Wicca Bayramları

Rüya taşından sonra bir de bu eksik kalmasın diye yazayım dedim 🙂

SAMHAIN
Ekim 31, önemli olmasının birçok nedeni var. Kelt Yeni yılının arifesi ve Kışın ilk günüdür. Aynı zamanda Irlanda Keltlerinin lisanında Ekim ayına verilen isimdir. Bu önemli bayram gününde söylendiğine göre Maddi ve Spiritüel Dünyalar arasındaki örtünün en ince olduğu gündür, ve ne insan ne de ruh geçiş yapmak için herhangi bir büyüye veya şifreye gerek duymaz. Sevdiklerimizin ruhları ısınmak ve yaşayan akrabaları ile sohbet etmek için Samhain ateşleri etrafında toplanır.

YULE
Aralık 21 veya 22, Kış Gün Dönümüdür, cadılar yılın en karanlık ve en uzun gününü kutlarlar. Bu günde Tanrının dünyamıza ışığı ve sıcaklığı geri getirmek için tekrar doğduğu hatırlanır.

IMBOLG
Şubat 2, “Candlemas” olarak da bilinir. Bu en büyük bayram günü yılın canlandığı ve Baharın ilk heyecanlarının başladığı gündür. Işığın dünyaya döndüğünü vurgulayan Ateş festivalidir. Tanrıçanın üç evresi kutlanır; Bakire, Anne ve İhtiyar Kadın (veya Büyü, Olgunluk ve Bilgelik)

OSTARA
Mart 21 veya 22, İlkbahar Gün Dönümüdür. Bu küçük bayramda ışık ile karanlığın mükemmel bir dengede olduğu hatırlatılır. Ancak, ışık karanlığı yener. Günler uzar ve geceler kısalır.

BELTANE
Mayıs 1, Mayıs günü olarak da bilinir, bu Kelt Yazının ilk günüdür. Kelimenin asıl anlamı Irlanda Keltlerindeki “Bel-Fire” ın bir türevidir. Bel Keltlerde Işık ve Ateş Tanrısıdır. Bel veya Balor “Parlak Olan” diye bilinir. Dünyaya yaşamın ve doğurganlığın geri geldiğini anmak için ateşler yakılır. Bu gün birçok başka kültürde de benimsendi ve bugün pek çok kişi halen Mayıs Direği Dansı oynar, pikniklerde bayram kutlanır ve insanlar neden aşık olduğunu hatırlar.

LITHA
Haziran 21 veya 22, aynı zamanda Yaz Gün Dönümü veya Yaz Ortası olarak bilinir, kesinlikle Güneş bayramıdır, cadılar güneşin en yüksek en parlak ve en uzun olduğunda Tanrının ışığını ve Sıcaklığını onaylar. Bu bolluk ve bereket için neşelenmenin zamanıdır.

LAMMAS
Ağustos 1, eskiden bu bayram LUGHNASADH olarak bilinirdi ve toprak bize hasat ile kışa hazırlanmayı hatırlatır. Kelt Tanrısı ve Savaşçısı Lugh, Tarımsal Refahın Gizleri için düşmanının canını bağışlar. Bu nedenle Lammas ilk üç hasat kutlamalarının ilkidir. Buğday ve Mısırın ilk hasadıdır.

MABON
Eylül 21 veya 22, Sonbahar Gün Dönümü olarak da adlandırılır, ışık ile karanlığın eşit saatlerde olduğu neşeli bir gündür. Ancak, bu zamanda karanlık ışığı yener. Bu gün ikinci hasat kutlamasıdır. Bundan sonra yılın çarkı üçüncü ve son hasadı ve yeni bir Samhain yılının başlaması ile biter.

Rüya Taşı Hazırlama ve Kullanma

Rüya Taşı rüya enerjisini odaklamaya yardımcı olur…
İlk önce, Rüya Taşını günlük çalışma olarak herkesin kullanmaması gerektiğini söylemek lazım, rüya enerjisi azalmış ve rüyada berraklığı yakalamada ve hatırlamada zorluğu olanların, veya rüyayı bilinçli olarak yönlendirmek için kullanıldığında taş yardımcı olabilir. Rüya Taşı, Rüya Enerjisine odaklanmayı, Rüyayı yönlendirmeyi ve Rüyaların bu taşa kaydedilerek hatırlanmasına yardımcı olur.
Çeşitli taşlar yüzyıllardır Şamanlar tarafından değişik amaçlar için kullanılır. Bazı Şamanlar enerjilerini ve varlıklarını korumak için muhakkak çeşitli taşlara sahip olmaları gerektiğine inanırlar. Taşlar, şifa, kehanet, rüya, çeşitli enerjileri depolamak için kullanılır. Rüya Taşları Şamanların Rüya çalışmalarını anlayıp üstünde çalışmaya başladıklarından beri, Rüya dünyasına sağlam bir şekilde ayak basmak için kullanılmaktadır. Rüya Taşları, bugün bizim uyku düzensizlikleri olarak adlandırdığımız, gece korkuları, uykusuzluk ve diğer rahatsızlıklara karşı kullanılmak üzere Şamanlar tarafından enerji yüklenir.
Sıklıkla Şamanlar öğrencilerine “özel” bir taş hediye eder ve onu iyi saklanmalarını ve özellikle onunla birlikte uyumalarını söyler. Bazıları bunun nedenini açıklar, bazıları ise sessiz kalıp herhangi bir açıklama yapmayı reddeder. Taşın yapısına ve Şamanın ona yüklediği niyete göre öğrenciler sıklıkla rüyalarının anlamlı bir şekilde değiştiğini görürler. Bu yöntem öğrenciler için, sıradan gerçeklikten ayrılmanın ve dünyanın esas doğasını nasıl göreceklerinin ilk adımıdır. Bundan sonra Enerji ile ilişkilendirildiği aşikar olan bu taşı öğrencinin rüya için nasıl kullanacağı öğretilir. Bazen Şaman, öğrencinin rüya deneyimine bağlı olarak bir iç karışıklık yaratmak için uygun olmayan tavsiyelerde bulunur, buradaki amaç doğrusal farkındalık yeteneklerinin beklenmedik bir parçalanmasına sebep olmaktır. Bugün insanlar taşları farklı görüşler ve nedenler için kullanırlar, fakat akılda tutulmasında yarar var ki, uygulamadaki esas amaç olan enerji değişmemiştir.
Rüya Taşını bulmak, temizlemek, yüklemek ve kullanmak için adımlar atmaya başladığımızda, nihai kullanım için her bir adımın neden önemli olduğunun kısa açıklamalarını aşağıda bulacaksınız. Ancak, açıklamaların yalnızca kelimelerden ibaret olduğunu, kendi deneyim ve enerji ihtiyaçlarınız için doğru ve faydalı olanı uygulamanız belirleyecektir.
İlk adım tabi ki taşı bulmaktır. Bunun için iki yol var, rüyaya gidip ve oradan bir taş getirmek, veya buradan bir taş bulmak. Önerilen burada bir taş bulunmasıdır. Şimdi, taş satan bir dükkana gitmeden önce durun ve düşünün; eski zaman Şamanları böyle bir taş aradıkları zaman nelerle karşılaşıyordu. Tabi ki taş satan dükkandaki güvenilir bir satıcı onları istekleri için yönlendirmiyordu, basitçe, doğru taşı bulmak için yalnız kendi sezgilerini, eğitimlerini ve enerjilerini kullanmaları gerekiyordu. Sizin ve taş arasındaki kişisel ilişki göz önüne alındığında bu yöntem halen en iyisidir. Şaman taşın enerjisine bakarak onun amaca uygun olup olmadığını görecektir. Eğer halen bu konuda kendinizden emin değilseniz, taşa baktığınızda veya onu tuttuğunuzda basitçe sezginizi ve hislerinizi kullanın. Bazı taşlar ilk anda garip bir şekilde soğuk ve itici gelecek, bazıları ise sıcak, ama halen onu cebinize koyacak kadar büyük bir istek duymayacaksınız.
Sonunda, epeyi bir dolaşıp ve birçok dükkan ve taş denedikten sonra “hah, işte bu” dediğiniz kendinize ve ihtiyacınıza uygun bir taş bulacaksınız. Bunu bulduğunuzda bir onaylama, taşlaşacak duruma gelmenize rağmen bir sıcaklık ve bağlantı hissedeceksiniz. Taşınızı dinleyin, o sizinle konuşacaktır, eğer dinlersen onu duyacaksın. Şimdi, yeni arkadaşına bir soru sorman gerekiyor, bunu sormayı asla unutma; “Benimle birlikte çalışacakmısın ? Benim Rüya Taşım olacakmısın?” Eğer cevap “evet!” ise daha ne olduğunu anlamadan bir anda kendini o taşı alıp cebine koyarken bulacaksın. Bu durumdaki taşlar genellikle senin için biçilmiş kaftandır, avucuna uygundur ve oraya iyi otururlar. Ararken gözlerini açık tut; doğru taş herhangi bir yerde bulunabilir, evinin arka bahçesinde, yol kenarında veya bir saksıda dahi. Taşın türü önemli değildir, önemli olan taşın seninle ve senin taşla rahatlamış olmandır.
Şimdi, yeni arkadaşını buldun ve neşe ile onunla birlikte eve giderken onu Rüyada kullanmak için nasıl hazırlayacağını düşünmen lazım. İlk önce, herhangi bir çamur veya pislik gidene kadar, temiz ve ılık bir su ile onu yıka. Mümkünse bir veya birkaç gün güneşli bir yerde kuruması için bırak. Bu diğer işlemlere geçmeden taşın eve ait enerjiye alışması içindir. Taşın bulunduğu yere alıştığını hissettiğinde taşın enerjisini temizlemek ve uyumlamak gerekir. Merak etme; bu taş için sıkıntı verici bir işlem değil. Biraz tuz al, deniz veya kaya tuzu iyi olur ama sofra tuzu da iş görecektir. Küçük bir kaba biraz tuz koyup taşı yerleştir ve üstü tuzla kaplanana kadar tuz ekle. İşlemin çalışması için yirmi dört saat bekle. Tuz taşın dıştan aldığı enerjilerin temizleyecektir; insanlar gibi, taşlar da dış kaynaklardan enerji toplarlar ama onların varoluşları çok uzun süreli olduğundan boşaltılması da daha zordur.
Tuzla işin bittiğinde taşı oradan çıkar ve nazikçe onu durula. Şimdi, taşın enerjisini, onu ısıtarak, kendine uyumlamaya hazırsın. Sakın mikro dalga fırınla bunu yapma. Fırını veya ocağı mümkün olan en düşük ısıya getirerek, bir tava veya kapta taşı her tarafı aynı sıcaklığa ulaşana kadar ısıt, sonra soğuyana kadar orada bırak. Buradaki en önemli şey senden başkasının bu taşa kesinlikle dokunmamasıdır. Bu işlemden sonra taş artık yeni bir enerjiyi almaya açıktır ve yüklenmeden önce dokunan herhangi birinin enerjisini çeker. Taş tamamen soğuduğunda artık ona Rüya için enerji yükleyebilirsin.
Şamanizmin esrarengiz yöntemlerini kullanmayan insanlar için sonraki adım biraz tuhaf gelebilir. Taşınıza enerji yüklemek için biraz özel zaman ayırın. Bu işlem karşılıklı iradelerin ve niyetlerin birbirine bağlanmasıdır. Taşını eline al ve göz hizasında tutarak onunla konuşmaya başla, o an için ne hissediyorsan onu söyle o en uygunudur. Taşının cevabını hisset, bu işlem onu ilk bulduğun andaki gibi olacaktır, fakat çok daha güçlü ve net. Taşına, sana Rüyalarında yardım etmesini rica et ve kabul edip etmediğini gözle; eğer kabul etmiyorsa yanlış giden bir şey vardır, yıkandıktan sonra biri ona dokunmuş olabilir, veya alırken hata yapmış olabilirsin. Eğer kabul etmemişse, onu yolun dışında güzel bir yere bırak ve teşekkür et. Kabul ettiğini varsayarak enerji yüklemeye devam edelim.
Taşı elinde ve göz hizasında tutarak, parmağınla küçük bir kuş’u okşarmış gibi onu okşa. Bu yaptığının ne kadar saçma ve aptalca olduğu gibi düşüncelerden zihnini arındır, ve tek bir niyete yoğunlaş. Yalnızca “Rüyalarını hatırlamaya” çabalıyorsun, veya Rüya enerjini berrak olarak “görüyorsun”, ya da “kabuslardan kurtuluyorsun”, bu amaçla tek bir niyet tut. Derin bir nefes al ve niyetini yaratarak taşa bağlanarak amacını ona yükle. Nefesini kullanarak, taşın yüzeyine doğru hafifçe üfleyerek niyetini fiziksel olarak taşa aktar. Taşın artık yüklenmiştir. Taşını devamlı üstünde taşıyabilir, veya başkalarının onu rahatsız etmeyeceği emin bir yere bırakabilirsin.
Enerji ile yüklendikten sonra artık taşın kullanılmaya hazırdır. Gece veya gündüz yatmaya gittiğinde, taşını enerji yüklerken kullandığın elinde tut. Niyetini içinden veya eğer istiyorsan taşınla doğrudan konuşarak niyetini tekrarla, ve taş elinde veya yastığının altında iken uykuya dal, taşın enerjisi sen rüyadayken etkinleşecek. Bazı kişiler taşı tutukları elde yanma hissedebilir, bu durumda taş yastığın altına koyulara rahatlama sağlanabilir. Rahatsızlığın devam etmesi durumunda bir süre ara vermek yaralı olacaktır.
Daha önce nefesinle yaptığın şekilde Taş yeniden başka niyetlerle de yüklenebilir. Mesela, uyku Rüyası için hazırladığın bir taşı uyanık Rüya için veya Rüyada istediğin yere seyahat ederken sana rehberlik etmesi için, ya da her ne sebeple olursa olsun uykusuzluk çekiyorsan derin uykuya dalabilmek için enerji ve niyet yükleyebilirsin.
Enerji yüklenmiş taşını başkalarının görmesi veya tutması sorun olmaz, ancak uzun süreli olarak başkalarıyla ilişkili olmaması gerekir. Ve eğer bir gün taşın çalışması zorlaşır veya Rüya enerjisi istemediğin yönlere gitmeye başlarsa, ona teşekkür ederek yeryüzüne geri iade et. Çoğu kişi bu sorunla karşılaşmıyor; ömür boyu süren birliktelikle yükselen güç ve iyileşen neticeler ile kendi Rüya dünyalarının bir parçası oluyor.
Aynı anda kullanılmamak şartı ile iki farklı niyetle yüklenmiş taşlarla da uygulamalar yapılabilir.

Dolunay Meditasyonu

26 Haziran Cumartesi akşamı saat 20:30 da TuVa Sanatta “Dolunay Meditasyonu” yapmaya niyetliyiz.
Daha önce 12 Haziran da yapılan “Yeni Ay Meditasyonu” formatında olacak.
Uygulamamız Yönlendirilmiş Meditasyon formatında olacak, amaç daha önce böyle bir uygulamaya katılmayanların da yapabilmeleri.
Uygulama [ 20:30 dan 22:00 ) ye kadar sürecek… 20:30 ile 21:00 arasında yöntem ile ilgili kısa açıklamalar yapacağız ve 21:00 ile 21:30 arasında Meditasyonumuz olacak, sonraki yarım saati deneyimleri paylaşmak için ayıracağız.
Katılacakların meditasyon saatinden en az 2 saat öncesine kadar ağır bir yemek yememeleri, zihinsel bulanıklık yaratmayacak miktar alkol almamaları, yorgun olmamaları ve bedenlerini sıkmayacak bir giysi ile gelmeleri daha doğru olacaktır.
Ayrıca, oturmak yerine yatarak meditasyon yapmayı tercih ediyorsanız (ki benim önerim budur) üstünde uzanabileceğiniz bir mat veya küçük battaniye ve üstünüze örtebileceğiniz şal benzeri ince bir örtü tedarik ederek gelmenizi öneririm.
Sevgiler & Selamlar,

2010 Yaz Gündönüme ve Yeni Yazgı.

Yükselin, Güneşin Çocukları, Melek Kanatlılar, Güneşin Habercileri, Gökkuşağı Savaşçıları ve diğer Aydınlık varlıklar, yükselin.

Bu Gündönümünde güneşimiz vasıtası ile yeni bir Altın Oktav titreşimine girmekle ödüllendirildik, Dünyamıza derinden etki eden ve hayat veren haşmetli ve zeki aydınlatıcısı buna izin verdi .

Kozmik Güneş enerjisi bizim fiziksel Güneşimize ve Dünyamıza doğru daha önce hiç olmadığı bir şekilde yayılıyor. Bununla bir geçiş yeri olan planetimizdeki tüm yaşam formlarına yeni bir yazgı belirleniyor. Maskeler kaldırılıyor, temiz kalpler ve aydınlanmış zihinler Büyük Merkezi Güneşin kanalına daha da yakınlaşmak için ilerliyorlar, zeki ve nihai ifademizin kaynağı olan güneş yuvamız, birlik ve bütünlüktür… bu Alfa ve Omegadır (başlangıç ve sondur).

Büyük Merkezi Güneş Samanyolu’muzun galaktik merkezidir. Bu galaksideki tüm yıldızların, gezgin bedenlerin ve yaşamın doğduğu yerdir. Engin yaratıcı enerjiyi de kapsıyor, pek çok ulu kozmik bedenin yuvasıdır ve düşünülemezin ötesinde kavranamaz bir görkeme sahiptir. İnsanlık olarak, Kaynak enerjiye doğrudan bağlanabilmemiz ve evrensel ışık zekasına daha büyük oranda erişim sağlamanız bu dünyada alabileceğimiz en büyük hediyedir. Bu beklediğimiz Kutsal Yazgıdır!

Büyük Merkezi Güneşi ve diğer tüm Evrensel Güneş Bedenlerini alt seviyelere dönüştüren Güneşimiz, bu devrede bedenlerimizin dayanabileceği en yüksek titreşimleri yaymaktadır. Bizim titreşimlerimizi okuyup evrimleşebilmek için ihtiyaçlarımızı belirleyerek bizi ona göre besleyen Güneşimizdir. Dünyamızdaki tüm diğer yaşam formlarının ve her birimizin ulaştığı gerçek farkındalığı da anlamaktadır. Müşfik Güneşimiz hisseden bir kalp merkezidir ve tüm yaşam için dengesizlikleri nasıl düzelteceğini bilmektedir. Bize ait olan yeni Kutsal projenin kodlarını elinde tutarak, her zamankinden daha çok, kutuplaşmış doğamızın aşılmasını sağlayarak Kaynak ile tekrar birleşmemizi sağlayacaktır.

Bırakın Güneş içeri girsin.

Güneşin ışınlarıyla birleştikçe, kendimizi kozmik güneşin dev dalgalarına karşı ortaya atıyor ve açıyoruz. Bedenimizin DNA’sını çözme yeteneğini, Evrensel Işığın lisanını, Kutsal Sezgiyi ve diğer hediyeleri alabilmek için, sonsuz, elektronik Nedensel Bedenimize doğru daha da çok açılıyoruz. Bu Nedensel Bedenimizi etkin hale getirince, Üst Benliğimizi daha derinden kavrayarak aslında ışın saçan bir Güneşe dönüşürüz. Birlikte, milyonlarca parlayan Güneşe dönüşürüz!

Enerjiler zaten bize ulaşıyor ve güneş enerjisinin yaşamımızı destekleyen yeni bir devreyi müjdeliyor. İnsanlığa ve Dünyaya hizmet için Düşünce/Hissetmek oranını ortaya koymaya, kişisel yeteneği kavranamaz bir ilerlemeye çekmeye hazırlanın.

Bu gündönümünde, Güneşin gelen ışınlarını saygı ile kucakla. Kendini Güneşin büyülü ışınlarına bırak ve değişimin güçlü bir dev dalgasını yarat “dualite ve ayrışma olan eski mitlerin kısıtlamalarını dönüştürerek, Dünyada birlik ve huzur mucizesini doğur”.

COS – Children of the Sun – Güneşin Çocukları

Sevgiler & Selamlar,

Aki

Bir başka gerçekliğe giriş – 2

Daha önce bahsedilen “benlik” (ego) tanımına göre, yeni bir gerçekliğe uyumlu olacak bir şekilde yeniden yapılandıracak alıştırmaların tekniklerini açıklamaya başlayabiliriz;

Ölümün Farkındalığı
Genelde tüm çağdaş toplumlarda bireysel benliğin ana “yapmalar” dan biri Ölümün yadsımasıdır. Genç yaşlarda ölüm bize unutturulur, her ne kadar bu unutma bilinmeyenden kaynaklanan korkuları yatıştırsa da yaşamın büyülü doğasını unutmak bunun bir yan etkisi olarak karşımıza gelir.
Bu “yapma” lar arasında, hayat sigortası satın alma, kendi cenaze masraflarını taksitlendirip ödeme gibilerini sayabiliriz. Yakın geçmişte hristiyan kilisesinin cennette arazi satışı gibi oldukça aşırı olayların da olmasına rağmen genelde her dinin amacı ardıllarının cennete gitmesi için gereken yolun tarif edilmesidir de diyebiliriz. Tabi bu yolda “ideal insan” olma dışında farklı algılanabilecek birçok uygulamanın da olduğu aşikardır. Kiliseye veya başka bir dinsel kuruluşa bağışta bulunmak cennette bir yer ayrılması için verilmiş en kaba anlamı ile bir rüşvettir. Reenkarnasyon da, “bu sefer olmasa da gelecek sefer cennete gidebilirim” düşüncesi için iyi bir nedendir.
Ölümden korkan “benlik” tir, çünki ölüm bilinmeyendir ve hiçliği temsil eder. Ölüm yaşamın yok sayılması değil, benliğin yok sayılmasıdır. Yaşam ise ölümle beslenir; bedenimiz hayvan ve bitkilerin ölümü ile beslenir, tıpkı bizim ölümümüzün onları besleyeceği gibi. Ölümün farkındalığı, bizi canlı olarak benliğin sınırlarının ötesine taşıyabilecek tek yoldur ve varlığın farkındalığına açılan kapıdır.
Ölümsüzlük sıradan insanın başlıca “yapma” larından biriyse, bunun karşıtı olan “yapma-ma” ölümün farkında olmaktır. Don Juan’ın kullandığı şekliyle “büyüklenme” kendini önemseme anlamındadır ve kendimizi ölümsüz olarak hissetiğimizde oluşur. Bilinçli ölümlüler, kısa ve geri dönülmez zamanlarını yıkıcı çoşkulara heba etmezler ve her edimlerini bir meydan okumaya dönüştürebilirler. Her edimleri onların yeryüzündeki son edimiymiş gibi erkleri yettiği ölçüde kusursuzlukla ve tadını çıkararak yaşamayı şeçerler.

Asla şunları yapmayı seçmezler;
• bugün yapılacak işleri belirsiz bir yarına erteleme,
• kendine ait olan imajı savunmak,
• kendini nefret, kin, gücenme ve bayağılık hislerine kaptırmak,
• depresyona girecek ve derin acı çekecek kadar hayıflanmak,
• sabırsız davranma, yakınma ve yenilmiş hissetmek,
• her şeyi “çirkin” olarak görmeyi öğrenmek,
• sevgiyi bastırma ve onu ifade etmeyi yadsımak,

Ölümüm farkındalığı zihinsel bir kavram değildir, o bir beden bilinçliliği olayıdır ve öteki özün farkındalığının özelliklerinden biridir, ona yalnızca “yapma-ma” uygulamaları ile ulaşabiliriz.

Bir Danışman Olarak Ölüm
Ölümü bir danışman olarak benimsemek gündelik yaşam konularında, sıradan bir insana oranla, daha ölçülü, etkili, ve gerçekçi bir yaklaşım imkanı verir. Yaşamın sizi yıprattığı ve parçaladığı bir anda ölümü hatırlayın, bu şekilde durumun gerçekliğini daha doğru değerlendirebilirsiniz. Büyüklenmenin herhangi bir çeşidine düştüğünüzde, zamana ve kişiliğiniz üzerinde egemen olmaya başladığınız anlarda bu daha da önem kazanır; çok değerli bir şeyi kaybetmekte olduğunuzu hissettiğinizde, bir şeye gücenip intikam hissi ile yanıp tutuştuğunuzda, kortuğunuzda ve eyleme geçmekten ürktüğünüzde; bu anlar ölüme bakıp onun öğüdünü almanın tam zamanıdır. Ölümün yanında gündelik sorunların tamamının, en ağırının bile, hiçbir değeri olmadığını göreceksiniz. Yaşamaktasınız; ve ölüm hangi köşede saklandığını bilmediğiniz halde, her an sizi beklemektedir. Önemli olan tek şey budur.

İskeletin Uyandırılması
Bu çalışma tek veya grupla açık havada ve gece yapılmalıdır. Herkes tamamen hareketsiz ve gevşemiş bir halde ayakta durarak başlanır. Başta fark edilemeyecek kadar yavaş hareket etmeye başlayın, mesela bir parmağınızı oynatarak başlayın, daha sonra diğer parmakları, kolları ve giderek tüm bedeni ağır çekimdeymişçesine harekete geçirin. Burdaki en önemli nokta her hareketin fiziksel olarak farkına varmaktır.
Ayağa kalkar gibi hareketlerle önce yavaş gittikçe hızlanarak hareket edin, hereketlere uygun ritimde nefes alın ve hızlanmayı 15 dakikada doruğa ulaşacak şekilde artırın, süre sonunda duygusal boşalım anını bekleyin. Buna ulaştığınızda bunu vurguluyan güçlü bir çığlık koyverin. Bundan sonra şu ana kadar yapılanların tersini uygulayarak tamamen hareketsiz kalana kadar devam edin.
Bu süre zarfında bedensel farkındalığınızı geliştirerek bedeninizdeki tüm kemiklere yöneltin, tamamen kemikten ibaretmişiniz gibi hissetmeye başlayın.
Bir maymun gibi eller ayakların arasından yere değer durumda çömelin. İskeletinizin farkındalığını derinleştirin. Bir iskelet olarak, dünyaya merak ve şaşkınlıkla bakan bilinmez bir varlıkmış gibi hissedin kendinizi. Bu arada derin nefesler alın, ve iskelet olduğunuz hissi berraklaşana kadar çömelmiş durumda kalın. Bundan sonra çok yavaş hareketlerle önce ayağa kalkın sonra harket etmeye başlayın, üç adım öne, üç adım arkaya. Dünyayı bir iskeletin göreceği şekilde görmeye çalışın, diğerlerini iskeletmiş gibi algılayın.

Aki

… devam edecek …