Süper güzel şeyler oluyor.

Bugün Kuruçeşme’de deniz kıyısında oturduk ve boğazı seyrettik.

Fizikçi Metin, Tolga ve ben.

Sonra oraya beyaz bir köpek geldi, üzerinde uçuk sarı dalgalar vardı. Hani burnu ve göz kenarları kuzular gibi pembe olan köpeklerden.

Çok dostça yanımıza geldi, sırayla hepimiz onu okşayıp sevdik.

Derken bi tekir kedi çıkıp geldi, muhteşem bi suratı vardı, onu da sırayla sevdik.

Hatta hemen (ben) bilgiçlik taslayıp, dünya çapında yapılan bir araştırmadan bahsettim. Genellikle köpek seven kedi sevmez, kedi seven köpek sevmezmiş. Her ikisini birden seven çok azmış. Ne tesadüf şu anda ve burada çoğunluktayız dedim; hatta yüz üzerinden yüz yoğunluktayız. Gülüştük filan.

Bi şans daha

Yine kar yine fırtına bu hafta! Balkanlar ese ese bitiremedi bu sene. Moskovadayken sıcaklık aynı günde on derece oynuyor diye hayret ediyordum eh bizde de oldu artık! Dengeyi bozmak için çalkaladıkça çalkalıyo bi şey! Kendimi rodeo yarışlarında gibi hissediyorum. Günaydın frekanslar, hayat her şekilde güzel

**

Tootsie… Eski film hatırlarsınız, şimdi tekrar rastladım, kahkahalarla izliyorum… Ohh çok iyi geldi çünkü sabah ağlamıştım biraz (Nesimi üzerine). Neyse kalp ve yüz kaslarım epeyce çalıştı yani bugün. Bundan çok mutluyum ve bi bardak çay ve biraz avakado! (Bu da dün ve bugünün bi başka ilki-sevmediğimi düşünüyordum aslında- bi şans daha vermemek için bi neden yoktu)

**

Sonsuza dek yaşasam bile
Nehri hemen geçer
yarını yakalarım
(bilmediğim bi şarkıdan)

Birleşik Kaplar

Dil uzlaşılmış bir oyun kuralıdır, oyuna katılım arttıkça kurala uyulması zorlaşır, kural ethikten boşaldıkça hile kuralın boşluklarını doldurmaya başlar. İletişimin paradoksu da buradadır: birleşik kaplar, yani bağıntı imkânı iletişimi mümkün kılan şeydir, ama iletişimsizliğin kendisi de bu aynı imkândan pay alır. Sözcüğün en yalın anlamıyla iletişim, kişinin kendi mekanından öteki’nin mekanına geçme imkânıdır. Dolayısıyla “yolculuk”tur, “ulaşım”dır.

Dili devreye sokarsak, zihinlerarası, algılar, duyumlar, durumlararası bir “çeviri”dir. Hatta “değiş tokuş”tur, “ticaret”tir, nesnelerin ya da paranın olduğu kadar duyguların, düşüncelerin, inançların, kültürlerin değiş tokuşu. İletişime bir tanrı bulunmak istendiğinde, yolların, özellikle kesişmelerin, dört yol ağızlarının, mesajların ve tüccarların tanrısı Hermes gelir akla. Sözün ve yazının mucidi Mısırlı Toth’un mirasçısı Hermes, mesajların iletimini, değiş tokuş anlaşmalarını gözeten dolayımlayıcıdır. Ama aynı zamanda “tanrıların sırrının koruyucusu” olarak, yönlendirmeyi, yanıltmayı, yol kaybetmeyi de üstlenir. Bu kimliğiyle, tüccarların olduğu kadar hırsızların da tanrısı olması boşuna değildir.

Kırmızı Küp

Oyun için tıklayın

Oyundaki küp ü klavyenizin okları yardımı ile, platformda bulunan kırmızı karenin üzerine getirmeye çalışıyorsunuz. Fakat yönlendirdiğiniz “Küp” ün kırmızı renkli kısmı, platformda bulunan kırmızı alana gelmesi gerekiyor, Ne kadar az hamlede çözerseniz puanınız o derece yüksek oluyor.

İyi eğlenceler.