Asansörler

Aydinlanmis bi varligin ya da bilinclenme seviyesi yukselmis bi insanin yakininda cevresinde bulunanlar, hatta mekansal ve zamansal kisitlari asip giden dikkatin o kisiye yoneltilmis olmasi bile o varligin görüş alanina cikmak anlamina gelir. Şüphesiz her gordugunu ifade edebilecem durumda degildir ancak şahitlik etmek acisindan hic bir engel yoktur. Bilinçli varligin yakinindaki kisilerden bazilari aslinda bir cogu zaman icinde bu halin kendi dogal durumu olduklarini dusunup oradan uzaklasirlar kendi baslarina ayni goruleri surdurup ogretebileceklerini sanirlar, ne de olsa biljncli varligin sozleri akillarindadir hatta belki yazmislardir, koltuklarinin altinda notlari ve kitaplari emniyete alinmistir. Ancak maalesef bu cogu kez islemeyen bir plan olur sebebi ise gayet basittir. Aydinlanmis kisinin enerji alani bir cesig asansordur ve kendisine degen dokunan (dikkatini yönelten) kisilerin mutat bilesim noktalarini kaydirir ve kendisinin seviyesinde tutar. Bu dogal ve gayet fizik bir durumdur, aydinlanmis varligin bunun icin bi caba gostermesi gerekmez, kendiliginden ve kacinilmazdır.

Ancak kisinin birlesim noktask yeni yerine cengellenmedigi icin bilgenin yanindan uzaklastiktan bir sure sonra birlesim noktasi ya mutat yerine ya da onun hemen yakinina duser ve takilir. Ne careki bu kisiler kendilerindeki bu degisikligin farkina ya hic varmaz ya da cok uzun sure sonra varirlar. Dolayisk ile hikmet dagitma cabalari da ümit ettikleri ölcude olmaz.

Birlesim noktasinin yeni yerine cengellenmesi bilincli ve azimlj cabalar gerektirir ve bunun suresi de herkes icin bh sebepten ayni olamaz. Aydinlanmis kisi zaten kendi seviyesine  engellenmeyi basaran kisiyi kendi seviyesindeki artisla hisseder ve onu derhal yanindan kovalar, çunku onun bu yeni cengeli ancak deneyerek anlatarak saglamlastirmasi gerektigini bilir, o andan sonraki birliktelikleri verimsiz, ayriliklari verimlilik vadetmektedir. Kovalarin doluluk seviyesi dengelenmistir. Ayrilan kisi kendi seviyesini kesinlestirdigini bilene kadar uygular, konusur, yazar, anlatir, ogretir.

Castaneda ogretisinde, birlesim noktasinin yeni yerine cengellenmesi konusu bir ozgurluk savascisinin en meşakkatli donemi olarak belirtilmistir. Birlesim noktasi eski ve yeni seviyeler arasinda sayisiz inip cikmalar yasar ve kisinin bütün bunlar olurken sarsilmaz niyetinden, gozlemcilik yeteneginden hic sapmamasi gerekir. Bu sureclerde yeniden bilgesinin ziyaretlerine gidebilir ya da ona gelinir. Ister madde aleminde ister suptil alemlerde cok kez bir araya gelinir, meselelerin aksayan kisimlari gozden geckrilir. Bu sureclerde ozgurluk savascisinin ayni yolda yuruyen yoldaslarinin olmasi buyuk bir nimettir. Gurdjieff hocamizin da soyledigi gibi hapisaneden yalnizbaşına kacmak cök nadirdir, yardimlasmak şarttir.

Deli Akrabalarımız

İçsel söyleşimizi durdurduğumuzda dünyayı da durdurmuş olacağız. Don Juan içimizdeki bir yanın ondan korktuğumuz için her daim kilitli olarak tutulmakta olduğunu ve ussallığımızın o yanımızı deli bir akrabamız gibi bir mahzende kilitli tuttuğunu söylemişti.
Bu durumda, deli akrabanın üzerimize çullanmasını önlemek için tek çare sonu gelmez içsel söyleşileri kendimize kalkan etmekte olduğumuz gerçeği son kerte anlaşılabilir bi şey.
O halde, sonsuz iç gevezelik bizi koruyan bi şeyse neden onu bırakmamız ve ikinci dikkate girmemiz öneriliyor?!
Cevabı sorunun içinde değil mi?
Kişinin ikinci dikkat hakimiyeti olabilmesi için yeterli erki var ise, birikmiş ise, dünyayı durdurabilir, yoksa iç söyleşiye ve Gurdjieff’in deyimi ile uyumaya devam etmesi onun hayrına olacaktır.

sibelin işleviSibel Atasoy Budeli akrabalarım mahzenin dışında çok vakit geçirdi nedense

 

 

 

 

 

Turan Erdal Normalde biz “gevezelere” cok bilmis deriz. Yukardaki tanima göre onlarin az enerjileri oldugu yaziyor. Tam tersi de olamaz galiba: cok susanlarin cok enerjisi olmasi.

Sibel Atasoy İçkonuşma ve dış konuşma fark etmez

Turan Erdal Enerjimizi nasil toplariz?

Sibel Atasoy Turan bu soruyu on yıldıracaba kaç kez sordun bilemiyorum. Hala beni test ediyorsun

Turan Erdal Yok yok, öyle bi derdim yok. Hatirlamakta belki güclük cekiyorum.

Sibel Atasoy Yani beni test ediyorsun derken, kendimi test eden yansımam olarak bana destek çıkıyorsun demek istemiştim. Ayrıca buradaki ana fikir deli akrabalar :)))))

Turan Erdal Enerjimizi “deli akrabalari” kafeste tutmak icin harciyoruz

Sibel Atasoy eveeeet süpersinnn. Bunu şu ana kadar nasıl göremedim

Turan Erdal Bunu sen bana dedirttin

Sibel Atasoy walla bilinçli değildim. Zaten bu alemlerin een bilinçsizi benim

Turan Erdal ya, ya…ben de inandim

Sibel Atasoy Hayret bi şey, niye inanmıyorsun ki?! Bilinçsiz birini bunca yıl takip ediyor olmak saygınlığını mı bozuyor?

Turan Erdal öyle olsun, sana mi itiraz edecegim?

Sibel Atasoy Hahahahahaha

 

Boşluk (!)

Birmingham Üniv.den Dennis Milner’in tamamen “ışıktan ve havadan” arındırılmış BOŞ(!) alanlarda çektiği fotoğrafları (özel bi teknikle) görmüş müydünüz? http://www.scienceofsoulmates.com/evidence.htm
Görülüyor ki boşluk pek de boş değil!

**

Bi şey kırıldığında, maddi ya da manevii fark etmez, orada oluşmuş devinimsizlik haline, bir çıkış kapısı açılmış gibi olur. Adeta bir anafor oluşur, ortamda dışarı kaçış için bi delik oluşur. Siz o deliği onarabilene kadar içereden dışarı kaçanlar olur böylece ortamda yeniden boşluk oluşur, denge bozulur ve yeniden hareket başlar. Varoluş, hem dengeye aşık hem de ondan nefret ediyor! (Tıklayınız)

**

Çoğu insan hayallerinin bi işe yaramadığını düşünüyor… Gerçekten komik. Oysa tüm hayaller Hayat dediğimiz şeyi oluşturuyor. “Ama onu kendim için hayal etmiştim” diye söyleniyorsanız, o da olur, hep ileriye doğru ittirip duruyoruz OYUN’u!

**

Hayaller birinci dikkatte yapılırsa -hipnoz altında oluşumuzdan ötürü- çok etkin değil ancak hayallerimizin çoğu-biz farkında olmasak da-ikinci dikkat alanlarında yapılıyor ve onlar müthiş etkin. Gel gör ki onların maddeleşmelerine birinci dikkatte şahit olduğumuzdan, bize ait olduklarını bile tanıyamıyoruz!
Acaip bi oyun içinde oyun durumu var.

**

Birinci tekil şahıstan konuşmalar, saptamalar, yargı ve değer tespitleri, bunların hepsi kendimizi güvenli bi alana hapsetmek için çevremize sıra sıra dizdiğimiz duvarlar gibi görünüyor. Bunları teker teker ya da birden bire, ben o ben-im haykırışıyla un ufak etmeliyiz. Eh o zaman belki kendimizi tanıyamıyor gibi olabiliriz, eskiden bizi tanıyanlar da hayretle buna ne olmuş böyle(!) diyebilir. Bunlar olabilir de olmayabilir de, her yeni AN’da gerekeni yaşamak, her seferinde başka bi rolde olmak(dışardan öyle görünse de yaşayan için o ben-im) nasıl olur? Şaşırtıcı belki başlarda, sevinçli, berrak bir boşluk, netlik.

**

“Gücün çöküşü, sert dalgalara neden olur, ve bu, gergin bir boşluk yaratır, ki bu da yeni farkındalığa götürür.”(Adamus)

**

Az önce bi arkadaşa beynimin bomboş ve berrak olduğunu, hiç bi düşüncenin olmadığını söyledim. Hatta beyin boşalınca beden hareketleniyo galiba, sürekli bi müzik var içimde ve dans etme isteği. Ve ediyorum da , yapabilecek bişey yok şu an.

İkinci Dikkat deneyimleri

DJ ile birlikte mutat bi kaç günlük çöl-tepe gezisine çıktıkları bir gün, karşılarına (aslında o bölgede bulunmayan) genç bir jaguar çıkmış ve onları afiyetle yeyip yutmak istemişti J

Jaguardan nasıl kurtulmaları gerektiği ile ilgili olarak DJ’nin vermiş  olduğu ilginç tavsiyeler vardı. Bunlardan biri zigzaglar çizerek koşmaktı; çünkü ona göre böyle büyük cüsseli hayvanların düşünme kabiliyetleri vardı ve kendilerinin ne yapmak istedikleri ile ilgili düşünceleri aynen sezebilirdi bu hayvan. Bu sebeple onun anlam veremiyeceği (mantıksız) hareketler yapmalıydılar. Bir süre kaçtıktan sonra ikinci tavsiyesi ayaklarıyla yerden toz kaldırmaları oldu. Bu da hayvanı şaşırtan bir diğer mantıksız hareketti.

Derken, DJ, Carlos’a ani bir talimat verdi:

“Devleş!”

Hatta kullandığı cümle aynen şöyleydi: “Şimdi gayet sakin yürüyeceğiz ve sen de koca bir devmişsin gibi kuru çamurları tekmeleyeceksin!” ve ekledi “ayaklarınla bir toz bulutu kaldır, kendini iri ve ağır hisset!”

CC, bunu yapmayı denedi ve hemen ardından bir yoğunluk duygusuna kapıldı.  Kendini devasa ve yırtıcı hissetmekteydi.  Ussal yetenekleri işlevini yitirdi O durumda ileri doğru itildiğini, bedensel olarak bir yerden diğerine büyük bir hız ve cuşkuyla hareket ettiğini, bunun bir baygınlık hissi olmadığını söylüyor CC.

Böylece o fundalıkta, kaktüslerin üzerinde saatlerce yol aldı Carlos, artık Jaguarı o takip ediyordu, hatta onu korkutmaya çalışıyordu! Eğer onun üzerine giderse, dikenlerin ona batıp canını acıtacağını biliyordu(!)

O saatler boyunca CC sessiz bilgiye girmişti işte. Fundalığın üzerinden süzülürken, çöl zeminini ve çalıların üzerini aynı anda görmüştü!

“Ya da olduğum yerde dururken, aynı zamanda jaguarın da olduğu yerdeymişim. Böylece, kaktüslerin dikenlerinden kaçınmak için nasıl dikkatli adımlar attığının ayrımına varmışım. Başka bir deyişle, olağan burası ve orasını algılamam yerine, burası ve burasını algılamışım“

Carlos bu inanılmaz deneyimi daha iyi anlamak için Nagual’ı sıkıştırdığında, o da kendi ilk deneyimini, işte meşhur nehir olayını anlatmıştı. Ki o olay, burası ve burası durumunu bariz olarak gözler  önüne seriyor.

Ha bir de şu hoş enstantane vardı.

DJ, ona jaguarın saldırısından rahatsız olup olmadığını sordu, acaba CC bundan incinmiş miydi?!

Ona incinmiş olabileceğimi düşünmesinin saçma olduğunu söyledim, o da bana; arkadaşlarımın saldırılarıyla ilgili olarak da aynı şekilde düşünmem gerektiğini söylemişti. Kendimi korumalı, ya da yollarından çekilmeliymişim, ama ahlakça ve haksızlık etmeden.

*

Şu adresteki TED konferansını sabırla izlerseniz, DJ’nin ikinci dikkat tanımını bugünün modern diliyle üstelik kanlı canlı karşımızda duran bir bilim kadınından dinleyeceksiniz.

http://www.ted.com/talks/lang/tur/jill_bolte_taylor_s_powerful_stroke_of_insight.html