Depolama-Biriktirme

Aynı şeylerle beslenmeye alıştırılmış olanlar için depolama ihtiyaç halini alır çünkü mevsimleri dikkate almak zorunda kalırsın.

  • Hanife A sebebini bilmiyorum ama bu bahsettiğin şey bana nedense manidar geldi..sanki birşeyleri hatırlatacakmış gibi..

    Sibel Atasoy ah işte görmeye başlıyorsun sanırım. Bu böyle bi şeyin kokusunu almak gibi başlıyor 🙂

    Hanife A aklıma ilk gelen “ben neyle besleniyorum, ağırlıklı yediğim şey ne?” oldu.( bildiğimiz anlamda yiyecek değil bahsettiğim elbette:))

Cevapları Bilmek Önemli mi?

Cevapları Bilmek Önemli mi?

”Siz hakikati bileceksiniz ve hakikat sizi özgür kılacak”

KUTSAL KİTAP, bizi İsa hakkındaki yanlış insançlardan ve kafa karışıklığından kurtarabilecek” hakikati” anlatır. Peki İsa hakkında neye inandığımız gerçekten önemli mi?

Evet önemli. Bu konu Yehova ve İsa için önemli. Aslında bizim için de önemli olmalı.

Yehova için neden önemli?? Çünkü ”Tanrı sevgidir” ve sonsuza mutlu yaşamamızı ister (1.Yyuhanna 4:8).İsa şöyle demiştir;
”Tanrı dünyayı öyle sevdi ki, biricik oğlunu verdi; ona iman eden hiç kimse yok olmasın,hepsi sonsuz yaşama sahip olsun diye bunu yaptı”(Yuhanna 3:16). Tanrı kurtulmamız için Oğlunu gönderdi. Bunu yaparak insanlara yeryüzündeki cennette sonsuza dek yaşama fırsatını sağladı, aslında bu onun ilk baştaki amacıydı (Başlangıç 1:28). Tanrı İsahakkındaki gerçekleri öğrenen ve öğrendikleriyle uyumlu hareket eden herkese sonsuz yaşam hediyesini vermeyi çok istiyor (Romalılar 6:23.

DİNİ POPÜLARİTE

Bugün bir adam gelip kutlu doğum haftanız kutlu olsun dedi.Eskiden bu gün kutlanır mıydı hatırlamıyorum.Peki neden hatırlamıyorum diye kendime sorduğumda zaten bunun için belirli bir gün olduğunu( mevlid kandili)hatırladım.Yine insanlarımızın ölüm ve doğum anlarında mevlid okuttuklarını biliyorum.Diyeceğim böyle bir gün zaten kutlanırken yokmuş gibi bazılarının yeni bir kutlama günü icat etmelerinin ne amacı olabilir?Bazıları bunun 23 Nisan’ı gölgeleme amacıyla popüleştirilen bir gün olduğunu söylüyor.Bu konuda neler düşünüyorsunuz?

İkinci konu:Umre.Eskiden insanların umreye gittiklerini çevremden pek duymazdım. İnsanlar hacca giderlerdi. Umrenin popüler hale getirilmesinin altında yatan sebepler nelerdir.?

NE SAHNEMİZ, NE UFKUMUZ KARARTILAMAZ!

Şehir Tiyatrosu titizlikle kendisinden gizlenen ve apar topar onaylanıp önüne konulan yeni bir yönetmelik nedeniyle 98 yıllık tarihinin en büyük darbesi ile karşı karşıyadır.

Bir yıkım ve ideolojik istila dışında amacının ne olduğu anlaşılamayan bu yeni yönetmelikle İ.B.B. Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmenliği ve Yönetim Kurulu sanatsal karar ve yetkilerinin belediye bürokratlarına devri esas kılınmaktadır. Buna göre yıllık repertuarı belirlemek için oluşturulan bir “Edebi Kurul” ile Genel Sanat Yönetmeni’nin oyun seçimleri konusundaki iradesi sembolik bir unsura indirgenmektedir.

Bu darbe yönetmeliğiyle tarihi boyunca görev ve yetkileri idari olan “İ.B.B. Şehir Tiyatroları Müdürlük Makamı” artık yeni görevi gereği “içerik” ile de ilgilenecek ve tüm sanatsal çalışmalardan sorumlu tutularak “toplumun etik değerlerine özen gösterilmesi” ni gözetecektir.

Yeni yönetmelikle Yönetim Kurulu’na Genel Sanat Yönetmeni değil, “Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı’nın bağlı olduğu Genel Sekreter Yardımcısı..” başkanlık edecektir. Genel Sanat Yönetmeni müdürlük makamının da altında bir kuklaya dönüştürülüp, kurulda seçilmiş sanatçıların yerine belediye memurları oturtulacaktır. Bu yönetmelik, Şehir Tiyatrosu’nun tüm iradesi elinden alınarak belediyelere ait herhangi bir şube müdürlüğü olma yolunda ilan edilen idam fermanıdır. Özgür vicdanlarda kabulü mümkün değildir. Unutulmamalıdır ki Şehir Tiyatrosu sadece oy veren seçmenlerin değil, vergi ödeyen vatandaşların, izleyicilerin malıdır.

ETİK KURUL NE YAPMALIDIR?

“ETİK KURUL İSTİFA!” başlıklı yazımdan sonra, son olarak bu anketi açmaya karar verdim. Çünkü istifa etmesini ya da özür dilemesini istediğim etik kurul üyeleri, kendilerinden beklenen vakar yerine, yeni vakıalar yaratma yoluna gitmişlerdir.

“Demokrasi insanları sayar, tartmaz!”
Ancak demokrasi kavgası insanları tartar. Demokrasi adına “yalnızca susarak” koyduğum bu tavırdan sonra, herkesin “darası” ortaya çıkmış durumdadır.

Benim protestoma karşı, bir kısım Etik Kurul üyelerinin, 70’li yıllarda Süleyman Demirel’in yürüyüş ve mitingler için “Yürümekle yollar aşınmaz” , 90’lı yıllarda Erbakan’ın “Sürekli Aydınlık İçin 1 Dakika Karanlık” eylemine atfen “Glu glu dansı yapıyorlar” sözlerinden farklı bir tavır koyamamışlardır.