Beyin Dalgalarının Gizemi

Bütün dünyanın “Secret” (Sır) yasasını konuştuğu son günlerde “titreşim” kelimesi günlük yaşamımızda çok fazla yer almaya başladı. “Çekim yasası var mı, yok mu?” tartışmasını bir tarafa bırakıp, evrendeki her şeyin titreşerek bir arada duran parçacıklardan oluştuğu gerçeğini kabul etmeye sanırım kimsenin itirazı olamaz.

İnanan ya da inanmayan herkesin bir arada yaşadığı bu evren, sayılamaz titreşimlerle bir şeyleri bir şeylere çekiyor ya da itiyor! Galiba tartışılması gereken çekim yasası değil, titreşim yasası… Katı ve cansız cisimlerde maddenin özelliklerini de belirleyen titreşim, canlı organizmaların tümünde çok daha karmaşık ve çoğunlukla da gizemli pek çok şeyin sebebidir. Özellikle İnsan beyninin üzerindeki çalışmalarda keşfedilmesi gereken gerçek “secret”lar hala sayılamayacak kadar çok.

Gezegenimiz alarm veriyor

http://www.facebook.com/event.php?eid=188883118354&ref=mf

GEZEGENİMİZ ALARM VERİYOR

PAZARLIĞI BIRAKIN,
KÜRESEL ISINMAYI ŞİMDİ DURDURUN!


12 Aralık Cumartesi

Saat 17.00 Tünel’de buluşuyoruz,
Taksim’e doğru yürüyoruz.

Saat 19.00 Cafe Guitar’a* geçiyoruz.
Grup Marsis, İlkay Akkaya ve Yasemin Göksu’dan şarkılar dinliyoruz.
Kopenhag’daki arkadaşlarımızla canlı bağlantı kuruyoruz.

*İstiklal Cad. Ayhan Işık Sok. 11/1 Beyoğlu


Gezegenimiz ve tüm canlı yaşam büyük bir krizle karşı karşıya. 200 yıldır fosil yakıtlardan (petrol, kömür ve doğalgaz) enerji sağlayan kapitalist sistem hepimizin geleceğini tehdit ediyor. Petrol, kömür, doğalgaz, otomotiv, silah şirketleri ve onların sözcülüğünü yapan hükümetler, liderler tüm uyarıları duymazdan geliyorlar. Bilim insanları uyarıyor, gezegenimiz alarm veriyor; tayfunlar, seller, orman yangınları artıyor, buzullar hızla eriyor, kuraklık, salgın hastalıklar yaygınlaşıyor. Bunların hiçbiri doğal değil.

kötüye mi gidiyor insan?

En genel,en yalın haliyle sormak istiyorum

İnsanlık gün geçtikçe daha kötüye mi gidiyor?

Eğer öyleyse ne zamandan beri böyledir bu?

Yani ne zamana kadar daha iyiydi de, ne zamandan sonra daha az iyi olmaya başladı?

Hergün heryerde pek çok şey duyuyoruz bir şekilde..Deformasyon deniyor mesela, ya da varoluşsal anlamın yitirilmesinden açılıyor çoğu kez bahisler..kendisi ile bütünleşememek, aklın varlığına rağmen kötüye hizmet etmek, ezmek, sömürmek, öldürmek, şiddetin esiri olup içimizdeki “özü” intehara sürüklemek…Tarif ve kavramlar bitecek gibi görünmüyor..ama ne dersiniz, insanlık her geçen gün daha mı kötüye gidiyor?

Ve eğer böyle ise, ne zamandır böyledir?

Tarih kitapları yazıyor,pek çok barbar savaşçı kavim, ardında canlı horoz bile bırakmazmış yakıp yıktığı yerlerde..Ya da binlerce yıl taşınıp durmuş,tarihin bütün köleleri ,köle işçileri..Roma’nın ihtişamı bir yere kadar, peki ya o hiç de esirgemediği vahşeti?..

Gün içinden, gönülden

Marş dinlemeyeli ne çok olmuş. Şaşırdım vallahi 🙂

Meğer karşı taraftaki okulun bandosundan geliyormuş, öyle güzel marşlar ki nerdeyse gözlerim doldu. Türkiye’de hala marş çalınabiliyo mu diye hayret ettim. Günde beş vakit camlarımız zangırdıyor gerçi ama her şeyin yeri ayrı tabi 🙁

Adem ile Havva diyalogları

alıntıdır…

Adem :Ya Havva bak ne diyecem
Havva:He güzelim

Adem : Bizim çocuklarımız kiminle evlenecek?
Havva: ?!?!?!

Bir süre sonra;

Havva: Bak adem dedim sana şu kardeşleri evlendirmeyelim,gel maymunlarla evlendirelim diye ama sen dinlemedin.
Adem : Niye maymunla evlenince ne olacak?
Havva: ?!?!?! Belki torunlar daha akıllı olurlar.
Adem : Sus hanım bak böyle torun az kıllı oldu, maymunla evlenince akıllı olupta ne olacaktı ki, aklı ne yapacan ki???