Canlılardaki yaratılış hataları

Evrim teorisi taraftarlarına göre insan baştan ayağa bir hatalı var ediliş ürünüdür. Pek çok hatalar, yanlışlar içermektedir. Zannedildiği gibi mükemmel değildir.

Hatalı var ediliş ise Yaratıcının mutlaklık sıfatlarına ters düşer.

Eğer Yaratıcı iddia edildiği gibi mutlak ilim, mutlak irade ve mutlak güç sahibi ise hata, yanlış yapmaması gerekir.

Hata ve yanlışlar ancak plansız, programsız rastlantılarla meydana gelen oluşumlarda bulunur.

Bu nedenle yaratılıştaki hatalar bir Yaratıcının var olmadığının, evrimleşme sürecinin devam ettiğinin, henüz mükemmelliğe ulaşılamadığının yadsınamaz kanıtlarından sadece biridir.

Evrim teorisi savunucuların daha mükemmel insanda bulunması gereken özellikler olarak daha kısa boy, kaburgaların yeniden dizaynı, daha kalın omurların, daha gelişkin ve büyük kasların gerekliliği gibi bazı nitelikleri saymaktadırlar.

“Doğadaki Oluşum Mekanizması” Gibi Maddenin Bilinçli Olduğu İddialarına Eleştiriler ve Açıklamalar

Sayfamız kurulduğundan beridir, çok nadir de olsa, birkaç okurumuzun bize maddelerin hareketinin ve maddelerden doğan her olgunun mutlaka maddenin bilincine dayandığını, çünkü maddesel boyutta her şeyin bir bilinç dahilinde hareket ettiğini, bu sebeple bu şekilde karmaşık mekanizmalar inşa edebildiklerini iddia etmekteler. Uzun bir süredir, sayfamızın genel konsepti açısından bu konularda herhangi bir açıklama yapma gereği duymadık. Ancak artık Fizik konusunda yazılar da yayınladığımıza göre, bu konuda bir açıklama yapmanın ve kafalardaki soru işaretlerini gidermenin vaktinin geldiğini sanıyoruz.

Açıkçası bizi bu yazıyı yazmaya iten, birçok sahte-bilim furyasında olduğu gibi, bu konunun da “bilimmiş gibi” gösterilme çabalarını görmemizdir. Bunu asla emekleri küçük görmek ya da insanların düşüncelerini aşağılamak için söylemiyoruz, hiçbir zaman böyle bir tavır takınmadık (bilim düşmanı bazı kitlelerin fikirlerine verdiğimiz bazı cevaplar haricinde). Bu yazımızda eleştireceklerimiz, aslında cahil bir kitlenin elinden çıkan sıradan yazıları eleştirmek değildir. Burada yapacağımız, son derece yüksek bir kültür birikimi olan, hatta “profesör” ünvanındaki bir akademisyenimiz ve onun geliştirdiği argümanları takip eden kalabalık sayılabilecek bir kitlenin, entellektüel sayabileceğimiz düşüncelerini eleştirmek ve hatalarını göstermektir. “Siz kimsiniz de bir profesörü eleştirebiliyorsunuz!” diye düşünenler olabilir. Bu, bilim cemiyeti içerisinde bulunan herkesin gülüp geçeceği bir iddiadır. Eğer ki bir insan, bilimin sınırlarını biliyorsa ve bu konunun akademik eğitimini aldıysa, rahatlıkla bir profesörü eleştirip, hatalarını ortaya çıkarabilir. Zaten bilim de böyle işler. Eğer ki ortada bilim yoksa, zaten bilimsel olarak tartışılabilecek bir mevzu da yoktur. Bu sebeplerden ötürü, eğer ki yazımızda sürç-ü lisan edersek, şimdiden af diliyoruz. Fakat bu yazının, akademisyenlerimiz ve onların takipçilerinin kendilerine gelmesi ve bilimsellikten uzaklaşmamaları açısından elzem olduğunu düşünüyoruz.

Dünya Anneciğim

Yeşil gözlerim olsun isterdim, bakınca yosunlu deniz dipleri gibi şefkate boğayım

Ve dahi bana akan her şey önce yeşile boyansın, değince gözbebeğime

Etlerim ayrılsın bölük bölük dökülsün,  çürüsün

ve fırlasın gece mavisinden daha mavi bir kristal içimden

kahkahaların yeşil yılanlar gibi taçlasın başımı

üzerinde altından ince ince kakmalar olsun,

dünyanın başına gelen en güzel şey olsun.

Altın yıldızlar uçuşsun sedef rengi krallığında

Öl de öleyim, bırak ki teslim olayım.

Müjdeler olsun ey krallık bir prenses doğdu, minicik ayaklı

Güzel bir kız, hadi gülün ona, sevginize bulayın.

Pembe sedeften kanatlarını koy başımın üzerine

Silkele üzerindeki altın tozlarını, bak bana içinde kızıl balıklar uçuşan

Rüya kampı-3

Rüya kampı, sadece üç kişilik mini bir guruba, iki tam gün boyunca rüya analizi uygulandığı ve ilerde Rüya Görüşmecisi olmak isteyenlerin seçimi için bir basamak teşkil edecek atölye çalışmamıza verdiğimiz isimdir.
Katılımcılar bu eğitim süresince bir yandan rüyalarının çözülmesi yoluyla aydınlanacak diğer yandan soru sorma yöntemini öğrenerek, kendilerine ve çevrelerine yararlı olabilecek büyük bir yetenek kazanacaklar.
Karamürsel’deki merkezimizde yapılması planlanan üçüncü “Rüya Kampı” hakkında detaylı bilgi ve kayıt olmak için lütfen [email protected] adresinden bizimle iletişime geçiniz.