Aşk bir kavuşmadır. Yankı bulup bulmadığı ne kadar bulduğu merak edilir,düşünülür. Acı veriyor olması bu yüzdendir. İnsan ruhundaki bu patlamaların karşıda yankı bulup bulamaması ifade yollarının açık olması halinde bu ifadelerin değil ama altındaki içtenliğin gücüne bağlıdır. Aşk , en çok bastırıldığı noktada patlama yapar . İnsan,doğa,sanat veya bastırılmış bir alana akar. Ama orada kalmaz . Çünkü insan bir bütündür . Denge kurmaya çalışır . Eğer bir aşkta bu bütünlük yerli yerine oturmuşsa , aşk hem kendisini geliştirir hem de öznelerini. Güncel ve sorunsal olan da bu patlama içinde yer alır ve zaman zaman aşkın önüne geçer . Aşkı söndürmeye baskı altına almaya öldürmeye kadar varır . Aşkın gücü onları aşabildiği ölçüde hayatı güzelleştir. İki kişi arasında yaşanan aşk ne kadar güçlüyse ve bilinçliyse , güncel ve sorunsal alan aşkın önünde adeta eğilir veya yaşamın içinde o aşk başarı kazanır yaratıcı olur .Her aşkta bu farklı olur. Ama yenilmiş, kısa süren, yanlış ve benzeri deyimlerle anlatılan aşklarda bu tersine bir etki yaratır. Toplum ise bireyin yarattığı aşkı tüketme eğilimindedir. Yaşayan aşk toplumda bir yer edinmek isteğiyle yüklüdür. Bu yeri tarafların bilinci ile normalize ettikleri oranda bulur. Yani aşkı normalize ettikçe büyüme şansı artar.İnsanın içinde yeni yaratıcılıklara sebep olur .
Kim Tekrar Klonlansın?
Diyelim ki teknoloji epey ilerledi ve her hangi bir şeyden (saç, sakal, kemik, tırnak vs) elde edilen DNA dan tekrar kök hücre üretilip onu da sağlıklı bir şekilde büyütebiliyorlar. Yani klonlama son derece ileri düzeyde.
Tarihte yaşamış ünlülerden birinin klonlanması size bağlı olsun hadi. Kimin tekrar klonlanmasını istersiniz ve neden?
Kimler olabilir mesela. Hz. Muhammed, Atatürk, Edison, Einstein, Aristo veya Sokrat, Leonardo da Vinci, Bach, Mozart belki Fatih Sultan Mehmet, Kanuni Sultan Süleyman.
Neo-Tantra

Neo-Tantra, Batı bilimi ve uygulamalarıyla eski Hint ve Tantra geleneklerinin birleştirilmesi sonucunda sentezi yapılmış yeni uygulamalar ve felsefeler bütünüdür. Bugün Avrupa ve ABD’de binlerce Tantra okulu, eğitim atölyesi ve workshop’ı bulunmaktadır. Neo-Tantra’nın hedefi insanlara bedenleri ve cinsellikleriyle ilgili unutmuş oldukları ve ayırdına varamadıkları bazı unsurları ve hazları hatırlatmak, tekrar yaşatmaktır.
Tantrik cinselliğin temelinde şu öğeler vardır:
* Meditasyon (bilincin ve şu anın ayırdındalığını sağlama, parasempatik ve sempatik otonom sinir sistemleri üzerinde kontrol sağlayabilme)
* Yoga (Hatha Yoga, vücudun kas sistemini ve beyin-vücut bütünlüğünü sağlayabilme)
* Nefes egzersizleri (doğru nefes almayı öğrenmek)
* Doğru yaşamak (kendiyle barışık, tutarlı ve beden/zihin uyumunu sağlayarak yaşamak)
* Cinsel potansiyeli geliştirmek
* Cinselliği ve orgazmı bilinen boyutların çok üzerinde yaşamak
* Cinselliği kutsal bir tören olarak yaşayabilmek<!--break-->

Castaneda: Efsane, İnsan, ve Şükran / Victor Sanchez – Röportaj (5. ve Son Bölüm)
Jordan Gruber’in 17 Eylül 1998 tarihinde Hilton Oteli lobisinde Victor Sanchez ile yaptığı röportaj. (Beşinci ve son Kısım)
Enerji, Bağlantı & Özgürlük
Sanchez : Bu bilgelikteki diğer büyük fark ise, özgürlüğü tek başına elde edemediğindir. Bazen kendimizi özgürleştirmeyi, kişisel gelişmemizi artırmayı, düşündüğümüz bir noktaya geliriz, bu tür gelişmeler insani boyutta hissediliyor. Psikoloji bile, bireye ve zekaya fazlasıyla odaklanmıştır. Dağlarda olan ise tam tersidir. Her şey tüm Güçlerin katıldığı bir süreçtir.
Sana her ne oluyorsa onlarla bağlantılıdır, diğer insanlarla bir bağlantısı vardır. Onlar birbirlerini selamlarken, “Sen benim diğer yarımsın.” derler. Kısaca, sana olan her şey ve paylaştığın deneyimler benim sürecimin bir parçasıdır. Sen kendini geliştirmeye çalışabilirsin ve aslında bunu yaparsın da, fakat çok az kişi tüm evrenin yaptıklarına katıldığı bir seviyeye ulaşır.
Bu senin işini yapmaya benzer. Sen işini para için, veya topluma hizmet için yaparsın, ki bu daha iyidir. Fakat sen işini yapabilirsin, ve güçleri ona katılabilirsin, çünkü sen güneşe bir şey sundun. Veya, belki de yalnızca babana yadım ediyorsun, güneşe, her türlü karanlıktan geçerken ona biraz ışık katıyorsun. Böylece yaptıkların tüm bu inanılmaz olgularla bağlantılıdır. Buna benzer bir deneyim tamamen farklıdır. Bu çeşit bir deneyimde sen soyutlanmış değilsin ve yaptıkların yalnızca kendinden olmuyor. Her şey önemlidir, her şey birbiri ile bağlantılıdır, ve sen bu şekilde yaşıyorsun.
Castaneda: Efsane, İnsan, ve Şükran / Victor Sanchez – Röportaj (4. Bölüm)
Jordan Gruber’in 17 Eylül 1998 tarihinde Hilton Oteli lobisinde Victor Sanchez ile yaptığı röportaj. (Dördüncü Kısım)
Kendi Uygulamalarımızı Yaratmak
Sanchez : Bu soru bizi çok önemli bir noktaya getirdi: tekrar doğal insanlar olmamız gerekli mi? Toltek’lerin yolunu izlememiz gerekiyor mu? Toltek’lerin yolu özgürlük araştırmaları yapmanın tek yolu mudur? İnsanlar bana sıklıkla bunu sorarlar.
“Tabi ki değil. Özgürlük ve bilgelik herkesin bulunduğu yerde mevcuttur. Eğer gerçekten kendini yolunu bulmaya adarsan, elinde ne varsa onu kullanacaksın.”
Bizim hakkımızda konuşalım. Yerli insanlardan bazı uygulamaları aldık ve öğrendik. Bu yeterli midir? Toltek yerli uygulamalarını bu şekilde mi takip edeceğiz? Cevap “hayır” dır. Bu geleneğin yalnızca yarısıdır. Gelenek bir inanç bütünü değildir, o bir uygulama bütünüdür.
Diğer kişilerden bazı uygulamaları borç alabiliriz, çünkü modern toplumlardaki bizler geleneklerimizi kaybetmiş durumdayız, Büyük Ruh ve diğer Güçler, etrafımızdaki diğer enerji alanları, ile bağlantıyı sağlayan kullanışlı uygulamaları kaybettik. Her şeyden, diğer insanlardan, akrabalarımızdan, soyutlandık ve ayrıldık. Otuz yıl bir insanla birlikte yatabilir ancak halen ondan ayrı olabiliriz.
Bu nedenle geleneklerimiz yok. Gelenek, insanların büyük Ruh’la kaybolan birliğin tekrar geri kazanılması için yapılan uygulamalardır, gerçekten her şeyle birleşmiş olan, rahimdeyken bildiğimiz o şeye geri dönmemiz için. Toltek savaşçısı bu çeşit bir durumda yaşar, bütün evrenlerle yakın ve samimi bir bağlantıdır bu.
Bu nedenle Toltek savaşçıları diğer insanlara zarar vermez, çünkü biliyorlar ki, herhangi bir şeye veya insana vereceğin zarar kendine zarar vermektir, ve başkalarını şifalandırmadan kendine şifa vermen olanaksızdır. Başkalarına yardım etmeden kendine yardım etmen olanaksızdır.
Büyük ruha katılma deneyimi için giriştiğimiz bu uygulamalar, başlangıç için yeterlidir, ancak bu gelenek asıl geleneğin yarısıdır. Bizim kendi bölümümüzü eklememiz, kendi yolumuzu yaratmamız gerekir. Toltek’lerin yaptıklarının bir bölümünü kullanabiliriz. Onlardan bir şeyler öğrenebiliriz. Fakat bununla ilgili inanılmaz olan şey geleneğin bir kişi tarafından öğretilmediğidir, Güçlerin kendileri tarafından öğretilir.
Bir ustanın, yerli topluluğundaki birinin çocuğunu eğiteceğini, veya bir acemiye geleneği öğreteceğini umarak yıllarımı harcadım. Bunu görmeyi umarak yıllarımı harcadım, çünkü hac ve ritüellerinde yaptıkları o kadar karmaşıktı ki, “Bunu nasıl öğrenebilirim? Bu çok fazla.” diye meraklandım. Burada bir çeşit öğretmenin bulunması gerektiğini sanıyordum.
Yıllar sonra buna benzer bir şeyin olmadığını keşfettim. Kendin öğreniyorsun, kendini eğitiyorsun. Böylece eğer yerli kişilerden öğrendiğin bir yöntemle bir Güce yaklaşma girişiminde bulunursan, eğer ateşe yaklaşır ve bir kurban adarsan, ve sonra da kurbanını sunarsan, o zaman Güç bir sonraki adıma geçecek. Kendi yaşamın ve kendi insanların için geliştireceğin ve bulacağın gelenek Gücün kendisi tarafından sana öğretilecek.