Batının bilimini alalım ama…

Hani bir söz vardır bilirsiniz. “Batının bilimini alalım ama ahlakını almayalım” diye. Ne kadar doğrudur bu söz acaba?

Bilimsel düşünebilmenin veya dogmatik olmamanın altında yatan en büyük etkenlerden birisi ahlaktır. Aslında batının bilimini almaya çalışmak, sadece taklit ve ithal etme özelliklerini geliştirir. Almamız gereken belki de o beğenmediğimiz ahlakıdır. Ahlak yapısı insanın nasıl düşüneceğini de şekillendirir çünkü.

Bu yüzden bu sözü duyduğumuzda veya söylerken bir daha düşünelim derim.

Bana Dokunmayan Yılan

Bilirsiniz, “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” diye bir atasözü vardır. Bu atasözünün iki yönü vardır. Olumlu anlamda kullanıldığı gibi olumsuz anlamda da kullanılabilir. Aslında işin gerçeği artık olumludan çok olumsuzu kullanılır olmuştur. Ve bu sözü söylediğiniz kişiye sitem, şikayet, aşağılama gibi bir anlam yüklemiş olursunuz.

Fakat atalarımızın aynı fikirde olduğunu sanmıyorum. Onlar bu sözü çıkarırken gerçekten olduğu anlamda çıkarmış olabilirler. Örneğin Arizona’da, kimyasal ilaçların geliştiği bir dönem bir bölgedeki bütün yılanları zehirlemişler. O yılın yazına doğru her yer milyonlarca fare ile dolmuş ve bütün ekine zarar vermişler. Fareler adeta bir nehir gibi akıyormuş.

Size bir zarar vermediği sürece bir yılanı öldürmeniz, o yılanın beslendiği fareleri kurtarmanız demektir. Doğanın dengesine çomak sokmuş ve farkında olmadan aleyhinize bir şeyler yapmışsınızdır.

Ne dersiniz, atalarımız o sözü gerçek, saf, duru anlamıyla söylemiş olabilirler mi?

Sağcı Nedir? Solcu Nedir?

Bu kelimelerle o kadar çok yerde karşılaştım ki ve o kadar çok kullanımı gördüm ki artık kim kime neyi neden diyor ayırt etmekte zorlanır hale geldim. Temel bir şeyleri baz alsa da bu terimler kendini aşıp etiketleme ve ötekileştirme amacıyla kullanıldığından ortalık iyice karışmış durumda.

Bazen sağcı olan birinin kendine ben solcuyum demesi veya tam tersi solcu olan birinin kendine sağcıyım demesine kadar bir karmaşıklıklık hem de bu. Bu başlık altında sizlerin bu terimlerle ilgili kendinize ait görüşlerinizi ve bir kaç örnekle kimlere denildiğini gerçekten öğrenmek istiyorum.

Nitelik Nedir?

Nitelik nedir tam olarak? Hepimizin bildiği, hissettiği ama bir türlü tanımlayamadığı bir özellik. Yoksa özellik de değil mi? Soyut bir kavram. Hepimizin kendimizce tanım yapmaya çalıştığımız ama tanımladığımız an onu sınırladığımız ve nitelikli bir tanımlama yapamadığımız nitelik hakkında.

Ne olduğunu biliyorum. Ne olduğunu görüyorum ama tanımlayamıyorum. Yardımlarınızı bekliyorum. Nitelik nedir?

İndirgenemez Karmaşıklık

Akıllı tasarımcıların ağızlarından düşmeyen “İndirgenemez Karmaşıklık” (İndirgenemez Komplekslilik) nedir gelin beraber inceleyelim. Her şeyden önce kabaca tanımı:

“”İndirgenemez karmaşıklık (İng: Irreducible complexity), içindeki parçaların herhangi birinin kaldırılması durumunda işlevini yitiren sistemleri tanımlamakta kullanılan bir terim. Akıllı tasarım iddiaların temel taşlarından biridir. Organizmalardaki bazı sistemlerin, daha küçük işlevsel birimlere ayrılamayacağını, bu nedenle evrilmiş olamayacaklarını iddia eder.””

Biyokimya Prof. Michael J. Behe indirgenemez karmaşıklığı bir makalesinde şöyle tanımlamıştır:

<blockquote><em>"İndirgenemez karmaşıklıkla söylemek istediğim birçok etkileşimli parçadan oluşan, temel bir görevi yerine getiren yâda katkıda bulunan tek bir sistemdir. Bu tür bir sistem, tedricen, küçük, başarılı öncü değişikliklerle üretilemez. “Çünkü doğal seçilim işleyen bir görevi seçmeye dayanır. Bir indirgenemez karmaşık sistemin, eğer böyle bir şey varsa, doğal seçilim için tam bir bütün olarak çalışır halde aniden oluşması gereklidir”"</em></blockquote>

Her ne kadar tanımlar böyle olsa da bilim insanları indirgenemez karmaşıklığı çöp bilim olarak kabul eder. İndirgenemez karmaşıklık argümanı bilimsel değildir ayrıca bu konu hakkında her hangi bir hakemli bilim dergisinde bir makale bulunmamaktadır.

Bu argümanı öne sürenlerin örneklerinden birisi “göz” dür mesela. Göz’ün işlevini gerçekleştirebilmesi için her dokusuna ihtiyaç duyduğunu iddia eder. Oysa durum hiç de öyle değildir. Göz’ün ana işlevi ışığa karşı duyarlı bir organizma olmasıdır. Yapılan araştırmalarda tek hücreli terliksi hayvanların bile ışığa duyarlı organelleri (bakın hücre bile değil) bulunduğu için indirgenemezlik karmaşıklık argümanı çoktan raflara kaldırılmıştır.

Hele bir de bu argümanı “Basite indirgenemezlik karmaşıklık” olarak kullananlar var ki evlere şenlik. Bunlar akıllı tasarımcıların bile ne demek istediğini anlamamış bir şekilde “gözü basite indirgeyemezsin” şeklinde slogan atma halindeler.