Tarih tekerrürden mi ibarettir?

Tarih tekerrürden mi ibarettir yoksa değişim gelişim süreci midir? Şu kısacık soru sizin diyalektiği ne derece sindirdiğinizi turnusol kağıdı gibi ortaya çıkarır.

Tarih hakkında bir bölüm var ama içeriği çok az.

15 yorum “Tarih tekerrürden mi ibarettir?”

  1. Hem tekerrürden ibarettir hem de değişim gelişim sürecidir. Sarmal yaylar gibi.

  2. Tarih tekerrür eder ile matematik tekerrür eder sözcükleri arasında fark yoktur.
    Bütün matematik aynı rakamlarla ifade edilir aynen tarihin benzer olaylara sahne olması gibi.
    Tabii müzik te tekerrürden ibarettir, zira bütün sesler bilinen notalarla çalınır.
    Resim de tekerrür eder, heykel de öyle, hepsi taş yontar.
    Aşk ise binlerce yıldır tekerrür edip duruyor.
    Mu acaba?

    Bir şair öyle dedi diye tarih tekerrür etmez.

    Tüm insanlık tarihi boyunca tekrarlanmış tek tarihi olay yoktur.

  3. Birebir aynı olması gerekmez. Ama tüm tarih boyunca toprak kavgası, mülk kavgası, savaşlar, iktidar kavgası gibi olaylar vuku bulmuştur. Her biri farklı bir olay gibi dursa da sebepleri aynıdır.

  4. o halde sebeplerin sabitliğinden söz etmek lazım..Tarih olaylardan oluşur ve tekerrür etmez.

  5. Aynı nehirde iki defa yıkanılamaz sözü üzerine aynı nehirde bir defa bile yıkanılamaz söylenmiştir.

    <a href=”http://www.sonsuz.us/users/xenix>

  6. peki entropi yasası gereği (sanırım son paradigmaymış aynı zamanda) tarihin tekerrürden ibaret olmadığı söylenebilir mi? ve gelişme olmadığı? saçma bir soru olduysa kusura bakmayın.bir derste işlenmişti konu.bilenlerin fikrini almak istedim.bence tarihi ne olarak gördüğümüz önemli bu soruyu cevaplayabilmek için.tarihi olgular bütünü olarak değerlendireceksek tekerrürden ibaret olduğu kaçınılmazdır ki bana göre sığ bir yaklaşımdır kendileri bu yüzden.peki tarihe olgular bütünü olarak bakmadan da bir şekilde tekerrürden ibarettir yargısına ulaşabilir miyiz sizce? ve nasıl?

  7. [s:Entropi] yasasına bağlamak biraz alakasız evet.

  8. yukarıdaki yorum bana ait.üye olmadan önce yazmıştım.fotoğraf yüklemek istedim ama olmadı.notta tam olarak entropi yasası,tarihin ilerleme demek olduğu fikrini yıkar diyor.bunu da evrenin düzenliden düzensize geçişi ve evrende düzenli bir durum oluşması halinde bunun yakın çevresinde daha büyük bir düzensizlik pahasına gerçekleşmesiyle açıklamış.olayı anlayabiliyorum ama bağı net olarak kuramadım.kafamda canlandıramıyorum.yorum için teşekkürler

  9. Entropi pek doğru anlaşılan bir konu değildir sayın rumana. Düzen, düzensizlik gibi kavramlar ise doğada olmayan insanların yaptığı sınıflandırmalardır.

    <a href=”http://www.sonsuz.us/users/xenix>

  10. aynı nehirde iki kez yıkanılmaz, dünya döner, zaman geçer, herşey değişir,
    şu şiir aklıma geldi:
    kıssadan hisse:

    tarihten ibret alınırmış derler,
    ne boş laf,
    beşbin senelik kıssa yarım hisse mi verdi?
    tarihi tekerrürdür diye tarif ediyorlar,
    hiç ibret alınsaydı tekerrür mü ederdi?

    şairi kimdir bilmiyorum.

  11. bunu birebir almak hata olur bence bin sene önce devletler kılıçlarıyla şimdi otamatik tüfeklerle 1 bin yıl sonra lazer beam yani değişen sadec nasıl yapıldığı bir söz var ”Bundan daha önce olduğu daha sonra olacağı şekilde…” ne değişirse değişsin insanlar hep aynı kalacak bencil,hırslı ve acımasız

  12. “Aynı nehirde iki kez yıkanamazsınız”(Heraklitos)
    “Aynı nehirde bir kez bile yıkanamazsınız”(Kralitos)

    Nicelik olarak hiç bir şeyin tekrarı yoktur. Kralitos’un dediği gibi… Ancak nitelik olarak tekrarlar olasıdır…
    Dünya kaç milyar yıldır kendisi ve güneşin etrafındaki dönüşünü tekrar ediyor. Bu nitelik olarak tekrardır. Ancak ne dünya ne güneş nicelik olarak aynıdır. An’dan ana geçişte, andan sonraki anda sürekli olarak nicel değişikliğe uğramaktadır…
    İnsanın birey ve toplum olarak kendini var etme sürecinde de nitelik tekrarlar vardır. Doğar, doğurur, ölür, kendisinden doğan da doğurur, ondan doğan da… Nitelik olarak doğum insanın kendisini tekrarlamasıdır. Ancak nicelik olarak hiç bir çocuk kendini doğuranlar ile aynı değildir.
    Toplumlarda öyledir. Ne ki nicel birikimler nitel sıçramalara yol açar, köle emeği örneğin, köylü emeğine, köylü emeği, işçi emeğine dönüşür… Burada nitel farklar ortaya çıkar… Bu durumu siz ha işçilik ha kölelik olarak algıladığınızda “tarih tekerrürden ibarettir” diyebilirsiniz. İnsan soyunun hala “ezen-ezilen” ilişkisini tekrarladığını düşünebilirsiniz. Ancak bu ilişkinin seyri bu ilişkiyi ortadan kaldıracak nicel kazanımlar içermektedir. Uzun bir süreyi göz önüne aldığınızda köle ile işçi arasındaki nitelik farkı da bir nicelik fark sayabilirsiniz elbette. Ama gel gör ki değişim ve gelişim sürmekte ve her aşama kendisinden öncekini geri dönülemez şekilde yadsımaktadır…

    Toprağı sürmeyi düşünün; kara saban; pulluk, traktör… Hepsinde demir bir kama var toprağa saplanan ve sistem aynı fizik yasalarıyla çalışıyor. Peki kara saban ile traktör ardındaki saban tekrar mıdır?…

    Bir şeye göre nitelik sayılan bir gelişme, bir başka şeye göre nicelik sayılabilir ve bizleri “tarih tekerrürden ibarettir” yanılgısına düşüren de budur…

  13. Bu sözü söyleyen Eristics değil miydi? Kralitos kim.

  14. Kralitos, Heraklitos’dan daha radikal olan, Heraklitos’un öğrencisidir…

  15. Hüseyin Aktaş doğru söylüyor. Bu sözü söyleyen Cratylus (Kratylos) dur.

Bir yanıt yazın

Ad ve E-posta zorunlu değildir.