-Eski günlüğümden-
Bugün oğlumun doğum günü, onunla ilgili hatırladığım bazı anıları yazmak istedim birden.
Bi kere on gün geç doğdu, galiba bulunduğu yerde keyfi yerindeydi ve bu dünyaya da pek hevesli değildi. Ellidört santim, dörtbuçuk kilo çeken cüssesi, uzun saçları, pembe ve gergin derisi ile ona bakan yeni doğmuş diyemezdi herhalde. Bi filmde kullanılmış olsaydı, eh işte türk filmi, yeni doğmuş bebek bulamamışlar, bize yutturuyorlar diyebilirdik. Hamilelik döneminde çok huzurluydum (bi iki şiddetli fmf atağı dışında), eşim üzerime titriyordu. Bebek çok hareketliydi, çok çabuk hareketlendi ve yoğun tekmeleri doğana kadar artarak sürdü. İçimde bi şey olduğunu bilmek olağanüstü hoştu. Hamilelik nefis bi şey. Bu arada sanırım hamileliğin beşinci ya da altıncı ayında iki kaşımın arasında bi işaret ortaya çıktı, kuş ayak izi gibiydi. Öylesine belirgindi ki biraz utanırdım. Doğurur doğurmaz geçti.

