Rüya Kampı

Merhaba sevgili dostlar,

Bu yıl rüya çalışmasını yalnızca kişisel terapiler düzeyinde yapmıştık; ancak rüya görüşmeciliği sistemi de sıkça sorulur hale geldiği ve İstanbul dışından da katılım sağlayabilmek için bu kez farklı bir uygulama yapmaya karar verdim.

Rüya kampı, sadece üç kişilik mini bir guruba, iki tam gün boyunca rüya analizi uygulandığı ve ilerde Rüya Görüşmecisi olmak isteyenlerin seçimi için bir basamak teşkil edecek atölye çalışmamıza verdiğimiz isim.

Katılımcılar bu eğitim süresince bir yandan rüyalarının çözülmesi yoluyla aydınlanacak diğer yandan soru sorma yöntemini öğrenerek, kendilerine ve çevrelerine yararlı olabilecek büyük bir yetenek kazanacaklar.

Toplam 13 saatlik yoğun bir çalışma ve yanı sıra keyifli bir ortamda hafta sonu geçirmek için rüya konusuna özel ilgisi olan arkadaşlarımıza dikkat çekici bir fırsat sunduğumuzu düşünüyoruz. Özellikle sağlık ve farkındalık konusunda eğitmenlik yapan kişiler, psikologlar için danışanlarına büyük yardımı olabilecek bir sistem olduğunu da belirtelim. Daha önce bu eğitimi alan arkadaşlarımız, çalışmalarında kullandıklarını ve çok iyi sonuçlar aldıklarını belirtiyorlar.

Karamürsel’deki merkezimizde yapılması planlanan “Rüya Kampı” hakkında detaylı bilgi -Etkinlik programı ve tarihleri – için lütfen [email protected] adresinden bizimle iletişime geçiniz.

Tabi bu çalışmamızı, yakından tanıdığınız kişilerle paylaşmanızda bir sakınca yok, hatta beni çok sevindirir.

Ayrıca, kendi çevrenizden üç kişilik gurup oluşturabiliyorsanız, hafta içi size özel bir zamanlama yapabilmek de mümkün olabilir.

Sorularınız için buradayım 🙂

sevgi ve selamlar

sa

Rüya kadına benzer; ilk sözü söylediği gibi son sözü de söyler. (DR.Jung’un bi dostuna yazdığı mektuptan)

Farkındalık, biz insanlara dışarıdan gelen bir etki değil, içteki tıkanık ve karartıların şifası neticesinde ulaşılan parlaklık seviyesidir.
Fizik bedende bir rahatsızlık olduğunda modern tıbbın öncelikle ne yaptığını hatırlayalım; Röntgen ya da daha gelişmiş yöntemlerle bedenin sorun/karartı bulunan bölgelerini belirlemeye çalışır. İşte rüyalar da psişenin (bir bütün olarak insanın) röntgen filmleridir.

Bu filmlerin (rüyaların) dilini çözmek için hiç şüphesiz bir uzmana ihtiyaç vardır. Aslında uzman, bu sembol lisanını bilen kişi değil, sembol lisanını ortaya çıkarabilecek olan “soru tekniğinin” uzmanıdır.

Bir G.Jung izdeşi olan Gayle Delaney şöyle söylüyor:” Rüyalar, gerçekten düşündüğümüz ve hissettiğimiz şeyi bize anlatırlar, düşündüğümüzü ve hissettiğimizi ileri sürdüğümüz şeyi değil. Uyanıkken kendimizi körleştirebilir ve bir budala yapabiliriz; ama uyurken bunu asla yapamayız! Rüyalar tıpkı ruhumuzdan gelen bir mektup gibidir; güç, bilgi, yaratıcılık ve sağlık kaynağıdır. Eğer rüyalarımızı göz ardı edersek kendimizi “herkes için erişilir olan ama çoğu insanın farkında olamadığı” zekâdan yoksun bırakmış oluruz. “

Kişisel Rüya Terapi Uygulaması

Her bir rüyanız, kendinizden gizlediğiniz hazineyi toprak altından yukarı size doğru fırlatan olağanüstü bir araç, eşi bulunmaz bir fırsat.

Onları kendiniz olana dahil edebilmek için kişisel terapi uygulamalarımızı değerlendirin. Bu gerçekten de her birimizin eline en zahmetsiz, en tehlikesiz ve en ucuz  olarak verilmiş latif bir olanak.

Rüyaların özel teknikle AYDIRILma işlemi, zihnen öğrendiklerinizle asla kıyas kabul etmez; çünkü her bir rüyanın ayması hücresel aydınlanmaya sebep olur. Hem sizi hem ilişkide olduğunuz her kişiyi ve her olayı etkiler, tüm bedenlerinizdeki rahatsızlığı şifalandırmakla, yeni enerjiye ve bilince uyumlandırır.

Talepleriniz için lütfen buradan yahut mail adresimden randevu alınız.

sevgilerimle

Sibl Atasoy

Rüya görüşmecisi

Not. Rüyalar ve yöntem hakkında daha fazla bilgi için lütfen tıklayınız.

Rüya Görüşmecisi Olmak

Çalışmanın konusu:

Rüyalar, gerçekten düşündüğümüz ve hissettiğimiz şeyi bize anlatırlar, düşündüğümüzü ve hissettiğimizi ileri sürdüğümüz şeyi değil. Uyanıkken kendi kendimizi körleştirebilir ve bir budala yapabiliriz; ama uyurken bunları asla yapamayız!

Rüya Nedir?

Hayatımızın yaklaşık üçte birini uykuda geçirmekteyiz. Bu da 60 senelik bir ömrün 20 senesi demektir. Uyku günlük çalışmalardan yorgun düşen insan bedeninin ve sinirlerinin dinlenme zamanıdır. Kimi araştırmacılara göre rüyalar uyku sırasında beyinde görülen etkinliklerin bir yan ürünü yalnızca; kimilerine göreyse insanların bilinçaltının kişiliklerinin geri planda kalmış yönlerinin kendine çıkış yeri bulduğu özel bir durum.Rüya araştırmaları denilince çoğu insanın aklına ilk gelen ad Sigmund Freud olsa gerek. Freud ‘a göre rüyaların amacı günlük yaşamda bastırılarak bilinçaltına atılmış ilkel çoğunlukla da cinsellik ve saldırganlıkla ilgili isteklerin dışa vurulmasıydı .Rüyalarda geçen ögelerin birçoğu sembolik bir biçimde bu bastırılmış istekleri gösteriyordu.Bu sembollerin gizli anlamlarını bulmak ve kişinin bastırılmış duygularını ortaya çıkarmaksa psikanalistin işiydi.20.yüzyılın başlarında neredeyse Freud kadar popüler olan bir başka rüya kuramcısı  Carl Güstav Jung, Freud’un bu görüşünü reddetmiş ve rüyaların işlevinin tamamlayıcı olmaktan çok dengeleyici olduğu görüşünü ortaya atmıştır.Yani insanların yaşam biçimlerinin getirdiği kısıtlamalar sonucu kişiliklerinin ortaya koyamadıkları yönleri rüyalarda ortaya çıkıyordu.Rüyalarda geçen semboller bilinçaltından gelen zihinsel görüntülerdi ve yadsıdığımız ya da endişe duyduğumuz yönlerimizi tanımamıza ve kabullenmemize yardım ediyordu.Bu sembollerin kökenindeJung ‘un “ortak bilinçaltı”olarak adlandırdığı bilinçaltının doğuştan gelen başka insanlarla ortak bölümü vardı.Analistin işiyse rüyalarda geçen bu “arketip”sembolleri yorumlayarak kişinin gelişimine katkıda bulunmaktı.Doğum ölüm ay yıldızlar kahramanlık büyü güç tanrı şeytan yaşlı bilge gibi sembollerin örnekleri rüyalarda olduğu kadar söylencelerde peri masallarında çeşitli dinlerde de görülebiliyordu.Jung ‘a göre insanlar rüyalarındaki simgeleri gözlemeyi ve bunların içeriğini bilinçli bir biçimde yorumlamayı öğrenerek onun “birey olma”olarak adlandırdığı daha yüksek bir bilinç düzeyi kazanma sürecini başlatabilirlerdi.

Herkes rüya görür mü?

Evet diyor uzmanlar, hatta bazı evcil hayvanlar üzerinde yapılan incelemeler onların bile rüya süreçleri olduğunu düşündürüyor. Öyleyse ben rüya görmüyorum diyenlerin bir hatırlama sürecine ihtiyaçları var.

Rüyalar bir köprü vazifesi görür…

Rüyalar tıpkı ruhumuzdan gelen bir mektup gibidir; güç bilgi yaratıcılık ve sağlık kaynağıdır. Eğer rüyalarımızı göz ardı edersek kendimizi Paul Solomon’un kaynağının “herkes için erişilir olan ama çoğu insanın farkında olamadığını” söyledigi zekadan yoksun bırakmış oluruz.

Bu zeka ile ilişkiye geçmek için psişik kahin ya da telepatik olmamız gerekmez. Gereken tek şey sezilerimize hayalimize ve özellikle rüyalarımıza kulak vermektir. Rüyalar tanrıların dilidir ve bu anlam ve mecaz açısından zengin dil bizi uykudan yaşama uyandırmaya yöneliktir.

Psikolog Erich Fromm rüyaları unutulmus bir dil olarak görür ve geçmisin insanlar için rüya ve hayallerin zihnin en önemli ifadeleri arasında olduğunu söyler. Ona göre rüya sembolleri evrensel geleneksel ya da rastlantısaldır. Rastlantısal semboller kişiseldir ve bireysel çağrışıma ilişkindirler. Geleneksel semboller ise tek anlamlıdır. Evrensel sembollerin -örneğin günes- sıcak ve ışık gibi evrensel anlamları vardır. Fromm rüyaların anlamsız veya ilgiye değmez olarak göz ardı edilmelerinin sebebinin onların bizi rahatsız etmesi olduğunu söylemistir; rüyada gördüğümüz kişi bizim gündüz vakti oldugumuza inandığımız kişiyle uyumlu değildir. Fromm şöyle diyor : “Çelişkili gerçek şudur ki, rüyalarımızda daha az mantıklı ve daha az terbiyeli olmamıza rağmen daha akıllı ve daha mantıklıyız.”

Rüya görüşmecisi olmayı öğrenmek ister misiniz?
Neden yorumcu, analizci değil de görüşmeci?

“Çünkü; rüya görüşmesi, kuramdan çok yöntem üzerine yoğunlaşır, farklı kuramsal inanışlara sahip kişiler tarafından kullanılabilir” der Gayle Delaney. Rüya görene (ya da kendinizle görüşme yapıyorsanız kendinize), rüya görenin hayatındaki konumunu ve insanlara olan metaforik benzerliklerini haber veren ve rüya imgelerini bulan sorunlarla ilgili soru sormayı öğrenerek, önyargılı yorumlarla rüya göreni zorlamaktan kaçınabilirsiniz.

Görüşmeci olmayı öğrenerek;

Önce çevrenizdekilerin ve giderek kendi rüyalarınızı geri kazanabilirsiniz. Hayatınızın kaybolduğunu düşündüğünüz yirmi yılı, kazandığınızı düşündüğünüz kırk yılını aydınlatmak için kullanılabilir.

Not: Rüyalarda “birleşim Noktamız” kayıyor, bu sebeple bilinçli bulunduğumuz noktadan farklı gerçeklik seçeneklerine kolaylıkla (ve acısız/tehlikesizce) seyahat edebiliyoruz. (Birleşim noktası için bakınız: https://blog.sonsuz.us/?p=900 ). Bildiğiniz gibi rüyalarımızın çoğu kişisel bilinçaltı bölgemizden geliyor ve bunların sembol lisanını çözerek mesajı bilinçli alana aktardığımızda farkındalık alanı artmış oluyor. Rüyaların bir kısmı ise daha alttaki kollektif bilinçaltından geliyor ki bunların  çok zengin bir olasılıklar perspektifi var. Burada  haberci rüyalar, kozmik rüyalar diyebileceğimiz çeşitlilikler mevcut. Bu bölgeden gelen rüyalarda arketip (özresim)leri de iyi tanıyıp mesajı çözmek lazım, bazen çok net oluyor fakat bazen de pek ustalık gerektiriyor.