Doğru yürüme biçimi

Bir açıklamadan kimin yararlanıp, kimin yararlanamayacağına kişisel erk karar verir. Pek az insan dinlemeye heveslidir, dinleyenlerin pek azı dinledikleri uyarınca hareket eder, bunların edimlerinden yararlanacak kerte kişisel erke sahip olanı ise azın da azıdır.

Kişinin, beşikten başlayarak geliştirdiği bu dünya görüşünü durdurmak amacıyla azimle davranması yeterli değildir. Uygulamaya da gereksinimi vardır. Buna doğru yürüme biçimi denir. CC

Basit bi uygulamanın insanı nerelere getireceğini tahmin etmek mümkün değil. Bazıları buna büyü diyebilir velâkin gerçekliğimizde büyü olmayan ne var ki!

Yaşam, ölüme karşı verilen bir savaştır. Bu sebeple bir savaşçının yaşamını sürdürmek esastır. Hedefe odaklanmak, kişiyi anın büyüsünden uzaklaştırdığı gibi sıklıkla sapkın ve hastalıklı bir duruma düşürebilir. İnsanoğlunun hedef/amaç olmaksızın dağılıp gideceği varsayılmıştır ve bu doğrultuda verilen eğitim, kişilerin amaca/hedefe ulaşmadan önce kendilerini eksik ve değersiz hissetmelerine yol açtığı için hedefe bir gün varma ihtimali de baştan sakatlanmış olur.

İslamda Yağmur Duası

Daha önce tartışması geçmişti. Yağmur duası gibi şeylerin İslam’da olmadığını savunan müslümanlar bu tür geleneklerin İslam’la alakası olmayan kişilerin uydurduğu hurafeler olduğunu iddia etmişlerdi. Bunun üzerine Kuran’dan bazı ayetleri paylaşmıştım. Ayetler şunlar.

Nuh (11) ‘(Bağışlama dileyin ki,) üzerinize gökten bol bol yağmur indirsin.

Cin (17) Yine de ki: “Bana şöyle de vahyedildi: ‘Eğer yolda dosdoğru olurlarsa mutlaka onlara bol yağmur yağdırırız ki bununla onları imtihan edelim. Kim Rabbinin zikrinden (Kur’an’dan) yüz çevirirse, Rabbi onu gittikçe yükselen bir azaba sokar.”

Secde (27) Görmediler mi ki, biz yağmuru kupkuru yere gönderip onunla hayvanlarının ve kendilerinin yiyeceği ekinler çıkarırız. Hâlâ görmeyecekler mi?