Etiket: tohum
22-Kayra-Kuzey
Bizi saran gerçek güzellik ve kayra asla planlanamaz. Bu içimizden gelen bir aydınlıktır, geçici ve eskimezdir, dengeli bir yaşamdan yükselen doğal bir parlaklıktır.
Güzellik ve bizim güzelliği algılayışımız sayısız yolla ortaya çıkar. Yaratıcılığımızın ifadeleri aslında Tao’ya saygıdır. Güzelliğin farkındalığı şüphesiz bir biçimde devamsızlık duygusuna bağlıdır. Doğada her yerde güzellik doğar, solar ve devamlı yaratıcı bir belirme ile yeniden bir güzelliği vücuda getirmek için tekrar tekrar geri döner.
Güzelliğin ve lütfun gizemini çözmeyi, aslında geçici olduğu halde kalıcı yapmayı isteyerek kendimize sorunlar yaratıyoruz. Bu yakalama ve sahip olma isteğinden kendimizi çekmeyi başarabilirsek, kayra deneyimi, estetik zevklerimizi ve yaşamdaki neşemizi derinleştirecektir.
Güzelliği düşünün ve yaşamınıza işlemenize izin verin, böylece onun tarafından güzelleştirileceksiniz.
Zerafeti ve cömertliği sınır tanımayan, güzelleştirme potansiyeli mükemmele yakın olan Tabiat Ana size örnek olsun.
amin.
*
Kayra: Güney ve Kuzey doğunun birleşimi
Güney Kuzeydoğu
Yapışkan, yaz, Ateş, Sarı ve YİN Dağ dinginlik, ilkbahar, tohum,YANG
Gözlemci Payı
“Eli işte gözü oynaşta” atasözümüz neden bütünlüğümüzü bir AN’da toparlayamadığımızın en sade anlatımı.
-Ama bütünlüğümüz, yekpare olarak bi arada ise oyun kuramındaki “fazla yaklaştığında yutulursun” tespitine ters düşmez mi?
-Haklısın. Ben de tam onu ilave etmek üzereydim. Belki de bütünlüğünün % birini, yada beşini GÖZLEMCİ payı olarak ayırabilmek lazımdır. Gözlemci payı, bana göre tohumdur; her şeyi kaybettiğini sandığında bile YENİ’den ve taptaze bir başlangıç yapmanı sağlar.
-Tohumun tek faydası bu mudur?
-Yo sanırım zamanda yolculuk yapma fırsatı da sunar. En azından bana öyle geliyor. Tohum önemli.
*
Zamanın (kişisel-kitlesel) bir yerinde şmdi bize büyü gibi gelen normal hayatı sürdürme şekli yer değiştirmiş, belki kitlesel bir kararla ya da evrenin spirali bunu destekler bir döngüye girmiş ve beynimize bir perde inmiş ve tüm o bilgiler bilinçaltı bölgesine itilmiş ve böylece sonraki dönemde esinler ve rüyalar yardımı ile bir bilinç adası oluşturulmaya başlamış. Buna Coudwell büyüden bilime geçiş diyor. Fakat sanırım bazıları bu toplu gidişata ya da karara uymamış ve bilgilerini kitleden saklayarak eski yaşam tarzlarını sürdürmüşler muhtemelen biz bunlara büyücü ismi verdik. Büyücüler kitlenin büyüyüp serpilmesiyle ilgilenmediler, tek başına ulaşacakları bir SON nokta peşinde koşup durdular ve hala da devam ediyorlar belki. Ne dersiniiz frekanslar?