Gerçeklik zannımız YORUMLAMA sistemlerinden ibarettir!

Algılarımızın dünyasında mutlak şeyler olmadığı için, hiçbir şey başka bir şeyle ilişkisi dışında tanımlanıp deneyimlenemez.
Sözcüklerin anlamları koşullara bağlıdır.
Bireyselliğin kazanılması, çevreyle İLİŞKİ anlamına geldiğinin anlaşılmasıdır. Huna Bilgisinde; Bütün sınıflamalar; potansiyel olarak faydalı ancak keyfi bulunur.
Tüm ayrılıklar, sadece pratik değeri olan faydalı bir yanılsamadır.

İnançlar deneyimlerimizin temelidir ve 3 e ayrılır :

1-Varsayımlar: sorgulanmayan, şüphe duyulmayan inançlar
2-Tavırlar: kuşku içeren ama deneyimleri etkilemeye devam eden inanç durumu.
3-Manao: yeni bilgiler ışığında kolayca değişen inançlar.

İnançlarla kendi gerçeğimizi yaratırız. Tüm varlıklar gibi insanlar da günün 24 saati rüya görür ve bu rüya kişinin gerçekliği olarak onun çevresinde belirir. Bu gerçeklik 3 kategoride sınıflanır:
1- Öznel gerçeklik: (Pono’i) Neyin iyi kötü, ahlaklı olduğuna dair kişinin inançları.
0-6 yaş arasında hatta anne karnındaki zaman da dahil inançlarımızın %95”i oluşuyor ve bebeğe ana dili ile belletilir. İnançlarımız, kararlarımız ve seçimlerimiz sebebiyle içimizde kesinleşmiş olan iç rüyanın görünür hale gelmesi, kişinin öznel gerçekliğidir.
2- Nesnel gerçeklik: paylaşılmış gerçeklik. Madde ve olgular anlamına gelir.
Şeylerin tavır ve görüşlerden sözde bağımsızlığını anlatır.
Çevremizle ilişkimizin, görünüş ve yorumun; maddi dünyayla pratik ilişkisinin gerçeğidir.
3-Maoli: Titreşimden kaynaklanan inanç. Bu gerçeklik, Öznel olarak başlar ve sürekli zihinsel yansıtmayla nesnel gerçeklik olur. Gerçek bizden ayrı bir şey değildir.
Urban shaman
*
Gerçeklik zannımız YORUMLAMA sistemlerinden ibarettir!
YORUMLAMA SİSTEMİ nedir? Bu bir elektrik sinyali şifre kırıcısı mı?
O halde bu şifre kırıcıyı kim ve nasıl hazırlamış? Bu sistem beynimize ne zaman yüklenmiş?
YORUMLAMA SİSTEMİ değiştirilebilir mi? Değişirse ne olur?
Hepimiz kendi yorumlama sistemimizin kabulcüsüyüz.
Yorumlamayı bir çeşit çifre kırıcı gibi görürsek, dekodlamaların farklı olduğunu söyleyebiliriz.
Kabullenme her halikarda olacakır, önemli olan kabullenmenin ne işe yaradığının bilinciyle bu halin kabullenilmesi. Çünkü mutlak gerçeklik diyebileceğimiz enerjinin elektrik sinyallerini görmek hiç bi işe yaramaz, gerçeklik denilen şey yorumlama sistemine muhtaçtır.
Sıradan insani ilişki kurma çabaları genelde; “Benim yorumlama sistemim, senin yorumlama sistemini döver!” alt yazısı ile olur, tam da bu sebepten anlaşma ihtimali de tehlikeli ölçüde azalır. Bunun çaresi her zamanki gibi durumumuzu kabulden geçer.
Yorumlama sistemini kendi uğraşınla kırmak, bir bilgisayar olarak sana yüklü windows işletim programını değiştirmek gibi imkansıza yakındır. Senden başka bir sistemin buna yardımı gerekir. Fakat yalnızca varlık olmak için işletim sistemine tabi olduğunu bilmek bile zaten değiştirilmesinin yarısına denk bir değişimdir! Oldu da yorumlama sistemin bilinmedik şekilde değişti diyelim, onun işletim sistemi olduğunu ve seni çalıştıran şey olduğunu bilmiyorsan bu değişiklik de hiç olmamışa denk olur!

Decode

“mekanizmaları bulmak”, ben buna çoğu yerde “decode” işlemi de demiştim. Ve çok önemlidir. Varoluş bizi düzen ile kaos ortasında bi yerde özgürce danseden bi kelebek gibi görmek istiyor. En azından ben öyle hissediyorum 🙂

**

Deşifre

Neyin doğru olduğuna nasıl karar verebilirim
Sen aklımı karırştırırken?
Amaçsız kavganı sürekli kazanamam
Benim olan şeylere asla sahip olamayacağım,
Sen taraf tutmaya devam ettikçe.
Ama gururumu alamayacaksın
Hayır, bu sefer alamayacaksın
Bu sefer alamayacaksın

Bu noktaya nasıl gelebildik?
Seni eskiden çok iyi tanırdım
Bu noktaya nasıl gelebildik?
Sanırım artık biliyorum

Gerçek, gözlerinde saklı
Ve dilinin ucunda
Kanımın içinde kızışıyor
Ama anlayamayacağımı sandım,
Senin nasıl bir adam olduğunu
Eğer adamsan tabi
Bunu kendi çabamla çözeceğim
Kendi
(Seni sevdiğimi haykırıyorum)
Kendi çabamla
(Çözümleyemeyeceğin düşüncelerimle)

Bu noktaya nasıl gelebildik?
Seni eskiden çok iyi tanırdım
Bu noktaya nasıl gelebildik?
Sanırım artık biliyorum

Ne yaptığımızı gördün mü?
Gidip salak yerine koyduk
Kendimizi
Ne yaptığımızı gördün mü?
Gidip salak yerine koyduk
Kendimizi

Bu noktaya nasıl gelebildik?
Seni eskiden çok iyi tanırdım
Bu noktaya nasıl gelebildik?
Sanırım artık biliyorum

Sende gördüğüm bir şey var
Beni öldürebilir
Gerçek olmasını istiyorum

http://www.youtube.com/watch?v=7m3gP41SvCc

How can i decide what’s right
When you’re clouding up my mind
I can’t win your losing fight
All the time
Not gonna ever own what’s mine
When you’re always taking sides
But you won’t take away my pride
No, not this time
Not this time
How did we get here
When i used to know you so well
But, how did we get here
Well, i think i know how
The truth is hiding in your eyes
And it’s hanging on your tongue
Just boiling in my blood
But you think that i can’t see
What kind of man that you are
If you’re a man at all
Well, i will figure this one out on my own
(I’m screaming, “i love you so.”)
On my own
(My thoughts you can’t decode.)
How did we get here
When i used to know you so well? (Yeah.)
How did we get here
Well, i think i know how
Do you see what we’ve done
We’ve gone and made such fools of ourselves
Do you see what we’ve done
We’ve gone and made such fools of ourselves
How did we get here
When i used to know you so well(Yeah, yeah, yeah!)
Well, how did we get here
When i used to know you so well
I think i know…
I think i know…
There is something i see in you
It might kill me
I want it to be true