-Kurtlarla Koşan Kadınlar Kitabından-
Bir zamanlar ayakkabıları olmayan öksüz bir çocuk varmış.Fakat çocuk, bulduğu bütün kumaş parçalarını biriktirmiş ve bir süre sonra kendisine bir çift kırmızı ayakkabı dikmiş.Görünüşleri kabaymış, ama onları seviyormuş.Günleri, hava iyice kararana kadar dikenli koruluklarda yiyecek toplamakla geçse de, ayakkabılar ona kendini zengin hissettiriyormuş.
Bir gün paçavralar içinde ve kırmızı ayakkabılarıyla yoldan aşağı yorgun argın yürürken, yanında aniden yaldızlı bir at arabası durmuş.İçinde yaşlı bir kadın varmış.Onu eve götürüp kendi küçük kızıymış gibi davranacağını söylemiş.Böylece yaşlı zengin kadının evine gitmişler.Çocuğun saçları yıkanıp taranmış.Temiz beyaz iç çamaşırları, güzel bir yün elbise, beyaz çoraplar ve parlak siyah ayakkabılar verilmiş.Çocuk, eski giysilerini, özellikle de kırmızı ayakkabılarını sorduğunda, yaşlı kadın giysilerinin çok kirli ve ayakkabılarının çok gülünç olduğunu, bu yüzden onları ateşe attığını, orada yanarak kül olduklarını söylemiş.