1-Liste tutmaya özen gösterin
2-Not defteriniz her zaman yanınızda bulunsun
3-Arada serbest yazım çalışmaları yapın
4-Bilgisayarların avantajlarını kullanmadan üretimlerinizi yapmaya çalışın
5-İç sesinize daha fazla söz hakkı verin
6-Kendinizi hırpalamayı azaltın
7-Çalışmalarınıza zaman zaman mola verin
8-Duştayken şarkı söyleyin
9-Çay/ kahve için
10-Köklerinizi bilin
11-Değişik müzikler dinleyin.
12-Yeniliklere açık olun
13-Yaratıcı insanlarla takılın.
14-Yaptıklarınızı denetleyin.
15-İşbirliği fırsatlarını kollayın.
16-Azminizi kaybetmeyin..
17-Sık sık denemeler yapmaktan yılmayın.
18-Hatalarınızı gözünüzde büyütmeyin.
19-Daha önce gitmediğiniz yerleri gezin.
20- Aşina olmadığınız kültürlere ait filmler izleyin.
21-Sahip olduğunuz sizi mutlu eden şeyleri hatırlayıp şükredin.
22-Bol bol dinlenmeye özen gösterin
23-Risk almaktan çekinmeyin
24-Zaman zaman kurallarınızı ihlal edin.
25-Sizi mutlu kılan şeyleri daha sık yapın.
26-Kendinizi çok fazla zorlamayın.
27-Her gün bir sayfa sözlük okuyun.
28-Yeni bir şeye başlarken önce yapılacak şeyin çerçevesine karar verin.
29-Birilerini gözüne girmeye çalışmayı bırakın.
30-Aklınıza gelen yeni fikirleri hemen yazın.
31-Çalışma yerinizi temiz ve düzenli tutun.
32-Eğlenme fırsatlarını kaçırmayın
33-Yarım bıraktığınız bir şeyleri tamamlayın.
yaratıcılık sanki içten gelen birşey 33 değil 333 yol da olsa insanın içinde yoksa yaratıcı olamaz 🙂
zaten 33 yöntemi önerenler ”korumanın yolu ”demişler…yeteneklerin doğuştan gelmesi gerektiği bir gerçek tabi..ama onları parlatmak veya köreltmek sonradan mümkün.
hmmm ben o detayı kaçırmışım baal, koruyayım öyleyse çünkü doğuştan yaratıcıyım 🙂
*Gereksiz bilgilerle zihni doldurup meşgul etmemek.

Eğlenme fırsatlarını kaçırmayın 🙂
Allah birdir ve tekdir. Yaratıcılık sadece Allaha (c.c) mahsustur.
O zaman ‘yaratıcılıkla’, ‘ Yaratıcılığı’ ayırt edemeyen “Apartman yöneticisi” istifa 🙂
Korunmaya ihtiyacı olan yeteneğin yaratıcılıkla alakası olamaz, ve aynı kelimeyi iki farklı anlam için kullanmak anlamların içini boşaltmak demektir.
ya birini ötekine ya diğerini öbürüne aktarmak demektir.
iki şeyi bir şey olarak algılamak ise kavramlardan birini eninde sonunda yok eder.
İşte bu da inanca saldıranların yaptıkları psikolojik savaşın bir saldırısıdır..
Bu saldırıya karşı çıkan inançlı insanlar ise, cahillikle veya art niyetle suçlanır.
İnançlı insanları aptal yerine koymak demek olan bu düşünceyi, kabul etmiyor ve protesto ediyorum.
Andropoz da yaratıcılığı olumsuz etkiler.
Andropoz yani, hani şu kadınlarda olan menopozun erkeklerin başına gelmişi. Allah size vermesin bir de çok sinirli yapar insanı bu hastalık.
Yukarıdaki maddelerin çoğunun sallama olduğuna dair bir his doğdu içimde.
Sallama ya da baallama, ikisi de aynı şey:))
Aynı fikirdeyim,
özellikle ben dün etik kurul tarafından uyarıldıktan sonra, ilk maddenin ne olacağından eminim. Ama sabıkalı olarak sexist bir yorum yapıp ömür boyu sonsuzdan sürgün yemek istemediğim için susuyorum.
Bu konunun en şanslı uzmanı olarak sözü Ebubekir’e bırakıyorum.
xenix
bunlar bir infographic bir kartta yazıyordu ben çevirisini yazdım…
Niye böyle düşündün?
Artık onlar neye dayanarak bunları yazmış orasını bende bilmiyorum…ama 9.-10. maddeleri chartta yazanın aynısına çevrdiğime bende hata diyorum… onları,çalışırken arada çay kahve içmek ve yaratıcılığınızın köklerini öğrenmek şeklinde çevirseydim daha güzel olacaktı.
Bazı yorumlar birbiri ile çeliştiği gibi bazıları da sanki 3 doğrunun arasına serpiştirilmiş bir yanlış gibi duruyor. Bir de sıkça mutluluktan bahseden veya mutlu olmanın yollarını gösteren iletilere antipatim var. Dinler de aynı şeyden besleniyor. Mutluluğun kendisi yaratıcılığın en büyük düşmanlarından olabilir.
aklınızda hiç bi şey tutmayın ve hiçbi şeyi işaretlemeyin derdim ben ve bu bir yönerge-bildirim olmazdı; içten bi sağnıç olurdu
yaratıcılık için bir yönerge var oysa yaratıcılığın yönergelerden ve kurallardan-konumlardan, anlamlandırmalardan ve aslında herşeyden arnınmak-vazgeçmek; doğaçlanmak ve özgünlenmek olması gerekirdi ki bunu bile yönerge olarak sunmak saçmalık olurdu