İVP FERMİON

İlgimi çekti, dinleyebilmeyii istiyorum.
Öner Döşer 15 Aralık, 09:38 Yanıtla
Gerek kitaplarımda ve makalelerimde, gerekse seminerlerimde, 2012 ve sonrasındaki çağ değişimine yaklaştıkça bizi yeni ve farklı bilinç formlarına taşıyacak şaşırtıcı gelişmeler yaşayacağımızı, bu süreçte kademeli olarak, kendi doğamızın farkına varmaya başlayacağımızı vurgulamaya çalışıyorum. Astrolojik değişimlerin, bilincimiz üzerinde yaratacağı etkileri araştırırken, çok ilginç bir çalışma dikkatimi çekti ve çalışmalarını bize sunmak üzere İVP Fermion firmasını Astroloji Okulu’na davet ettim.

Rusya St. Petersburg’da bir bilim adamı tarafından kurulmuş olan ve kuantum fiziğindeki en yeni buluşlarını insanların günlük yaşamlarına taşıma amacı güden İVP Fermion firması, 20 Aralık 2009 Cumartesi günü 15:00-18:00 saatleri arasında Astroloji Okulu’nda ücretsiz tanıtım yapacaktır. Firma hakkında detaylı bilgiye www.enerjidengesi.net adresinden ulaşılabilir.

Tanıtım Yazısı

Öncelikli hedefi beynimizin kapasitesini ve yeteneklerini geliştirmek olan İVP firması, doğuştan sahip olduğumuz yaşam enerjisini, gereksiz yere (negatif düşünceler, psişik saldırılar, nazar, kafa karışıklığı, bilinçaltı programlar) harcanmaktan koruyan ve bizim için öncelikli olan sağlığa, mutlu ilişkilere, hedeflerimize, yaratıcılığımıza yöneltmemize yardım eden yapılar oluşturuyor. Esas itibariyle bu yapılar, Sıfır-Noktası Enerjisi (Zero-Point Field), Quantum Boşluk, Prana, Chi ya da Eter adını verdiğimiz mikrokozmostan makrokozmosa, her yerden ve her şeyin içinden akan sonsuz Birleşik alanı doğru yönlendirmemize yardımcı oluyor, bunu için ise ses enerjinizi kullanıyor.

Bu Kova çağı teknolojisinin temelleri yaklaşık 50 yıldır tüm dünyada torsiyon alanı ya da diğer adıyla eter alanı konusunda yapılan çalışmaların sonucunda yapılan bir keşifle atılmış. Özellikle Rusya’da farklı şehirlerde bulunan çok sayıdaki araştırmacı, XXI. yy enformasyon teknolojilerinin temeli ve torsiyon alanlarına anahtar olabilecek ara taşıyıcı (transporter) tipini oluşturmakla meşgullerdi ve 2003 yılının Ağustos ayında Ekaterinburg şehrinde böyle bir taşıyıcı yapıldı. ‘Fermion’ projesinde ise boşluğun insan bilincinin yardımıyla yönetilmesi alanında en son araştırma ve incelemeler kullanılarak Fregat serisi geliştirildi.

Hedeflerin gerçekleştirilmesi, insan enformasyon alanının korunması, tüm sıvıların nötrleştirilmesi ve enerjilendirilmesi, her gün bindiğimiz arabalarımızın ve içinde yaşadığımız mekanların enerjisinin temizlenmesi ve daha bir çok konuda hayatınızın değişmesine yardım eden bu yapılar hakkında bilgi almak istiyorsanız, 20 Aralık Pazar günü yapılacak katılım için [email protected] adresine veya 0216 386 73 96 numaralı telefona ön kayıt yaptırabilirsiniz.

Tarih: 20 Aralık 2009, Pazar
Saat: 15:00-18:00
Adres: Astroloji Okulu, Bağdat Cad. No:284 Canoğlu Apt. Kat:3 D:20 Caddebostan

SUNUM ÜCRETSİZDİR

Esasen bir fizikçi ve bilim adamı olan, firma kurucusu Verhovtsev N. V.’in sunumunu aşağıda okuyabilirsiniz.

‘İVP FERMİON’
Şırketin ana hedefi günlük yaşam için ileri teknolojilerin tanıtımıdır. Yenilikçi ve Girişimci olan Projenin görevi: Fizik Torsion Alanları ve insan bilincini geliştirme gibi konuları içeren en son buluşların doruğunda yer alan teknolojilerle ilgili bilgi vermektir.

‘FERMİON’ projesi, ‘FREGAT’ serisi adı verilen yapıları pratik kullanıma sunmaktadır. Bu yapılar; kişinin, beyninin kullanılmayan potansiyellerini kullanmasına, emsalsiz bir bilgi koruma sistemine sahip olmasına ve ayrıca sıvılardan negatif ve gereksiz bilgi katmanlarını ortadan kaldırmasına yardımcı olmaktadır.

‘FREGAT’, fiziksel hastalıklardan alınması gereken dersin esasının anlaşılmasına yardımcı olmaktadır. Eğer bir kişi, kendi duygusal ve ruhsal alanlarında olan problemlerin nedenlerini ortadan kaldırmak için her tür çabayı gösterirse, onun fiziksel ve ruhsal durumu belirgin bir şekilde iyiye gider, ki bu tam iyileşme gerçekleşene dek sürer…

‘İVP FERMİON’un konseptinin esası: Hiçbir mekanik cihaz insan bilincinin yerini alamaz. ‘FREGAT’ yapılarına sahip bir kişinin bulunduğumuz bilgi çağında hayatta kalma ve refah içinde bir yaşam garantisi sadece kendisini geliştirmesi ile mümkün olur . Ancak kuvvetli stimulasyonlar(uyarımlar) bu gelişimi hızlandırır. Bu sebeple, ‘İVP FERMİON’un tüm yapıları; insan bilinci ve yeteneklerini geliştirmek üzere etkili bir uyarım olarak sunulmaktadır.

İVP FERMİON’Kurucusu ve başkanı
Verhovtsev N.V.

Bilen söyledi, söyleyen bilemedi onu

Zamanın öncesinde, zamandan önce mekandan önce bir an diliminde var oldum. Sonra parçalandım. O günden beri diğer yarımı arıyorum. Kimi an bulduğumu sandığım an yitirdim. Bu aynı yıllar önce gördüm unutulmaz özlem dolu ve tarifsiz bir rüyadan ayrılmak gibiydi. Ama kaybettiğim ne bir rüya ne de başka bir şey, tarifsiz olan kendi diğer yarımdı. Var oluştan bugüne kadar arıyorum. Dediğim gibi kimi zaman tam buldum yakaladım, artık eksik olmak zorunda kalmayacağım dediğim an işte o an kaybettim hep. Yarım olan ben yine özlem zinciriyle kalbime hapsoldum. Çekildim kimseyi almadığım mağarama. Asırlar var ki hiçbir an onu unutmuş olayım. Asırlar var ki içimdeki ateş sönsün, küllenmiş olsun. Beni bu alemde ayakta tutan o yarımı bulmak umudu oldu. Hiçbir madde, hiçbir nesne bundan alıkoyamadı. beni. Ben ilk var oluştan bu güne var oluş sebebim ayrılan yarımı bulmak ona kavuşma serüvenim içinde o tarifsiz “aşk ateşi”ni duyumsayıp, her bulduğumda kaybederek o “aşk ateşi”ni diri tutmak. Karşıma çıkan herkese sordum onu, bilen söyledi, söyleyen bilemedi onu.

15.12.2009

Dizilerde ne var ne yok

Yeni sezonda izlediğim diziler şöyle 🙂

1.sınıf olanlar:

  1. Heroes… “Onları kahraman yapan seçiimleri!” Bu sezonda yeni bir gurup eklenmiş oyunculara. Prison Break dizisinin en kötü en manyak elemanını ithal etmişler. İlk iki bölümden gördüğüm kadarı ile bu dizi, metafizik jargonun tüm bilgilerine sahip bir senaryo ekibinin elinde. Metafizik, mistik hatta dinsel konularla ilgili arkadaşların konuları görsel olarak işleyebilecekleri zevkli dersler var içerikte 🙂 Ve ben hala yazımm ekibine aynı soruyu yöneltmeye devam ediyorum: “Dizide ne zaman bir Türk olacak?” (Cnbce-pazar)

  2. Prisoner… llk bölüm dündü. Başlangıcından anladığım, Truman show’un onüçüncü kattan(!) görünüşü gibi bi şey. Bekleyip göreceğiz. (cnbce-pazar)

  3. Flash Forward… İlk altı bölümünü izledik. Yeni başlayanlar içinde en göz dolduranı bu dizi. 2009-2014 jargonuna oldukça uygun düşen, güncel-bilimkurgu denebilecek bir yapım. Buram buram LOST kokuyor. Kurgu çok ilgi çekici fakat uyarladıkları kitaptan farklı kullandıkları öğeler var. Baş roldaki FBI dedektifi arkadaşımızı bu çapta bir dizi için başarısız bir seçim gibi görüyorum, şimdilik. (Dizimax-çarşamba)

  4. Fridge… Bir çeşit Xfiles versiyonu. Bilimkurgusal yapısı fena değil ancak oyuncular sayı olarak da çarpıcılık anlamında da zayıf kalıyor. Şimdillik ümid vadediyor. (Dizimax-çarşamba)

  5. Lost… Giderek kafa karıştırıyor, yazarların sel suyuna kapılmış hallerini izlemek hoş.

2.Sınıf fakat gayet zevkli olanlar:

  1. Medium… Bana göre süper bir dizi, medyumluk, suçluların yakalanması gibi dizinin ana teması sıradan sayılabilir, ancak Allison Deboa’nın aile ilişkileri, gerek çocuk ebeveyn olarak, gerek eşler arasında örnek teşkil edecek denli hoş kurgulanmış. Yeni sezonda allison’a bazı kabiliyetler daha atfettiler, onlar ghost visperer’dan aşırılmış gibi duruyor! Oysa bu dizinin beşinci sınıf bir diziden alıntı yapmasına hiç gerek yoktu :((Dizimax-hafta içi her gün)

  2. Mentalist… Süper şirin bir adam, orta karar kurgusuyla, seyrederken dinlendiren bir dizi. Şu ara gösterimine ara verildi, yeni bölümleri merakla bekliyorum. Bir erkekte bu tür gift enterasan olmuş. (Dizimax)

  3. Merlin… Şimdilik ancak çocuklar için güzel diyebilirim, senaristler gerçek hikayeye dönebilecek mi yoksa bu düzeyde kalacaklar mı bilemiyorum. Oyuncu seçimleri harika, görsel olarak da gerçekten doyurucu, hele o ejderha görülesi canım 🙂 (cnbce-Pazar)

  4. Laverage… Güzel bir aksiyon dizisi, “bazen en iyiler en kötüler arasından çıkar” cıngılı ile veriliyor. Kurgu akıcı, karakterler harika.Biraz bond filmlerini andırıyor. (Cnbce-pazar)

  5. The Closer… Erkekleşmemiş bir kadın polis şefini izlemek gerçekten zevkli. Oyuncu ekibi zengin, kugu fena değil. Ben seviyorum doğrusu. (Cnbce)

  6. Criminal Mind… Harika bir diziydi, ancak baş rol  oyuncusu değiştikten sonra sanki bütün yapı çöktü! (Dizimax)

  7. Dr. WHO… İngilizler bilimkurgu yaparsa böyle oluyor! Bol gürültü,bol renk, sarsak kadınlar… Aslında fikir gerçekten güzel, bu kurguyu hollywood çekse daha güzel bi şey olurdu derim. İşim yoksa izliyorum ve sebebim de bi tuhaf; ingiliz ingilizcesinin -nerdeyse tamamen cogny olmuş- kulağımdaki farklı etkisini hissetmek 🙂

Hepsi bu kadar galiba 🙂

  1. A bir de bizden var: Bir kadın/bir erkek… Bi türlü saatini gününü öğrenemedim, rastlarsam zevkle izliyorum. (Türkmax)

ADA- düz ve ters

Ada hanım balıklar kadar ışıltılı uykulardan sabah olunca ismine döner…maliyenin onuncu yıl şube yemeklerinden birine katılacaktır..balkonunda sardunya da seyredebilirdi ama cengiz çok ısrar edince…eh…evet canım bunu başarabilirdi..neredeyse 14 yıl boyunca her gün şubedeki mesai arkadaşlarının ve kendisinin neyi nasıl düşündüklerini düşünerek yaşamayı öğrenmişti…bir yemek bir bir araya gelme bahanesi, bir aynı kaderi paylaştık, paylaşıyoruz, paylaşacağız eğlencesi… alt tarafı….onlarcasına katılmamış mıydı…

İşin çok yoğun olduğu, evrakların babil kulesi kararlılığı ve inadıyla yükseldiği anların birinde rimelli upuzun kirpiklerinin altından büyük bir gezegen gibi ışıldayan siyah gözleriyle yanındaki masada çalışan arkadaşına sezdirmeden bakar oyunu düşünürdü..Kendisinin ve milyar canlının gezegende kalmasının gizli ve aslında apaçık gereği olan oyunu…var eden, varlığı amaçlı ve istendik hale getiren şikayet edildiği hallerde bile elllerinden alınsa “kendisini yaşamın anlamsızlığında zuhur eden” oyun. Bir kahramana şunu söyletti: Kendimi hiç ama hiç önemsemediğimi söylememin bile popüler bir hiyerarşik şiddet doğurduğunu itiraf ediyorum..ve bir bilge, oluşunu nitelemeyendir.Bunu kahramanına söyletti çünkü kendisi çalışıyor..fikirler arasında, evraklar ve daireler, şubeler ve hayatlar arasında …oyunun nesnesi arzununki kadar uçucu…izafi göstergeler, değere indeksli sayılar….nedenselliği elinden alınınca..ayşenin üç elması varmış iki tane de mehmetin…bla..bla… öte yandan dünya yedi günde yaratılmıştır ve bir izleyici, bir tanık daima vardır.Tam şu an sıcakta şıpır şıpır terlemiş şu falanca bey’in içerisi dışarıdan serin olduğu için gizli öfke duyduğu memur ben miyim…..pardon..anlatıcı sorar: o muydu?

Bir maliyecinin ontolojik araştırmaları
Bölüm I: herkes kimdir?
ada
9565785757
9.75 lira gişeye
Hava ne kadar da sıcak…
Bu işi hallettiğine sevindi…başka dairelerde başka başka yerlerde başka başka insanlar da kendisi gibiydi işte….bu kesin bir doğruydu onun için…aksine katlanmak mümkün değildi…..ben herkesim dedi…kaldırımın kesildiği noktada durup…bir adım daha…herkes olduğum için mutluyum…..adım..adım…ada….

Öğleden sonranın iş yükü öğleden önceki dilime göre daha çoktur ve zaman daha yavaş ilerler….zaman menekşeleri sulayabileceği yavaşlıktadır… hışır hışır kağıt sesleri yerini daha mırıl mırıl hesaplara bırakır…memurlar genel olarak talihsiz insanlardır; birinin anlatacak bir hikayesi olursa binde bir…ki bu gerçekten binde birdir….sıradakiler ne kadar da geveze memurlar olduğumuzu düşünürler…bunu düşünecek birisine denk gelme olasılığınız gerçekten oldukça fazladır….ama bu ben ada hanımı çok yormaz, üzmez…bazılarımız daha dirençsizdir..ya da emekliliğe son çeyrek histeri krizlerini görmek daha mümkündür..”biz sabahtan beri kaç kişiyle uğraşıyoruz biliyor musunuz?” soru, aslında şudur: “ben 18 yıldır kaç kişiyle uğraştım sizin gibi biliyor musunuz?, kooperatif evi ne zaman teslim edecek biliyor musunuz…ve şu bi dünya para saydığım gece kremi göz kenarlarımdaki kırışıkları ne zaman geçirecek biliyor musunuz?…ada hanım bayılır yan masadaki arkadaşının histeri krizine maruz kalan vergi mükellefinin yüzündeki bulanık cevapsızlığı izlemeye……

Birçoğunun , herkes olduğunu bilmediği için mutsuz olduğunu düşündü: herkesi birinden ayıran özellik ya da özellikler neler olabilirdi…birisi neden herkesten ayrı olduğunu düşünür? Benzer bile demek zor…neredeyse aynı şeyleri yaşar insanlar..kalitesi ve yoğunluğu imkanlar dahilinde değişebilir elbette ama neredeyse aynıdır…..insan olmak aynılıkların ortalamasıdır dedi…ve evet bu incitici olabilir işte..farklılık bu incinişi duyumsamak olmalı…annesinin biriciği olan minik ada, ilk kez okulun kapısından içeri itelendiğinde, sınıfta herkes olmaya adım attığında…bunu becermeye doğuştan yetenekli çocukları izleyerek öğretmeninin de desteği e kendisinin de gayretiyle tez zamanda aynı “istendik davranış değişikliklerini” göstermişti…

Eğitim: bireyde istendik davranış geliştirme
Soru: kimin isteğiyle..
Cevap: her zaman da aydınlık olması dileğiyle
Es: bir kuşak-kuşaklar-idealizmin altın çağına bir bilet bir bilet lütfen.

İktisadi bilimler fakültesinden kafka okuyarak mezun olamazsınız küçük hanım….yıl tekrarı..yıl tekrarı…ayaklarının üzerinde durma bilinci…kadın olmanın onuru….kasabamsı şehirler…..işte bürosu..sağ penceresi adalet sarayının bahçe duvarını gören menekşe manzaralı…..başarısız evlilik hikayeleri…çocukların imaj olarak hala sadece çocuk bahçesinde kum havuzlarda canlandığı bir kısa tarihçe…zamanla maaşına da alışıyor insan…şube yemeklerinde mesai arkadaşlarıyla konuşacak şeyler de buluyor…herkes olmanın mutluluğuyla…..öylesine emin…herkes kafka okumuştur ki ancak kafka’nın “dava”sını okuyan insanlar memurluk yapıp akıl sağlığını koruyabilir..ancak onlar dekoru yadsımaz…..gezegen dekorlu, ev dekorlu, büro dekorlu, yıldız dekorlu yaşamak mutlu eder ada hanımı..anlamın gösterge, bir eğretileme olduğunu sezmiştir…mutludur. Makyajını, fikrini, sorularını ve kuytularını tazeleyecek ve katılacaktır cengiz’in ısrar ettiği yemeğe…böyledir, buna yakındır zaten.

DR. KİLDE – GRİP AŞISI MİLYONLARI ÖLDÜRECEK

ALINTI…

GRİP AŞISI MİLYONLARI ÖLDÜRECEK
Finlandiya eski Sağlık Bakanı
Dr. Rauni Kilde’den
Domuz gribi hakkında çok cesur açıklama.

Domuz gribi aşısının bir aldatmaca olduğunu itirafa eden Dr. Kilde,

“Bu aşı ile mümkün olduğunca dünya nüfusunun çoğu öldürülmek isteniyor” dedi.

Bu düşüncenin eski ABD Başkanlarından Henry Kissinger’e ait olduğunu söyleyen Dr. Kilde, 14-15 Mayıs 2009 tarihinde yapılan Bilderberg toplantısında bu kararın alındığını belirtti.Dr. Kilde, bir televizyona yaptığı açıklamasında, “ABD, hiçbir maddi kayıp yaşamadan hatta milyarlarca dolar kazanarak dünya nüfusunu üçte iki oranında azaltmayı hedeflemektedir” diye konuştu.

Dünya Sağlık Örgütü’ne domuz gribinin ölümcül bir salgın olduğu yönünde beyanda bulunması için baskı yaptıklarını belirten Rauni Kilde,

“Böylece aşıyı tercihli değil zorunlu yapmak istiyorlardı. Özellikle hamile kadınların ve çocukların ilk önce aşı ile zorunlu tutulması gelecek nesilleri hedeflediğini göstermektedir”

açıklamasında bulundu.Finlandiya hükümetinin sınıflandırmayı kabul etmediğini ve hastalığın derecesini normal hastalık olarak gösterdiğini ifade eden Kilde sözlerini şöyle sürdürdü;

“Hiç kimse aşının bir yıl, beş yıl ya da 20 yıl sonra ne gibi etkilerinin olacağını bilmiyor: Mutlak kısırlık mı? Kanser mi? Ya da ölümcül herhangi bir hastalık mı?”

Dr. Rauni Kilde, “Amerikan yönetimi ileride bundan dolayı doğacak herhangi bir sıkıntıdan dolayı ilaç şirketlerine bir sorumluluk yüklenmemesi için şimdiden önlemini aldı ve onları tüm sorumluluklardan muaf tuttu.

Bu bile işin ciddiyetini göstermeye yeter” dedi.