Helal Olsun!

Geç kalınmış olsada, başlangıç hiçte fena değil.

Doğuya yatırıma süper teşvik geliyor
Fabrikayı kurana arazi ve enerji devletten..

Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK) Toplantısında, öncelikle yeni yatırım teşvik sisteminin ele alındığı, ayrıca istihdamın artırılmasına yönelik önlemlerin de değerlendirildiği bildirildi.

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın makamından yapılan yazılı açıklamada, dünkü Ekonomi Koordinasyon Kurulu Toplantısına, kurul üyesi bakanlar Devlet Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan, Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün yanı sıra Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer ile ilgili kurumların üst düzey yöneticilerinin katıldığı bildirildi.

Toplantıda öncelikle yeni yatırım teşvik sisteminin ele alındığı belirtilen açıklamada, yeni yatırım teşvik sisteminin en temel unsurlarından olan bölgelerin ve desteklenecek büyük projelerin tespiti ile uygulanacak yardım yoğunluklarına ilişkin temel çerçevenin belirlenmesinde çok önemli ilerleme kaydedildiği ifade edildi.

Açıklamada, yeni teşvik sistemine ilişkin çalışmaların kısa süre içinde tamamlanmasının hedeflendiği kaydedildi.

Toplantıda, küresel krizin işgücü piyasasında ortaya çıkardığı olumsuz etkilerin sınırlandırılması ve istihdamın artırılmasına yönelik önlemlerin de değerlendirildiği belirtilirken, söz konusu önlemlerle ilgili gerekli mevzuat çalışmalarının önümüzdeki hafta başına kadar tamamlanması konusunda ilgili kurumların görevlendirildiği ifade edildi.

Delilik Üzerine

“Bütün insan ömrü,deliliğin yarattığı bir hayalden ibarettir.”

İnsan usa gereğinden fazla güvenmiş, akıllı insana, örneğin bilgelere fazlaca itibar etmiş böylelikle aklın ruha ve egoya karşı bir hegemonya kurarak insan ruhunda buhranlara neden olmuştur.

Akıl ne kadar can sıkıcı ve azap vericiyse; delilik o kadar hafif ve keyiflidir. Hayatın kaynağını teşkil eder. Devam eden her şeyde delilikten bir parça vardır. Her güçlük karşısında başvurulan delilikler olmasa ne evlilikler devam eder ne savaşlar kahramanlar çıkarır, ne yaşlılık çekilir, ne de aşklar ve dostluklar yaşanır. Tüm bu insancıl ilişkilerin devamında aklın zincirlerinden kurtulup deliliğin özgür atmosferinden çalmalar vardır. En akıllı insanın bile ara sıra başvurduğu delilikler olmasa yaşam çekilmez bir hal alır. Aklın avantajlarıyla kendilerine bir statü ve paye alan bilgeler bu durumlarıyla o kadar özdeşleşirler ki bir süre sonra hezeyan ve buhranlar içinde kendi hayatlarına kendileri son verirler. Onlar aklın temsilcileri olduklarından neşe ve mutluluk veren delilikten mahrum kalmışlardır.

İnsanın mutluluğunun önündeki engel akıl mıdır? Doğada en yetkin olgunun akıl olduğunu, dünyanın geçirdiği müthiş gelişmelere ve kolaylıklara karşın ruhi bunalımların gitgide arttığını göz önünde bulundurursak bunun yabana atılır bir fikir olmadığını görürüz. aklın düşünceyle kirlendiği, kötü yola saptığı ve doğal dengeyi bozduğu söylenebilir. Mutsuzluğun, ruh sıkıntılarının başlıca nedeni insanın doğasından koparılmasıdır. Aklın hakimiyetine giren insan mekanik bir hal almıştır. Halbuki en mutlu varlıklar kendi doğal akışlarında yaşayan, akla ihtiyaç duymayan canlılardır. Örneğin Arılar hem bahtiyardır hem de insandan daha başarılıdır. Çünkü aklın kuşatıcılığı altında hırsa ve intikama dalmaz.

Desiderius ERASMUS’dan.. Deliliğe Övgü

İtibar mı? Karakter mi?

*İtibarı, içinde yaşadığın ortam belirler;
Karakteri, inandığın doğrular…

*İtibar, sandığın şeydir ;
Karakter, olduğun şey…

*İtibar, fotoğraftır ;
Karakter, ise yüz…

*İtibar, dışarıdan gelir ;
Karakter, içerden…

*İtibar, yeni bir topluluğa girdiğinde sahip olduğundur;
Karakter, giderken elinde olan…

*İtibarın, bir anda olur ;
Karakterin, ömür boyunca…

*İtibarın, bir saatte öğrenilir ;
Karakterin, bir yılda açığa çıkmaz…

*İtibar, mantar gibi büyür ;
Karakter, sonsuza kadar sürer…

*İtibar, zengin veya fakir yapar ;
Karakterse, mutlu ya da mutsuz.

*İtibar, insanların mezar taşına kazıdıklarıdır ;
Karakter, meleklerin TANRI huzurunda senin için söyledikleri…

SONSUZ’LUĞA NASIL ERİŞTİM?

07.01.2008 saat; 14,00 işyerinde sıkıntılı sıkıntılı canlı oyun satrançın ana formdaki yazılarına göz gezdirirken, site önerileri kısmında “narin’in” verdiği Sonsuz Us linkini tıklattım.
Aman allahım bu da ne!! Masmavi bir okyanus.. harika yazılar..iyi yüzücü olmama rağmen sonsuz’un deryasında kaybolmamak elde değil. Resmen büyülendim.. Sitenin acemisiyim ya, dolaş dolaş sonunda Karia’nın (evlilik) başlıklı yazısı daha da ilgimi çekti. Daldım içeri, konu aslında çok çekici, ama bana ters gelen çeşitlendirmeler var.
Bak hele şunlara ya..
Evliliği ne hale getirmeye çalışıyorlar! Hemen şunları yazdım;
“Helal olsun sizlere!..Sonunda evlilikle puzzle yi nasıl bağdaştırdınız? Severek evlenin saygıyı koruyun yeter bu kadar felsefi olmaya ne hacet?”

Yazılarımda çok samimiyim, ama bir sorun var.. misafirim ya.. seçecekler, beğenecekler, altına bakacaklar, üstüne bakacaklar, evirecekler, çevirecekler..
Kendi kendime yok oğlum dedim, bunlar bu yazını yayınlamaz. Başlıkta biraz fırça atar olmuş “Helal olsun sizlere!..”
insan ilk yazdığı yere böyle giriş yapar mı yahu? Acemilik işte..
Aynı gün, saat; 16,05 yazımı yayınlamışlar. Yani 2 saat sonra.. Vay be hemde aynen, hiç kırpılmamış!!
Tabiî ki yorumuma cevap veren arkadaşların yazıları hemen geliyorda benimki epey bir zaman alıyor. Vallahi bu cevaplara cevap yazmazsam çatlarım..

Üye olmazsam çok gecikiyor cevaplarım. Üye olmak için müraacat ettim fakat yinede bir aksilik var,aradan 2 gün geçti bir türlü olmuyor( meğer adresimi yanlış vermişim) tam artık ümidimi kesmiş kös kös otururken sonsuz’un mesajını aldım. “Hayırlı olsun” diye.

Ya işte böyle sevgili arkadaşlar, benim sonsuz’la gerçek öyküm bu.. eee ne olmuş yani, şimdi senin bu öykün bizleri ne kadar ilgilendiriyor, bize şimdi sen ne vermiş oldun? diyenleri duyar gibiyim;)) Ne verdiğimi bilmem ama, şunu biliyorum; iyiki narin’i dinlemişim..

denge, Agnia, karia, xenix, canu, lilith, Bilgisev, orcagada, oikos, hesna, nurcihan, apple, ruh zıttım nirvani, neo, zautt ve tabiki sevgili sonsuz; Hepinizi çok seviyorum ve paylaşacağım daha çok şey var sizlerle..(Tüm isimlerin önünde sevgili var, unuttum sanmayın..sadece üşendim;)

ha bu arada, “sevgili narin senide özledim nerelerdesin? Belki sevgili lilith gibi sende bir gün geri dönersin ha olmaz mı?

Bu gün öneri günüm değil ama, duygusal günüm herhalde;)) puanlarınızda umrumda değil;))

Bence herkesin bir öyküsü olmalı…ve bu öyküler paylaşılmalı,
içten, samimi ve doğal.

kalın sağlıcakla…

GÜNDEM KİRLİLİĞİ

Sevgili arkadaşlar; Yazıp yazmamakta çok tereddüt ettiğim, fakat rahatsız ettiği için yazmaya karar verdiğim “gündem kirliliğini” tartışalım istedim. Yazdıklarımdan kesinlikle hiç bir üyemizin alınmasını istemiyorum, zaman zaman kendiminde dahil olduğu, yersiz ve gereksiz ağ günlüğü veya form konuları açarak, çok önemli ve değerli paylaşımların gündemden düştüğünü veya yeterince tartışılmadan rafa kalktığını farkettim. Açılan başlıklar, herhangi bir mesaj veya paylaşım konusunda kısırlık yaratıyorsa ve de peş peşe açılıyorsa; diğer devam etmesi gereken önemli konulara da katılım iştahını kapatıyor. Halbuki sitemizde çok değerli bilim adamları, katılımcılar ve yazarlar var. Bu arkadaşlardan yeterince faydalanamıyoruz, zira sudan konulara yorum yapmamalarını da haklı buluyorum. Tabiki bunun bir ölçüsü yok, bana göre sana göre değişen kavramlar(önem konusu) farklılık gösterecektir. Daha fazla uzatmadan yorumunuza açıyorum.