Bazı kavramlar

Zamanın (kendimin), -o tıpkı sihirli bir geyikmişcesine- peşinden koşuyorum.. Yakalamak ne mümkün; ama bazen yorulup bi ağacın altına çöktüğünde gelip yanına konuşuyor. Biliyo ki yorgunsun ve nasılsa onu yakalayamazsın. Rahat rahat yanaşıyor, en inanılmaz öykülerini fısıldıyor kıkırdayarak.

**

Rüyaya ilk kez simcity oynarken uyanmıştım. Galiba 90 yılıydı. Ondan sonrası lucid rüya ile bilinçsiz rüya arasında kaymalarla geçti. FRP ise yönttemleri keşfettirdi, isimleri koydu. OK, kendi sentezim oldu ve sonra CC tasdik etti. Tabi tüm bunların öncesi aralarda sayılmayacak denli aşamalar oldu, yalnız olmadığımı hissetiren öğretmenler, nadir de olsa bi kaç dost ve vizyonlar, şimşek çakmaları… Hayat ne güzel bi şeysin.

**

“Işık hızında olma” kavramını ben çoğu kez, eylemi yaptığımız anda tam bilinçli olmak, eylemin tüm bağlantılarını biliyor olmak diye tarif etmiştim.(bozon vs tam sipinli varlıkların alanı)
Farkındalığı ise, eylemi gerçekleştirdiğimiz an ile onun tüm vechelerini bildiğimiz an arasındaki zaman aralığı olarak tarif ediyorum. Bu aralık kısaldıkça farkındalık ışığı artmaktadır, çünkü ışık hızına yaklaşılmaktadır.
Salınımcıların (takyon evreni)dünyasında olmak sanırım sürprizlere pek yer bırakmıyor.

FRP – Fantasy Role-Playing

Ocak 2006.Günlükten

Kısaltmanın açılımı “Fantastik Rol Yapma“dır. FRP, malzemesini çoğunlukla hayal gücü oluşturan bir masaüstü (board ve ya kağıt-kalem) oyunudur. Başka deyişlerle; doğaçlama sözlü tiyatro, doğaçlama hikaye yazma/anlatma veya evcilik/kovboyculuk.

Pozitif Ayrımcılık

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü yaklaşırken bir kaç noktaya değinmek istiyorum. Yüzlerce yıldır kadın gerek töre, gerek din, gerek fiziksel şiddet kullanılarak arka plana atılmış hak ettiği insanlık onuru elinden alınmıştır. Bu yüzden diyorum ki kadınlara eşitten öte pozitif ayrımcılık yapılmalıdır. İş ve yaşam alanına daha çok katkılarını sağlamak için zorlanmalı yönetim kadrolarına getirilmeli daha bir çok alanda pozitif ayrımcılık yapılmalıdır.

Elbette bu konu sadece kadınlara göre ele alınmamalı. Baskıya uğramış her halk, her kültür, cinsel yönelimi yüzünden dışlanan her insan, ırkı, dini, dili yüzünden ötekileştirilmiş her kimlik için pozitif ayrımcılık yapılmalıdır. O kişilerin, halkın, kültürün normalleşebilmesi için, üzerindeki baskı ve şiddetin kalkması için bu gereklidir.

Gözlemcinin gözlediğine etkisi

Hazır placebodan bahsetmişken aklıma gelen bir örneği de vermek istiyorum. Fakat ne yazık ki Fransız araştırmacının adını hatırlayamıyorum; nerede okuduğumu da bilmiyorum. Herneyse konu gayet net bi şekilde aklımda. Belki onu da sizlerden biri hatırlar 🙂

Fransa’da gayet saygın bir laboratuvarda bir araştırma yürütülüyormuş. Şöyle ki;

Bir kimyasal maddeye diğer bir kimyasal madde karıştırılarak tepkime gözleniyormuş. İlave edilen kimyasalın bu etkimeyi en düşük ne miktarda sağlayabildiğini ölçebilmek için, her seferinde maddeyi biraz azaltıyorlarmış (hocanın eşeğin yemini her gün azaltması gibi!). Fakat sonuç değişmiyormuş ve artık öyle bi duruma gelmiş ki ilave ettikleri mayi içinde yalnızca su kalmış, fakat sonuç hala değişmiyormuş!

Tabi araştırmacılar gözlerine inanamamışlar ve deneyi tekrar tekrar yapmışlar; su, içine daha önce konan kimyasalın özelliklerini hatırlayabiliyor ve karıştırıldığı diğer maddenin dönüşümünü sağlayabiliyormuş!