile. Bu nedenle sizi eleştirmeyecekler bile.

Aslında sizi, spiritüel olduklarını iddia eden ama çok uzun zamandır bunu yaptıkları için eski sistemin içine gömülmüş olan insanlar eleştirmeye başlayacak.  “Gerçekten mi? Yaşarken yükselmek mi? Gerçekten mi? Ben olan Ben’e gerçekten inanıyor musunuz? Bütün bunları bunun için mi yapıyorsunuz?“ diyen ilk onlar olacak. En fazla eleştiren onlar olacak. Ayrıca, “yeniçağ” diye adlandırsalar bile, onların birçoğu kendi dinlerine çok fazla yatırım yapmış vaziyette.

Kırmızı Ayakkabılar Masalı

-Kurtlarla Koşan Kadınlar Kitabından-

Bir zamanlar ayakkabıları olmayan öksüz bir çocuk varmış.Fakat çocuk, bulduğu bütün kumaş parçalarını biriktirmiş ve bir süre sonra kendisine bir çift kırmızı ayakkabı dikmiş.Görünüşleri kabaymış, ama onları seviyormuş.Günleri, hava iyice kararana kadar dikenli koruluklarda yiyecek toplamakla geçse de, ayakkabılar ona kendini zengin hissettiriyormuş.

Bir gün paçavralar içinde ve kırmızı ayakkabılarıyla yoldan aşağı yorgun argın yürürken, yanında aniden yaldızlı bir at arabası durmuş.İçinde yaşlı bir kadın varmış.Onu eve götürüp kendi küçük kızıymış gibi davranacağını söylemiş.Böylece yaşlı zengin kadının evine gitmişler.Çocuğun saçları yıkanıp taranmış.Temiz beyaz iç çamaşırları, güzel bir yün elbise, beyaz çoraplar ve parlak siyah ayakkabılar verilmiş.Çocuk, eski giysilerini, özellikle de kırmızı ayakkabılarını sorduğunda, yaşlı kadın giysilerinin çok kirli ve ayakkabılarının çok gülünç olduğunu, bu yüzden onları ateşe attığını, orada yanarak kül olduklarını söylemiş.