Modern insanın en kıt kaynağı para, zaman hatta uyku bile olmayabilir: dikkat. Sabah telefon ekranında beliren on iki bildirim, çalışırken açık tutulan yirmi sekme, mutfak tezgâhındaki küçük dağınıklık, toplantıdaki gereksiz sunum sayfaları… Her biri tek başına masum görünür. Fakat zihin, bu küçük uyaranları ücretsiz işlemez. Her fazlalık, dikkat bütçesinden bir miktar çeker. Günün sonunda neden yorulduğumuzu bazen yaptığımız iş değil, görüp de bilinçli olarak görmezden gelmeye çalıştığımız şeyler açıklar.
Buna kognitif yük denir: Beynin bilgiyi algılama, ayıklama, anlamlandırma ve kısa süreli bellekte tutma sırasında taşıdığı zihinsel ağırlık. Çalışma belleğimiz geniş bir hangar değildir; birkaç nesneyi aynı anda döndürebildiğimiz küçük bir çalışma masasına benzer. Masaya her yeni nesne konduğunda, asıl mesele için ayrılan alan daralır. Bir uygulamanın gereksiz menüsü, parlayan kampanya bandı ya da bitmeyen seçenek listesi sadece estetik bir kusur değildir. Kullanıcının düşünme kapasitesini işgal eden küçük bir kiracıdır.