Bir öğrenci sınavdan çıkar. Aklında hâlâ zorlandığı soru, iki seçenek arasında kalışı ve son anda değiştirdiği cevap vardır. Beyin o anda olağanüstü kıymetli bir pencere açmıştır: Tahmin ile gerçek arasındaki farkı öğrenmeye hazırdır. Fakat sonuç üç hafta sonra açıklanır. Öğrenci notuna bakar, kısa bir sevinç ya da hayal kırıklığı yaşar ve sekmeyi kapatır. Çünkü artık yalnızca cevap değil, soruyu çözerken kurduğu zihinsel yol da sisin içinde kaybolmuştur.
Öğrenme, bilgi depolamaktan ibaret değildir; davranışlarla sonuçlar arasında bağ kurma sanatıdır. Sinir sistemi bir seçim yaptığında, ardından gelen sonucu kullanarak o seçimin değerini günceller. Beklenen sonuç ile gerçekleşen sonuç arasındaki fark, nörobilimde kabaca “ödül tahmin hatası” fikriyle açıklanır. Dopamin sistemi de bu farkın işaretlenmesinde rol oynar. Doğru tahmin pekişebilir, yanlış tahmin düzeltilebilir. Ancak bunun verimli olabilmesi için geri bildirimin, öğrencinin hangi düşünceyi neden ürettiğinin izleri henüz canlıyken gelmesi gerekir.