Astrolojide Gezegenler

Yıldız Haritasında Her gezegenin bir anlamı vardır. Bunların kısa anlamlarını şöyle sıralayabiliriz.

  • Astroloji Güneş gezegen Güneş : Güneş Ruh ve Özbenliği gösterir. Güneş sistemindeki Tek Yıldızdır. Güneş Bilinçlilik demektir. Güneş Anı yönetir. Yaradılışın başını ve özünü Dairenin içindeki Nokta sembolü gösterir.

  • Astroloji Ay gezegen Ay : Nefis, İç güdü, Anne, Bilinçaltı, Bellek ile alakalıdır. Ay Dünyanın Tek uydusudur. Ay Bilinçaltını yönetir. Ayın sembolü Uydu alıcısı gibi Hilal sembolüdür. İçine almayı gösterir. Nasılki, Uydu anteni alır ve iletirse. Ay’da alır ve iletir. Ancak Ay’ın yüzleri değişir, Tıpkı Duygularımızın sabit kalmadığı gibi, hergün başka bir duygu halinde olmamız gibi. Ay bundan dolayı Astrolojide Duyguları ve bilinçaltını gösterir.

Çok Tanrılı dinlerde ( paganizim ) Dolunay için şölenler yapılırdı. Birçok Pagan ( hem çok tanrılı dinden olan ve çok Tanrıya inanan ama tek tanrıya esas alan Din – Pagan bu dinin mesubu insan ) Ayın dört Fazında özel merasim yapardı. Halen bu Dine inanan pekçok insan Dünyanın pekçok ülkesinde Yeni Ay’ı, Dolunay’ı ve diğer iki çeyreğini ( yani ilk dörttebir ve son dörttebir – ilk çeyrek ve son çeyrek ) kutlanmakta, şölenler düzenlemektedir.

  • Astroloji Merkür GezegenMerkür: Düşünme, Zeka, Haberleşme konularıyla ilişkilidir.

  • Astroloji Venüs GezegenVenüs: Sevgi, Empati kurma, Güzellik, Kadın, Hoşlanma, Beğenme, Kadınlık Arketipi(İlk örnek).

  • Astroloji Mars gezegenMars: Arzu, Şehvet, Savaş, Elegeçirme, Kazanma, Sahip olma, Erkeklik Arketipi. Mars (mitoloji) ‘ de Savaş Tanrısıdır(Roma), aynı zamanda Yunan mitolojisinde Ares ismi verilir.

  • Astroloji Jüpiter gezegenJüpiter: Merhamet, Anlayış, Hoşgörü, İnanç, Din, Yargı, Genişleme prensibi.

  • Astroloji Satürn gezegenSatürn: Sağlamlık, Saygı, Ciddiyet, Sorumluluk, Önemseme, Korku, Zaman, Daralma Prensibi.

  • Uranüs sembolUranüs: Yenilik, Teknoloji, Aykırılık, Farklı olma, Elektrik ve Teknoloji.

  • Neptün sembolNeptün: Hayal Alemi, Yaratıcılık, Mistisizim, Ezoterizm, Görsel Yaratıcılık, ilahi Duygular, Belirsizlik.

  • Pluto sembolPluto: Transformasyon, Dönüştürme, Güç Kurma, Kontrol etme, Tahakküm etme, Yeraltı Dünyası.

http://www.astrozoom.com/kemal_milar/astroloji/astrolojide-gezegenler/

Ölçüyü tutturmak – SATÜRN TERAZİ’DE

 Satürn astrolojide en büyük öğretmen kabul edilir. Her şeyin gerçekliği ile ilgilidir. Kendimizi aslımıza uygun biçimde yapılandırma prensibini simgeler. Bu yapılandırma esnasında kendi sorumluluğumuzu üstlenmek, bazı seçimler yapmak, bu seçimler doğrultusunda somut adımlar atmak, engellere rağmen yolumuza devam etmek, sonra bu seçimlerin ve adımların sonuçlarıyla yüzleşmek, öğrenmek ve olgunlaşmak durumunda kalırız. Bu nedenle Satürn’e karmanın gezegeni denir. Yani ektiğimizi biçeriz. Satürn Yaşlı Bilge Adam’dır. Yaşantıladıklarımızdan öğrendiklerimizle olgunlaşırız, doğru zamanda doğru seçimleri yapabilecek hale geliriz.

 

Satürn aynı zamanda yokluğun, kısıtlanmanın gezegenidir. Bir diğer yüzüyle ölümdür, karanlıktır, depresyondur. Yanlış seçimler bizi bu hallere sürükler. Onun işaretinin çok vurgulandığı zamanlarda içinde bulunduğumuz yapının gerçekliği sınanır. Bütün teferruatlar silinir ve durumun gerçekliği ile baş başa kalırız. Bazen bazı şeyleri yitiririz. Bu kayıp bizi asıl olanla yüzleştirir. Bu yüzleşme hüzün yaratır. Hüznümüz bazen depresyona dönüşür. Depresyon, bir bakıma, yapılması gerekenlere direnci gösterir.  Satürn söz konusu olduğunda bu değişiklik bazen diz çökmeyi gerektirir, çünkü Satürn dizleri simgeler. Bazen ancak diz çöktükten sonra yeni adımlar atmak mümkün olur. Tüm bu nedenlerle Satürn genellikle zorlu zamanların temsilcisidir. Ancak Satürn’ün dersi tamamlanınca kazanılanlar bir daha asla yitirilmezler.

 

Satürn ve Terazi

Satürn bir burçta 2-2,5 yıl kalır. Bundan önce 2007 yılının Eylül’ünde Başak burcuna girmişti. Buradaki yolculuğu boyunca Başak’ın simgelediği konuları vurguladı. Ekonomik krizle de birleşen bu dönemde işsizlik, çalışma koşullarının kötülüğü, günlük hayatın düzeninin altüst oluşu ve son olarak domuz gribi Satürn Başak’tanın öne çıkan konuları oldu. Öte yandan sahte, şişirilmiş bütün yapılar çöktü ve herkes bileğine güvenmek zorunda kaldı. Yokluk insanlarda yaratıcılığı, sorunlara çözüm bulma kapasitesini geliştirdi. Savurganlık bitti, tasarruf yine yaratıcılığı geliştirdi. Az ile çok işler başarmak gerekti. Bunu yapabildiğini görmek, dış koşullardan ziyade kendine güvenmeyi sağladı.

 

Şimdi Satürn Terazi burcundaki yolculuğuna hazırlanıyor. Türkiye’nin doğum günü olan 29 Ekim’de Terazi’ye geçiyor, ancak Nisan-Temmuz aylarında tekrar Başak’a dönecek. 2010 Temmuz’undan sonra 2012 yılının Ekim ayına kadar Terazi’de kalacak.  

 

Terazi karşıtları uzlaştırmanın, işbirliğinin, paylaşmanın, denge ve uyum yaratmanın, öteki tarafın ya da insanın farkına varmanın, onu desteklemenin ve karşıtlar arasında arabuluculuk yapmanın burcudur. Satürn Terazi’ye girince bu konularda ne kadar gerçekçi olunduğu sınanır. Barışı simgeleyen Terazi’deki Satürn, barış niyetlerinin ne kadar dürüst ve gerçekçi oluşu ile yakından ilgilidir.

 

Ortaklıklarda ve ilişkilerde yaşanan deneyimler kanalıyla olgunlaşılır. İnsanın bağlanma, taaahütte bulunma kapasitesi sınanır. Verip alma arasındaki dengesizlikler su yüzeyine çıkar ve bazı adımlar atılması gerekir. Sağlam temellere oturan ortaklıklarda sorunları aşma gücü vardır, ancak zar zor ayakta tutulan ilişkilerin bu sınavlara dayanabilmesi zordur. Bu güne kadar bağlanmaktan kaçanlar koşulların dayatması ile taahütte bulunmak durumunda kalabilirler. Tek başına hareket etmesi gerekirken ortaklıkların arkasına saklananlar yalnız kalabilirler.

 

Terazi burcu hakkı, adaleti simgelediği için Satürn hakların eşit dağılımı konusunda adım atılmasını dayatır. Eşitsizliklerde ciddi sorunlar ve kopuşlar yaşanır.

 

Kişinin özel, iş veya toplumsal yaşamında işbirliği yapmayı, öteki insanların isteklerine saygı duymayı öğrenmesi gerekir. İşbirliğinin, karşılıklı uzlaşının ve hakkaniyetin önemi iyice ortaya çıkar.

 

Tüm bu açıklamalardan sonra Satürn’ün Terazi’deki yolculuğunun ülkeler ve insanlar arasında, iş ortaklıklarında, evliliklerde ciddi bir sınavı simgelediğini anlamak çok kolay. Bu sınavı geçebilen ortaklıklar daha da güçlenecekler, ancak uzun süredir sorun yaşayan ve bu sorunu çözmek için somut adımlar atmayanlar sorunlarla karşılaşacaklar. Dolayısıyla bu dönemde uzlaşı umutlarının, ortaklıkların sona erdiğini, boşanmaların arttığını görebiliriz. Öte yandan işbirliği yapmak, ortaklıklara girmek durumunda olup da bir süredir bundan kaçınanlar, nihayet bunun gerekliliğini düşünmeye başlayabilirler.

 

Bundan önce Satürn 1980 yılının Ekim’i ile 1982’nin Kasım’ı arasında Terazi’deydi. O dönemde başlayan bir döngü artık sona ermek üzere. Bir sayfa kapanıp yeni bir sayfa açılmak üzere. Dolayısıyla doğru değerlendirmeler yapılarak uygun adımların atılması gerekiyor. Aslında Türkiye Cumhuriyeti kurulduğunda da Satürn Terazi’deydi. Yani önümüzdeki dönemde Türkiye bir Satürn döngüsü deneyimleyecek. Başlangıçtaki hak, adalet ve eşitlik sorunları çözülmek üzere tekrar öne çıkacak.

 

Türkiye’de Satürn-Terazi

Satürn Terazi’deki yolculuğuna Türkiye’nin doğum haritasında vatanı simgeleyen evde başladı. Burada özellikle içteki çatışmaları simgeleyen Mars bulunuyor. Önümüzdeki yıllarda Mars çeşitli gökyüzü hareketleri ile sık sık tetiklenecek. Bu tetiklenmeler daha önce hiç deneyimlenmemiş tetiklenmeler ve derin dönüşümlere işaret ediyorlar. Özetle şunu söylemek hiç de yanlış olmaz, bu hareketler sona erdikten sonra Türkiye bir daha asla aynı Türkiye olmayacak. Ya içinde uzlaşıyı, barışı sağlamış, kökleri sağlamlaşmış bir Türkiye olacak, ya da uzlaşı sağlanamadığı için iç sorunlara gömülmüş, belki de sınırları (Satürn) yeniden belirlenecek bir Türkiye olacak. Dolayısıyla tek tek bütün ülke vatandaşlarına uzlaşıyı sağlayacak yaklaşımlar sergileme sorumluluğu düşüyor.

 

 

 

“Barış zorla muhafaza edilemez; sadece anlayışlılıkla başarılır.”

Albert Einstein

Barış İlhan

http://www.barisilhan.com/Saturn-Terazide.htm

 

 

Hoş bir astrolojik düzenleme

 BURCLARIN SERUVENI

 … ve Tanrı bir sabah oniki cocugun onunde durdu ve her birine yasamın tohumlarını ekti. Cocuklar kendilerine verilen armagani almak icin birer birer one ciktilar.

<

p style=”background: white 0% 50%;”> 
“Koç! Sana ilk tohumu ekme onurunu veriyorum. Ektigin her bir tohuma karsılık elinde bir milyon tohum bulacaksin, fakat onlarin buyumelerini gorecek vaktin olmayacak. İnsanların aklına BEN’i yerlestirecek ilk kisi sen olacaksın, fakat bu dusunceyi gelistirme ya da hakkinda soru sormak senin gorevin olmayacak. Yasaminin sebebi eylemdir ve bu eylem insanlara BENİM YARATICILIGIMI haber verecektir. Iyi calisabilmen icin sana KENDINI BEGENME ozelligini veriyorum.” Ve Koç sessizce yerine cekildi.

“Boğa! Sana tohumu madde haline getirme gucunu veriyorum. Baslanmıs olan butun isleri senin bitirmen gerektigi icin gorevin cok sabir istemektedir, aksi halde tohumlar ruzgarda savrulup kaybolacaktir. Yapmani istedigim bu gorev icin soru sormayacak, isin ortasında dusunceni degistirmeyecek ve baskalarindan destek beklemeyeceksin. Bunun icin sana GUCLULUGU veriyorum. Onu akillica kullan.” Ve Boğa yerine cekildi.

“İkizler! Sana insanlarin cevrelerinde gordukleri seyi anlamalarini saglayabilmen icin cevapsiz sorular veriyorum. Insanlarin neden konusup, neden dinlediklerini hiç bir zaman bilmeyeceksin, fakat cevap bulmak icin yapacagın arastirmalarda sana armagan olan BILGI’yi bulacaksin.” Ve İkizler yerine cekildi.

“Yengec! Sana insanlara duyguyu ogretme gorevini veriyorum. butun duyguyu yasayarak ogrenmeleri ve olgunluga ulasmalari icin onlari hem aglatip hem guldureceksin. Sana olgunlugu hizla arttiracak olan AILE armaganini veriyorum.” Ve Yengeç yerine cekildi.

“Aslan! Sana YARATICILIGIMIN tum gorkemini dunyaya gosterme gorevini veriyorum. Ancak azametinde dikkatli olmalı ve bu yaraticiligin senin degil, BENIM oldugunu daima hatırlamalisin. Eger bunu unutursan insanlar seni kucuk goreceklerdir. Bu gorevi iyi bir sekilde yerine getirirsen buyuk haz duyacaksin. Bunun icin sana armaganim ONUR’dur.”. Ve Aslan yerine cekildi.

“Basak! Sende insanlarin BENIM YARATTIKLARIMLA neler yaptiklarini sinamani istiyorum. Onlarin ne yaptiklarini dikkatlice inceleyip kusurlarini hatirlatacaksin ve boylece BENIM YARATTIKLARIMI iyice ogrenmelerini saglayacaksin. Sana bunu yapabilmen icin SAF DUSUNCE’yi armagan ediyorum.” Ve Basak yerine cekildi.

 “Terazi! Sana insanlarin birbirlerine karsi olan gorevlerini hatirlayabilmeleri icin hizmet erdemini veriyorum. Boylece insanlar isbirligini ogrenecek ve kendi davranislarinin diger yonlerini de yansitma yetenegini edineceklerdir. Ve uyumsuzluk olan ger yere seni yerlestirecegim ve bu gayretlerin icin sana armaganim SEVGİ’dir.”

“Akrep! Sana cok guc bir gorev veriyorum. Insanlara dusunduklerini anlama yetenegi verdigim halde, anladiklarini soylemene izin vermeyecegim. Bircok kez gorduklerinle acı cekecek ve bu aci ile BENden uzaklasacaksin. Bu acinin BENden degil benim yanlis anlasilmis olmamdan dogdugunu unutacaksin. Bircak insani hayvan gibi gorecek ve onlarin hayvansal içguduleriyle oylesine ugrasacaksin ki yolunu sasiracaksin, fakat sonunda gene BANA doneceksin. Akrep sana en ustun armaganım olan AMAC’i veriyorum.”

“Yay! Senden BENI yanlis anlayip caresizlige dustuklerinde insanlari guldurmeni istiyorum. Guldurme insanlara umut verecek ve bu umutla insanlarin gozlerini BANA cevirmelerini saglayacaksin. Bircok kisinin yasamina yalniz bir an icin girecek ve girdigin her yasantidaki huzursuzlugu taniyacaksin. Sana Yay, karanliktaki her koseye erisip aydinlatabilmen icin SONSUZ BEREKET veriyorum.”

 “Oglak! Senden insanlara calismayi ogretmen için alınterini istiyorum. Tüm insanların yükünü omuzlarında tasıyacagın için bu görev hiç de kolay değildir. Ama bu boyundurugun yükü için senin ellerine insanlığın SORUMLULUĞUnu koyuyorum.”

“Kova! Sana insanların tüm olanakları gorebilmeleriçin gelecek kavramını veriyorum. BENİM SEVGİMİ kişileştirmen için yalnızlık acısını cok duyacaksın. İnsanların gozlerini yeni olanaklara cevirebilmeleri icin  sana OZGURLUGU armagan ediyorum.”

“Balık! Sana hepsinden daha guc bir gorev veriyorum. Senden insanların uzuntulerini toplayip BANA geri getirmeni istiyorum. Senin gozyaslarin sonunda benim gozyaslarım olacak. Senin topladıgın uzuntuler insanlarin BENİ yanlis anlamalarindan dogmus uzuntulerdir, fakat senin onlara verecegin sefkatle onlar yeniden BENI anlamaya calisacaklardir. Bu guc gorev icin sana en buyuk armaganimi veriyorum. Sen oniki cocugum arasında BENI tek anlayan olacaksin, fakat bu ANLAYIS yalnız senin icindir, sen onu insanlara anlatmak istediginde  onlar seni dinlemeyeceklerdir.” Ve Balık yerine cekildi

  Martin Schulman

Zamanın Sonunda mıyız?

2012 Bilmecesine astrolojik bakış devam-öncesi için bakınız: https://blog.sonsuz.us/?p=1888

Kadim uygarlıklar, zamanın durağan veya doğrusal olmadığını, büyük bir dönüşüm içinde akmakta olduğunu, her döngünün kendine has nitelikleri olduğunu biliyorlardı. Bu nitelikler dünyayı, doğayı biçimlendiriyor ve ona form veriyordu. Ekinoksların farkındaydılar ve zamanın büyük döngülerini tespit etmek üzere bir Zodyak sistemi yaratmışlardı. Zodyak adeta 12 burçlu dev bir saat gibiydi. Bu dev saatin her bir diliminden geçiş süresinin 2160 yıl aldığını fark ettiler. Tüm burçları dolanıp aynı noktaya gelmek, yaklaşık 26000 yılı alıyordu. (Ra Bilgileri adlı kitapta dünyanın 3B boyutunun hasadı için üç kez her biri 26000 yılda olmak üzere hasat yapılacağı ve toplam sürenin yetmişbeşbin yıl olduğunu söylemişti-Sibel’in notu)

Mayaların “zamanın sonu” olarak adlandırdıkları şey aslında yaşamakta olduğumuz çağın sonuydu. Yani dönüşüm zamanı gelmişti. Yeni bir çağa ve zamana girilecek, eski çağ, yani “zaman” sona erecekti. Perulu şamanlar, bu dönemde ortaya çıkacak insan türüne “ışıltılı insan” demişler. İçine girmekte olduğumuz Kova Burcu, insan sembolüyle temsil edilen burçlardan biridir ve hava elementidir. Bu kez değişim; insanlar, bilinç, iletişim ve teknoloji üzerine yaşanacaktır. Hava elementi aynı zamanda, etrafımızı saran uzay ile ilişkilendirilir. Bu yüzden biz bunu “uzay çağı” olarak adlandırıyoruz.

Satürn bildiğimiz anlamda realiteyi, yani realitenin görünen kısmını, Neptün ise bilinenin ötesini temsil eder. Satürn’ün temsil ettiği fiziksel evren kavramı, Neptün’de kabul edilmiş fiziksel evren kurallarını aşmak durumunda kalır. Zaman ve mekan sınırı ortadan kalkar. Satürn mantıklı olasılıkları temsil ederken, Neptün sınırsız olasılıkları temsil eder.

Daha önceki bölümlerde dikkat çektiğimiz gibi özellikle 2010-2016 yılları arasında bizi zorlu zamanlar beklemektedir. Bu geçiş döneminin ne kadar sert veya ılımlı olacağını, bizim yaklaşımlarımız ve eylemlerimiz belirleyecek. Kurtulmayı, hayatta kalmayı, böylelikle gelecek nesillere güzel bir dünya bırakmayı başarabilmemiz için, büyük bir hızla uçurumun kenarına doğru ilerlemekte olduğumuzu gerçekçi bir şekilde görmemiz gerekiyor. Artık birbirimize ve yaşadığımız dünyaya karşı çok daha duyarlı olmalıyız. Sevgi ve saygı içinde olmayı, hoşgörüyü, merhamet göstermeyi, paylaşmayı ve en çok da şükretmeyi öğrenmeliyiz. Hayvanlara, bitkilere, etrafımızdaki canlı cansız tüm nesnelere sevgiyle yaklaşmalı, iyi davranmalıyız. Bu dünya hepimizin.

Diyelim ki teknolojimiz çok gelişti ve uzayın başka yerlerine topluca seyahat edebilecek düzeye eriştik. Dünya’yi tükettik, kendimize başka gezegen bulalım deyip çıkıp gidecek miyiz? Neden bunu yapmak yerine, elimizdekini iyileştirmeye çalışmayalım? Bence ebedi mutluluğa kavuşmak istiyorsak, onu dünyanın dışında değil, dünyanın içinde aramalıyız.

Dönüşüm Zamanı- Öner Döşer
Özetleyen S.Atasoy
-bitti-

 

Kriz kısa zamanda sona erer mi?

2012 Bilmecesine Astrolojik bakışa devam ediyoruz, öncesi için bakınız: https://blog.sonsuz.us/?p=1722

Krizin maksimum iki yıl süreceği 2010 yılıyla birlikte düzelme yaşanacağı söyleniyor. Fakat gezegenlerin konumları bize bu krizin daha henüz çok başlarında olduğumuzu ve özellikle de 2010 yılı yaz aylarından itibaren hızla ivme kazanacağını gösteriyor. Önümüzdeki kritik öneme sahip birkaç yıllık süreci etkileyecek gezegen döngülerine dayanarak dikkat edilmesi gereken başlıkları belirleyebiliriz:

  • Ekonomik durgunlukla birlikte işsizliğin artması, gelir dağılımında dengesizlikler oluşması

  • Mali krizin bir demokrasi krizine dönüşmesi, halkın demokrasiye ve devlete inancının sarsılması, sisteme ve kurulu düzene karşı çıkılması

  • Aşırı siyasi akımların, partilerin güçlenmesi, şöven milliyetçilik, etnik guruplaşma

  • Yabancılara yönelik düşmanlıkta bir artış, göçmenlerin zorlanması, ırkçı ideolojilere eğilim

  • Şiddet içeren suçlarda artış, tedirginliğin yükselmesi, sosyal yaşantının olumsuz etkilenmesi, tehlikeli toplumsal çalkantılar.

Satürn, Terazi burcunda olduğunda, politika ve adalet sistemiyle ilişkili konular hassasiyet kazanır. Toplumun bu konuda alması gereken dersler vardır ve kader biz insanoğluna, bu konuların nasıl çalışması gerektiğini, zayıflıklarını ve doğrularını öğretir. Satürn’ün Terazi burcunda bulunacağı Ekim 2009 ile Ekim 2012 arasında, adaletin ve yargı sisteminin zayıf yönlerini görmemeiz daha mümkün olacak. Bu konuda denge yaratılması, iyileştirme çalışmaları için gayret gösterilmesi beklense de, müdahalede geç kalınması, yıkıcı isyanları da beraberinde getirebilir.

Ayrıca Dünya dışı zeki varlıklar ve başka yaşam formlarıyla ilgili konulardaki gelişmelerin 2010 yaz aylarından itibaren, daha da belirginleşeceğini söyleyebiliriz. Zira Jüpiter yabancılar demektir ve Uranüs ile kavuşumu Uzaylı Yabancılar olarak okunabilir. Bu ikilinin kavuşumunun Satürn ve Plüton ile irtibat kurmasını bir Kuantum Sıçraması gibi görebiliriz.

Dönüşüm Zamanı- Öner Döşer

Özetleyen S.Atasoy

-devam edecek-