Süper-Galaksiye otostop çekmek ister misiniz?

Tatil kitaplarınızı aldınız mı?
Peki Süper-Galaksiye otostop çekmek ister misiniz?


Sibel Atasoy’un yeni kitabı Laniakea, onun on beş yıldır rüyalar konusundaki çalışmalarına, on yılı aşkın süredir devam ettirdiği Toltec bilgeliği etkinliklerine, Lemuryan Hawaii Şamanlığı, kuantum fiziği ve holistik evrenle ilgili uygulamalarına dayanmaktadır. Sibel Atasoy’un Anayurt Lemurya Üçlemesi’nin ilk kitabı Laniakea, işte bu yüzden Türkçe yazılmış fantastik bilim kurgu kitapları arasında bir başyapıt.

https://indigodergisi.com/2016/06/bir-fantastik-bilim-kurgu-romani-laniakea/


Laniakea romanı tüm internet kitapçılarında satışa sunulmuştur.

*Hakkımızda güncel haberler almak için sayfamızı beğenmek isteyebilir, https://www.facebook.com/Laniakeakitap/
Devamını oku “Süper-Galaksiye otostop çekmek ister misiniz?” →

Laniakea okurken bunu derinden hissettim…

5 Haziran Pazar Saat 16:00’da Sibel Sibel Atasoy‘un yepyeni kitabı LANİAKEA’nın da imza günü

LANİAKEA’yı ara ara paylaşacağım, çünkü herkesin okumasını öyle çok istiyorum ki 🙏
Barışçıl şimdimizi=geleceğimizi düşlüyorum ve bunun için kodların şimdiden zihnimize, kalbimize yerleşmesini arzuluyorum.

Urban Shaman’da da gördüğümüz KALA prensibi gibi, yani LİMİT YOK, HER ŞEY BİRBİRİYLE BAĞLANTILI, HERŞEY MÜMKÜN, AYRILIK FAYDALI BİR YANILSAMADIR.
Birimizin ürettiği yepyeni, saf, barışçıl düşünce ve eylem, bağlantıda olduğumuz için herşeyi -herkesi etkiler.

Sevgiyle hep birlikte şifalanalım

Aloha 🙋🏻🌸💕🍃🐾🌳

Ebru Dündar – 30.05.2016

”Her şey uyanık, her şey canlı ve her şey cevapçı”
Laniakea okurken bunu derinden hissettim.
teşekkürler Sevgili Sibel Atasoy <3
”Siz de takdir edersiniz ki aradan çok zaman geçti,psikoloji genç bir bilim dalı olduğu için o zamanlar doktorlar Freud ‘un yani pirlerinin tarzından ayrılmazlardı.İletişim çağında artık bilim dalları birbiriyle daha yakın ilişkideler,kuantum tekniklerinden yararlanmaya istekliler ve yöntemler gelişiyor.Her dalda bu böyle tabi,örneğin DNA’ yı ele alalım,hatırlayın o günlerde DNA’nın %5 ini teşkil eden şifreler çözülmüştü ve kalan %95 ine çöp deniyordu,çünkü o alan boşmuş!Gülümsedi ”Bir de şimdi sorun ne diyecekler?Rüyalar artık durağan beynin ürettiği zaman harcamaya değmeyen işe yaramaz veriler olarak değil,sübjektif gerçekliğin doğrultusunda geçmişin hatıraları,geleceğin öngörüleri,us kontrolüne açık geçit,ruhsal rehberlerden mesaj olarak kabul ediliyor.Dünya görüntüsü tamamıyla sembollerden oluşuyor,öyle ki her şey sembol ve semboller de gerçeklik.Bu nedenle bütün gündüz hayatımız sembolik ve rüyalar da gerçek.Bazen sembollerin şu dillere destan zaman yolculuğunu mümkün kılan uzay-zaman araçları olduğunu düşünmeden edemiyorum.”Diye bitirdi Şebnem Hanım,sanki söyleyecek daha çok şey kalmış gibiydi.
Anayurt Lemurya – Laniakea

Ezgi Sezgi – 30.05.2016

*

Bu kitap demeyeceğim, bu kutlu Laniakea, içine girip de deneyimleri gerçekten ve yürekten yaşamayı arzulattıran, türlü gerçeklikleriyle içine çeken muhteşem bir “beyaz delik” adeta … &#x1f60a;&#x2764;&#xfe0f;&#x1f490;

Fahri Yavuzer -28.04.2016

Kadıköy İmza Gününde Buluşalım

Yazarımız Sibel Atasoy, Kadıköy Kitap Günlerinde okuyucuyla buluşuyor. Henüz Laniakea kitabını edinemediyseniz, 1-5 Haziran arasında Haydarpaşı Garında Cinius standında sizi bekliyor olacağız. Kitaplarla ve sevinçle dolu bir hafta dileriz.

İmza Günümde Buluşalım mı?

kadıköy imza

Yazarımız Sibel Atasoy, Kadıköy Kitap Günlerinde okuyucuyla buluşuyor. Henüz Laniakea kitabını edinemediyseniz, 1-5 Haziran arasında Haydarpaşı Garında Cinius standında sizi bekliyor olacağız. Kitaplarla ve sevinçle dolu bir hafta dileriz.

http://www.laniakeatr.com/2016/05/30/kadikoy-imza-gununde-bulusalim/

Yeni Dünya’nın Penceresi

Sibel Atasoy’un “Laniakea” adını verdiği yeni romanı; Cinius Yayınları’ndan çıktı. Kitabın en önemli özelliklerinden biri geleceğe yönelik yeni bir Dünya’nın penceresini aralarken, gerek anlatım dili, gerek olay dinamikleriyle geniş bir yaş yelpazesindeki okuyucuya sesleniyor olması.

Alan W.Watts’ın; Aslında ‘dünyaya gelmek’ değil yaptığımız, dünyadan çıkmak: Tıpkı yaprakların ağaçtan çıkması gibi. Okyanus nasıl ‘dalgalanırsa’, evren de ‘insanlanır’, sözüyle giriş yaparak, insanın dünya yolculuğu için belirişine farklı bir bakış açısıyla yaklaştığını yeniden vurgulamış olan Atasoy’un “Laniakea”sı; Anayurt Lemurya adını verdiği fantastik-bilimkurgu üçlemesinin ilk kitabı.

Özellikle belirtmek gerekir ki; bu kitap kesinlikle sadece bir fantastik-bilimkurgu değil, geçmişi ve geleceği birleştiren bilimsel bir öngörü.

Sıradan bir gün nasıl sıra dışı bir maceraya dönüşür?

“Genç bir çift bir motosikletle dağda kamp yapmaya giderler. Karanlık çökmeden çadırlarını kurmaya çalışırken birden kadın ortadan kaybolur. Erkek de ertesi gün bir çoban tarafından bir ağacın içinde ölü bulunur. Adeta kısmen ağaçla bütünleşmiş gibidir. Neyse ki kimliklerini belirlemeye imkan verecek bazı materyaller kaybolmamıştır da kişilerin ailelerine bilgi verilir ve soruşturma için hızlı bir başlangıç imkanı bulunur. Meydana gelen olay öylesine sıra dışı ve mantığa aykırıdır ki, yetkililerce derhal yüksek seviyeli ulusal güvenlik kapsamına alınır ve istihbarat elemanlarınca bir dizi soruşturma başlatılır. Hikayenin gelişim evrelerinde, okuyucu kendini kahramanımız Serap’la birlikte, bir çok farklı zaman ve boyutta gezinirken bulur.”

laniakea

Laniakea
Sibel Atasoy
Cinius Yayınları
308 Syf.

Bir yazarın kitaplarına baktığınızda, hayatın içinde durduğu yeri de görebiliyorsanız, yazar yazının hakkını vermiş demektir. Sibel Atasoy da her romanında olduğu gibi bu gerçeği bir kez daha, hatta daha güçlü kanıtlıyor.

Aynı biçimde; insanların zihin ötesini kaleme almak gerçek bir ustalıktır. Yazar, farkındalık penceresinden bakıldığında, gerçek olanı, efsanevi bir masal tadında anlatıyor bu yapıtında.

Dünya’nın hızla değiştiği, kadim uygarlıkların önemli izlerinin birer birer su yüzüne çıktığı günümüzde, artık hiçbir şey eskiden olduğu gibi ‘öğretilmiş, kabul görmüş’ bilgi kirliliklerine pabuç bırakmayacak kadar uyanış halinde.

İnsanın içinde var olan ve en küçük zerresine kadar  (DNA, atomlar, kılcal damarlar deyin isterseniz) doğadan şifrelenmiş kodları içeren “Yeniden yapılanma, yeniden doğuş, geniş ve kapsayıcı farkındalık” bir bir su yüzüne çıkmakta.

Artık eski defterler sadece bir hologramın figürleri olarak tebessüm ettiriyor Urban Şaman’lara… Rüyaların sadece bir gece fantezisi olmadığı da adeta bilimsel olarak kanıtlanıyor.

Hepimiz, büyük ve ilahi bir gücün zerresi olmanın bilincine varırken; zerrenin ne kadar büyük ve ilahi bir hakikati içerdiğini de bilir hale geliyoruz.

Yazarın kendi ağzından, kitabın açılımını şöyle özetleyebiliriz;

“Bileşik sistemin bütünlükçü bir özelliği olan kuantum dolanıklık kavramının üzerine yapılandırılan roman, paralel dünyaların varlığına dair çok boyutlu bir anlatı çabası olup, yeni bir Dünyaya geçişin bütünsel şifasını amaçlamaktadır. Kitabın son fasikülü ise (anlatıcı tarafından gri sayfalar olarak tanımlanan bölüm) okuyucuyu bu serüvenden, evlerindeki güncel ve standart konumlarına sağlıcakla dönebilmelerini sağlamak adına, sevip saydıkları bilim, felsefe insanlarının beyanlarından oluşan bir manifesto sunar. Dikkatli bir okuyucu aslında bu kitapta sunulan ve şimdi fantastik gelen tüm bu olay örgüsünün dünyanın kaçınılmaz kaderi olarak bilim, felsefe ve teoloji tarafından öngörülmekte olduğunu fark edebilir.”

İşte bazen bir yazar tüm bunları evimizin içine kadar taşımaya aracı oluyor.

Keyifli okumalar.

http://www.kayiprihtim.org/portal/2016/05/25/laniakeada-bilincten-oteye-yolculuk/