deve ve diyar hikayesi

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da demiş ya üstat..

Ve hatta, sevda yüzünden ölmek de ayıp değilse eğer…

Denilebilir ki belki;

Kendimizi savunduğumuz o malum mekanizmaların psikolojisi de ayıp değildir yaşamak için.

Şimdi tüm bu “çılgın şeyler” üzerine konuşmak aslında zahmetli iştir ve enerji gerektirir.

Benliğin kendisi zaten yeterince “deli”dir.

“Saldır ya da Kaç” dışında seçeneklerimiz de vardır, ironi oradan gelir.

Ama insan bir deveyle bir diyar arasında sıkışmaya yine de meyillidir.

O zaman da ağır gelir.

Biz işte bu ağır şey ile yaşarız.

Güttüğümüz develerin yüzü suyu hürmetine terketmek zorunda kalmadığımız diyarlar.

Ve terk etmek zorunda kaldığımız diyarlara inat gütmediğimiz develer.

İçimizde koşturan atların.. ve de itlerin birbirine karışmış izleridir onlar.

Ben ne diyecektim, gene nerelere geldim.

Ehveni şer.

KÖTÜLÜK

Tam da benzer bir konuyu forum olarak açmayı düşünürken Rinda’nın son paylaşısını (kötüyüm ben kötüyüm) görmek hoş oldu..Ben aynı yerden devam edeyim o zaman..

Evet,peki ya siz hiç kötülük yaptınız mı?

Ama lütfen, öyle kazayla, bir sinir anında yanlışlıkla veya istemediğiniz halde falan filan değil..

Aksine, senaryosunu bizzat kaleme alarak, kurgulayıp hesaplayarak, ve yaptığınızın kelimenin tam anlamıyla katıksız bir kötülük örneği olduğunu bilerek..kötülük yaptınız mı hiç?

Yaptınız tabi ki, ve yaptık tabi ki..

Konuşmak isteyen?.-)

Bugüne kadar forumlar bize ne verdi?

Çok sade ve net bir soru soruyorum işte..

BUGÜNE KADAR KATILDIĞINIZ, AÇTIĞINIZ, VEYA TAKIP ETTİĞİNİZ FORUMLAR SİZE NELER VERDİ?

Mesela herhangi bir yorum veya katılımcı, o ana kadar inandıklarınız/düşündükleriniz üzerinde anlamlı bir farklılık yaratmayı becerebildi mi?Hadi bu çok iddealı olur, en azından usunuza bir kıymık kaçırabildi mi?

Ya da daha önce farkında olmadığınız bir gerçekliği farketmenize vesile olabildi mi?

Veya herhangi bir tutum ya da yargınızı en azından tekrar gözden geçirmeniz anlamında etki sağlayabildi mı?

Size hiç “yanılmışım” dedirtebildi mi? Yoksa ne bileyim, tartıştıkça ve yazıştıkça ne kadar haklı olduğumu yeniden ve yeniden görme fırsatı buldum gibi bir duygulanım mı eklendi hayatımıza?

Benzer sorular uzatılabilir, yenileri eklenebilir..

Sahi, forumlardan geriye ne kaldı bize?..Tüm üye ve katılımcıların deneyim ve duygulanımlarını paylaşması dileğiyle..

insan mükemmel bir varlık mıdır?

Evet,insan mükemmel bir varlık mıdır?

Beş duyu organı aracılığıyla çevresini algılayıp hisseden, onunla diyaloğa giren, majör anotomik yapısı ve mekaniğinden tutun da ,hücre ve hücre altı düzeyde binlerce enzimin ve aracı molekülün devriye gezdiği mikro süreçleriyle birlikte,insan..mükemmel varlık mıdır?

Mükemmel ise bu nasıl bir mükemmelliktir ve nereden gelir, nelerden kaynaklanır.Ya da hangi özelliklerinden dolayı mükemmel olduğunu düşünülür veya farzedilir?

Ve tabiki,eğer mükemmel değilse, (ya da öyle düşünüyorsak),onun da nedenleri nelerdir?

Saygılar..