Öğretmenin ilk edimi-2

Öncesi için Tıklayınız

Don Juan değişim konusunda bir çelişki varmış gibi göründüğünü söyledi. Bir yandan büyücülük dünyası devasa dönüşümleri gerektiriyordu, diğer yandan büyücülerin açıklaması, “tonal” adasının tam olduğunu ve ufak bir nesnenin bile oradan çıkarılamayacağını ileri sürüyordu. O halde, değişim, bir şeylerin yok edilmesi değil, bu nesnelere atanan kullanımın değiştirilmesi anlamına gelmekteydi.

Elvan Bu nasıl yapılıyor?

Hanife A o şeylere verdiğimiz önem sırasını değiştirmekle bu mümkün olabilir. bazı çok temel şeyler ne zamanla ne de mekanla değişiyor. kişi geçmişini dikkatlice gözlediğinde bunu farkedebiliyor. yansızca elbette. koşullar ne olursa olsun bunlar karşısında hep aynı araçları kullanıyor ve aynı tutumları takınıyoruz.

zamAN…

sus ve sis var ortalıkta
çıkan sesler gürültüden ibaret
kırık ışıklar geziniyor orada burada
ne
gürültü anlama ulaşmamı engelliyor
ne de kırık ışıklar
gökte güneşi görüşüme engel…
“sana şükürler olsun felsefe” diyesim geliyor
biliyorum kendimle çelişeceğim böyle dersem
çelişkiye şükredesim geliyor bu kez
bir tokat da devinimden yiyeceğim
sonra yürüyeceğim
sanki tarihin ayak izleri önümde yarına doğru
her adımda
ve
her an
bir şeyler değişerek…

GOLÜ KİM ATAR?…

“Maçın 25. dakikasında Galatasaray Arif’le 1-0 önde…”
“Tanju, Tanju, Tanju, Galatasaray 3-0…”
” Ve Galatasaray 25. Dakikada 1-0 öne geçiyor, gol; Metin Oktay!”

(Hey gidi günler…):))

Bu tür sözleri radyo konuşmacılarından anımsarsınız.
İki takım arasında oynanan bir maçın aktarımında, bir takımın diğer takım önünde öne geçtiği anın ifadesinde, yukarıdaki türden sözler sarf edilir…

Peki sizce golü kim atar?
Oyuncu mu atar, takım mı atar?
Masör mü atar, teknik direktör mü atar?
Seyirci mi atar?
Tersinden de soralım:
Peki sizce golü kim yer?
Kaleci mi mi yer takım mı yer?
Masör mü yer, teknik direktör mü yer?
Seyirci mi yer?

Baal Arkadaşla bir başka sahada yaptığımız maçta Baal diyor ki; “Golü oyuncu atar, takımın bir üretimi değildir, kişinin attığı golün takımın ortak çalışmasıyla bir bağı yoktur”

Görüş Belirtmek?

Bazı insanlar görüşlerini, başkalarının fikirlerini kötülemek yoluyla belirtirler. Bazıları bağımsızca kendi görüşlerini belirtir. Bazıları da başkalarının fikirlerini desteklemek yoluyla kendilerini beyan eder. Tabi bir de hiç görüş belirtmeyenler var. Bu insanlık yöntemlerinin gerisindeki motivasyon ya da sebepler nedir dersiniz?

Zeynep A bence bu kişiye özel yöntemler değiller her insan bunların tümünü ve daha fazlasını zaman zaman kulanır..o an ki boşluk neyi gereksiniyorsa hangisini seçeceğini bu gereksinim (ihtiyaç) belirler..
Sibel Atasoy Doğrudur ancak insanda bu yöntemlerden birisi her daim öne geçmiş oluyor. Ben böyle gözlemledim.
Elvan E Bazı insanlar için kendini ifade etmek bir gereklilik diye düşünüyorum.Meselâ yazarlar,ressamlar,heykeltraşlar.Bilgi ve duygu birikimleri o kadar yoğunlaşıyorki ifade etmeksizin duramıyorlar..Sıradan insanlar içinse ilgi ,merak ,birikim alanlarına uygun mecralarda görüş bildiriyorlar bence..

Zeynep A bence o dahi dönemseldir..başka fikirleri kötülemek o insanın daha birliği ve herkesin otantik varlığı ve yolu olduğunu henüz bilmediği ve saygı duyamadığı dönemine rastlar ve bu kendi otantikliği ve yolunun otantikliğini kavrayamadığı ve bunların hiç birinin bir diğerine üstünlüğü olmadığını kavrayamadığı dönemine denk gelir ve bunu öğrenmesi için oradadır.. Bağımsızca kendi fikirlerini belirtmek otantikliklerinin farkındalığı ile ilgilidir..lakin her konuda otantikliğin farkındalığı hemen gelişmeye bilir..bu durumlarda bazen başka fikirleri onaylarken kendini keşfedebilir..görüş belirtememektede bence sakınca yok o da izleme demlemlenme süreçlerinde hepimize olabiliyor gibi geliyor bana.. bence sıradan insan ve sıradan olmayan insan yok..farkındalık düzeyleri var ve hep beraber muhteşemiz..avamın havasa havasın avama muhtaç olması gibi aslında havas ve avam yok..herkes kendi rolünü elinden gelenin eniyisi olarak icra etmesi var..

Astroloji de 12 Ev

1. Ev – Kendini Gösterim
Özü: Ateş
Nitelik: Öncü (eylemlere girişim)
Kişilik: Başkalarına verdiğimiz intiba, fiziksel görüntümüz, dışa vuran tavırlar ve mizaç.
Gezegenlerin Etkileri: Gezegenlerin 1. evde kümelenmeleri çok güçlü kişilik oluşumunu ve kendini açığa vurmayı gösterir.
Doğal Burç: Koç
Yönetici Gezegen: Mars

Haritada Yükselen Burç konumu olan 1. ev en duyarlı noktadır. Kişinin yaşamı nasıl algıladığını, kendini nasıl bildiğini ve dış etkilere karşı nasıl tepki gösterdiğini açıklar. Kişiliği, dünyaya gösterdiğimiz yüzümüzü temsil eder. Güneş ve Ay’ın bulunduğu ev kişinin tipini etkiler. Yükselen Burç ise yaşama gücünü ve sağlık durumunu etkiler. Ayrıca kişinin fiziki yapısını, giyinişini, yürüyüşünü, konuşmasını, kendini gösteriş biçimini, gerginliğini, öfkesini ve acılara dayanma enerjisini belirler. Güneş ufuk çizgisinde ise veya Yükselen Burç ile güçlü bir bakış açısına sahipse kendine hakim olan, iradeli ve uyumlu yönlere sahip bir kişilik ortaya çıkar. Mars birinci evi güçlü biçimde etkiler. Eğer bu evde ayrıca bir gezegen ya da ışık varsa bunlar da kişilik üstünde güçlü etki yapar. Bunlar kişisel ilgileri, moda ve takı gibi zevkleri ve enerji kapasitesini gösterir. Vücutta başı temsil eder.