Castaneda: Efsane, İnsan, ve Şükran / Victor Sanchez – Röportaj (3. Bölüm)

Jordan Gruber’in 17 Eylül 1998 tarihinde Hilton Oteli lobisinde Victor Sanchez ile yaptığı röportaj.  (Üçüncü Kısım)

Castaneda: Efsane, İnsan & Şükran
Büyük Güçler Her Yerdedir

JG : Doğa temelli olan Toltek’lerin öğreti ve anlayışlarını alıp buradaki, otel odalarında, Birleşik Devletlerdeki insanlara getirebilir misin? Gerçekten kentli insanlar Tolteklerin yaptıklarını anlayabilir mi? veya şehirlilerin kendi çeşitleri mi olmalı …

Sanchez : Bunu yapabileceğimizden yalnızca emin değilim, daha da ileri gidiyorum. Yapmak zorunda olduğumuza da eminim.
Biz şehirlerde yaşıyoruz, TV’lerde gördüğümüz sorunlara o kadar kapılmış durumdayız, ve TV bize her zaman yaşamın nasıl olduğunu söylüyor, neler hakkında endişelenmeliyiz, ve ne tür şeyleri aramalıyız. Biz büyük binalarımızda otururken TV hayatın nasıl bir şey olduğu söylemektedir. Ancak doğa bundan daha büyüktür. Hükmü her zaman doğa verir.
Evrendeki her şeyin enerji alanları olduğu söylendi, fakat bizim yaşadığımız diyarda en büyükleri ve hüküm sürmekte olan beş tane enerji alanı var. Bunlar, güneş, hava, rüzgar, su, ve ateştir. Her ne kadar onlar hükmediyorlarsa da, biz onları görmezden gelmeye çalışıyoruz. Bu insanlığın tüm tarihi boyunca yapmaya çalıştığı bir şeydir. Onları görmezden geliyor, ve dünyanın yöneticileri gibi davranıyoruz. Evreni yönetiyor, doğayı fethediyor gibi davranıyoruz, fakat evreni gerçekten yönetmeye ne kadar yakınız? Eninde sonunda ne olacağına karar veren doğadır, evrendir, güneştir, dünyadır.
Yaratılışın kralı, insan varlıklarının yönetici olduğuna dair tüm iddia ve tavırlarımız, sonuçta hiçbir şey olacak. Birey seviyesinde olan aynı şey insan toplumu seviyesinde de olacak. Coca Cola gibi büyük bir şirketin Genel Müdürü olabilirsin, veya Michael Jackson veya Michael Jordan ya da istediğin herhangi biri de olabilirsin. Bunlardan herhangi biri olabilirsin, ama sıradan insanlar gibi ölmeyecek misin?
Farklılığın ne olacak? Paran beş dakika daha hayat verebilecek mi sana? O halde farkın ne olacak? Şunu söylemek istiyorum, ölüm çevremizde yokmuş gibi davranıyoruz, hatta ilerisinde daha başka bir şey olacakmış gibi düşünmek istiyoruz, ve “Tamam, sonuçta biz ölmeyeceğiz.” diyoruz. Fakat öleceğiz.

Castaneda: Efsane, İnsan, ve Şükran / Victor Sanchez – Röportaj (2. Bölüm)

Jordan Gruber’in 17 Eylül 1998 tarihinde Hilton Oteli lobisinde Victor Sanchez ile yaptığı röportaj.  (İkinci Kısım)

Castaneda: Efsane, İnsan & Şükran

Seminer problemi

JG : Bazısı bir hafta süreli olan çeşitli türden kişisel gelişim seminerlerine katıldım. Gerçekten de seminer bitimlerinde kendimi gelişmiş hissettim, ancak eve döndüğümde, ve biraz önce birlikte olduğum kişilerle değil de, kendi kendime veya devamlı birlikte olduğum kişilerle baş başa kaldığımda, evet!, o anda öğrendiklerimi unutmaya başladım, ve eski alışkanlıklarıma, yaşam tarzına yani eski şeklime döndüm. Kişiler ne yapabilir, veya siz kişilere ne yapmalarını öğretebilirsiniz ki katılımcılar seminerlerinizdeki yöntemleri unutmasın?
Aynı şekilde, sizin kitabınızdaki veya herhangi bir kitaptaki yöntemleri okuduğumda, onları kendi başıma uygulamaya meyilli değilim. Bu bir grupla başlamaktan farklı bir şey. Ben bir grupla birlikte olduğumda, gerçekten de gelişmeyi gözlemliyorum, fakat tek başıma olduğumda, bu oldukça zor görünüyor.

Castaneda: Efsane, İnsan, ve Şükran / Victor Sanchez – Röportaj (1. Bölüm)

Jordan Gruber’in 17 Eylül 1998 tarihinde Hilton Oteli lobisinde Victor Sanchez ile yaptığı röportaj.

Castaneda: Efsane, İnsan & Şükran

JG : Hedeflerin Castaneda’dan oldukça farklıdır. O, “Kartalın çevresinde koşma” olayını gerçekleştirmek gibi, bir çeşit ölümsüzlükle çok ilgili olduğu anlaşılıyor.
Sen ise daha çok insanlara yardım edilmesi ile genel olarak daha çok özgürlük verilmesi, ve yerli insanlara ve Toltek’lere destek sağlanması ile kendi geleneklerini devam etmelerini sağlamalarına ilgileniyorsun. O, kendi küçük grubu için ölümsüzlüğe odaklanmış gözüküyor, senin ise daha geniş bir bakış açın var. Bu doğru mudur?

Sanchez : Gayet iyi açıkladınız, buna ne ekleyebileceğimi bilmiyorum. Temel farklardan biri Toltek bilgeliğinin mümkün olan en çok insanı kapsadığıdır; hepimiz diğer insanlarla ve çevremizde yaşayan diğer şeylerle bağlantıda olduğumuz duygusu ile, her küçük varlık, bizimle ilgili olan her şey, yaptıklarımıza dahil edilmesi gerekir.
Bu duyguda, Castaneda’nın önerisi bana çok kısıtlı geliyor. Özgürlüğe bakış görevini üstlenmiş bir Nagual tarafından yönlendirilen 16 kişilik tek bir grup konusuna gelince, gerçekten sıradan insanların yaşadığından uzak bir şeyden bahsetmiş oluyorsun.
Bu Carlos Castaneda’nın son yaptıkları ve kitapları için geçerlidir, ancak önceki kitaplarında önerilenler daha açıktı, orada yerli algıları daha yaygın olarak bulunuyordu. Son kitaplarında, yerli insanların deneyimlerini bulmak ve onlarla bağdaştırmak zordur. Daha çok entelektüel öneriler gibi, gerçekten de soyut bir şeyler idi.

Adalet ve Siyaset

Seçimlerin hemen ardından gelen iki dalgayı biliyorsunuz. Fenerbahçe soruşturması ve Deniz Feneri davası. Bunların seçimden hemen sonra olması ise dikkat çekici. Neden seçimden önce ikisi de gündemde değildi?

Bu neyi gösteriyor. Adalet siyasi partilerin elinde bir araç mı? Adaleti istedikleri zaman yönlendiriyorlar mı? Siyasetten bağımsız bir adalet olsaydı seçimleri bekler miydi yoksa gerektiğinde hemen soruşturmalar ve davalar açılır mıydı?

Bu iki dava seçimden önce açılsaydı, oy oranlarında ne gibi değişiklikler olurdu?