Bugün Kuruçeşme’de deniz kıyısında oturduk ve boğazı seyrettik.
Fizikçi Metin, Tolga ve ben.
Sonra oraya beyaz bir köpek geldi, üzerinde uçuk sarı dalgalar vardı. Hani burnu ve göz kenarları kuzular gibi pembe olan köpeklerden.
Çok dostça yanımıza geldi, sırayla hepimiz onu okşayıp sevdik.
Derken bi tekir kedi çıkıp geldi, muhteşem bi suratı vardı, onu da sırayla sevdik.
Hatta hemen (ben) bilgiçlik taslayıp, dünya çapında yapılan bir araştırmadan bahsettim. Genellikle köpek seven kedi sevmez, kedi seven köpek sevmezmiş. Her ikisini birden seven çok azmış. Ne tesadüf şu anda ve burada çoğunluktayız dedim; hatta yüz üzerinden yüz yoğunluktayız. Gülüştük filan.