gidebilirsin buralardan
bir otobiüs garına bir otele
hangisi sana daha yakınsa
ötekilerden ıssız sınırsız sonsuz
olan biten her şeyle
hatıraların içine
yine gidiblirsin
senin çeşmene, senin Sazak soğuna
kalırsan ben sana anlatırm
ayşeyle bir simit paramı paylaştığımı
hatrı sayılır gazetelerden yaptığım kitabımı
katıldığım spor müsabakalarımı
uzunca bir hayatın
kısalmış bir ömre sığdırılmış
bir nebzede olsa mutluluk kokan
acı dolu bavullarında
yine gidebilirsin
Selimiye köyünün
Şarhoş eden kayıklarına
Kalırsan ben sana anlatarım
Bir gülü, bir de dikeni
Sana yazabilirim
Tükenmezliğini yitirmeyen
Hep seni yazmaya alışan kalemimle
Ben seni sevebilirim
Sen beni seversen
Okul çantam alışkındır
Senin sevdiğin romanlara
Ama ben alışkın değilim
Sen olmayan bir mevsimlere….
Güzel 🙂
(harf hataları düzeltilmeli ve – bir mevsimlere-!)
Çok güzel olmuş. Ellerine sağlık … Kusur bulamıyorum :))
Hiç değilse fena olmamış deseydin.
Bu daha kötü olmuş. Öylesine yazılmış. Perspektivistle uğraşmak değil niyetim ancak kocaman bi yalan var orta yerde uzanmış sere serpe.
Bizi teğet geçti gibi bi yalan olmuş hatta bakın ben içiyorum sularımızda herhangi bi tehlike yok filan olmuş.
Beni de aşka dayalı temalar pek sarmaz ama ahengi hoşuma gitti. Beğendim işte 🙂
Haklısın Ned:)
Şiiri yazdıktan sonra ilk kez şuan okuyorum one öyle ”bir mevsimler” yazmışım ”bir”i kaldırmam gerekicek teşekkürler yorumun için…
ooooo Bwallece4ever’de beğenmiş şaka gibi saol ya…
Tabiki Yabancı! argoda senin gibi tipler için bi kelime kullanılır ama ben pek argo günümde değilim o yüzden yazamıycam. Neymiş bakalım daha da kötü olan sayın analizci…?
Daha açık yazayım. Bi boka benzememiş, kafanda gezenler bunlar mı? Çek sifonu gitsin. Kirlilikten arınsın zihnin.
Kişisel iletini değiştir profilden
Hayatta en büyük erdem seçicilikmiş miş? Git erdemli bi adam gibi seç. Ya da öyle koca koca cümleler kurma.
Şiir iyidir… İyidir şiir, kendine yazdığında sakladığında kuytuna, senindir… Açığa çıkardığında, paylaştığında hepimizindir..
İçinden doğru sevdim seni
Bakışlarından doğru sevdim de
Ağzındaki ıslaklığın buğusundan
Sesini yapan sözcüklerden sevdim bir de
Beni sevdiğin gibi sevdim seni
Kar bırakılmış karanlığından.
Yerleştir bu sevdayı her yerine
Yüzünde ter olan su damlacıklarının
Kaynağına yerleştir
Her zaman saklamadığın, acısızlığın son durağına
Gül taşıyan cocuğuna yerleştir
Ve omuzlarına daracık omuzlarına
Üşümüş gibisin de sanki azıcık öne taşırdığın
Tam oraya işte, uçsuz bucaksız bir düzlükten
Bir papatya tarlasıyla ayrılmış göğüslerine yerleştir
Ve esmerliğine bir de, eski bir yangının izlerinin renginde
Saçlarının yana düşüşüne, onları bölen ikiliğe
Alnından başlayan ve ayak bileklerinde duran
Yani senin olmayan, seni bir boşluk gibi saran hüzne Yerleştir onu bir kentin parça parça aklında tuttuğun
Kar taneleri gibi uçuşan
Ve her gün biraz daha hafifleyen semtlerine
Yerleştir bu sevdayı her yerine.
Ekledim ben tattığım her şeyi denizlere
Bildiğim ne varsa onlar da hep denizlerden
Sen de bir deniz gibi yerleştir onu istersen
Sevdayı
Ve köpüklendir
Ve yaşlandır ki işte kederi anlamasın
Ama dur, her deniz yaşlıdır zaten
Öğrenmez ama öğretir mutluluğu
Bizim sevdamız da öyledir, iyi şiirler gibi
Biraz da herkes içindir. Ve gelinciğin ikinci tadına benzemeli
Var eden kendini birincisinden
Yani bir sevdayı sevgiye dönüştüren.
Ben şimdi bir yabancı gibi gülümseyen
Tanımadığın bir ülke gibi
İçinde yaşamadığın bir zaman gibi
Tam kendisi gibi mutluluğun
Beni bekliyorsun
Ve onu bekliyorsun beni beklerken.
Edip CANSEVER
Varış
Herkes herkesi seviyor..
Hepsi de başka türlü seviyor.
Herkes herkesi sevmesin,gerek yok
Adam azaldı,sevgi de elden gidiyor.
Bana sen haklısın diyorlar,bilen biliyor.Hayır hayır,ben çok haklıyım.
Bu yarışın dışında kalanlar,
Adamı sevgi,sevgiyi de adam ediyor
Özdemir Asaf
perspektivist
içten ve samimi yazmışsın.
tebrikler…
Elbette öncelikle kişi kendi inanmalı yazdığının şiir olup olmadığına. Ben halen şiirin ne olduğunu, nasıl yazıldığını, nerelerde gezdiğini, ne yapmaya çalıştığını çözemedim… Sonsuzluğuna inandım, yankılandığı için boşlukta.
Kimi zaman kişinin düştüğü kuyudan çıkmasına yarayan, kimi zaman kanayan yaraya sargı olan, kimi zaman yavan bir aşkı ateşe dönüştüren, bazen iğrenç bir mekanı saraya çeviren, çoğu kez midene musallat olan bulantını etrafa kusarak dindiren, hayatın tüm kullanılmış kelimelerinden yeni bir dil, üslup edindiren cümle ve duygu topluluğu gibi geliyor…
Öncesiz ve sonrasız sanki şiir… Tüm zamanlara uyum sağlayıveriyor. Ben seviyordum Yabancı imzalı şiirleri yaa:)
perspektivis de okunabilecek düzlüğe sahip bence. böle ambalajlı fiyonklu cümleler kurmamış. paylaşmış duygularını aile içi sohbetlerimizde. iddiasız, sakince… eleştirdiğim düşünülmesin, zira bende şiiri hakkını vererek yazabilenlerden değilim ama beğendim:)
her fikre değil de her insani duyguya saygılıyım…
Seni şiirlerimle tavlamış olduğum için acayip keyifleniyorum, tek ayağım üzerinde sekiyor, sonra ötekine geçiyor, ellerimi çırpıyor bedenimi bir sağa bir sola devirerek vals benzeri salınımlar saçıyorum. Sonra özgüveni zirve yapmış, başı yukarıda, göğsü biraz öne atılmış, tüm bedeni kibirden kasılmış, gözleri hafif baygınlaşmış, hatta sanırsın ki Cumhuriyeti ben kurmuşum edasıyla ve adeta bir kral gibi adımlıyorum içinde olduğum mekanı.
E seni tavladıktan sonra çok sık yazmaya gerek yok. Dur bakalım bunun hazzını bi yaşayayım. Zaten insan amacına ulaşınca ulaştığı şeyin de pek bir önemi kalmıyor yahu. :))
Şimdi şiirden önce tasarı yapmalıyım. Sonraki hamle nasıl olmalı, sende yarattığım etkiyi devam ettirmek ve daha da arttırıp tamamen hayranlığını kazanmak için nasıl bir yol izlemeliyim. Şimdi bu ve benzeri düşüncelerle meşgul zihnim. :))
:))) Yabancı, kukumav gibi de düşünüyor musun? Yok yok zihnini benle meşgul etme… Sen şiir yazmaya devam et bahtın sağdan açılsın :))
benim tavlanma zamanım çoktan geçmiş:) eleği astık duvara… haydi kal sağlıcakla:))
Şiir aşk’ın yücelmiş ve olgunluğuna erişmiş bir formu olmakla sorumludur. Aşk İnsan ruhunun beslendiği en verimli kaynaktır. Aşk yoksa ve aşk için yola çıkılmamışsa modern insanın teknoloji çağındaki hüsranı ve mutsuzluğu kaçınılmazdır.
Evet yüreği güzel dostum delişey şiir yazmak gerekiyor ancak şiiri neden yazmak gerektiğiyle ilgili söyleyeceklerim bu kadar değil.
şiir ey şiir sen bir tanım yapmaya ihtiyaç duymadığım güzel , ahenkli sözlerin hepsi sensin. kimi zaman beyitsin, kimi zaman mısra…
Öncelikle her şiirin yazanına şair denmeyeceğini kabul ediyorum ve şair olmadığımı şimdiden meraklılara duyuruyorum. Şair bana göre özgün olmalı ve bir etkiyi herkeste farklı şekilde bırakmalıdır. Evrensel şairlerin dizelerinden bile hepimiz farklı etkileniriz. Yoksa nerde kalırdı benim o şair ile aramda olan özel bağ. Bir şairin her okuyucusuyla arasındaki özel bir bağ vardır o zaman sen şairsindir. Bir film izlerken bile ben ve yanımdaki arasındaki yorum bambaşka olabilir kimi göre çok özel kimi ne göre vakit kaybı…
Her mesleğin acemiliği olduğu gibi şairliğinde acemiliği vardır. Belki benim şiirlerimden iki tanesini okudunuz ve hemen çok kötü diye etiketlediniz. Ancak ustalık ve kalfalık dönemlerim için sabırsızlanıyorum ben. Benim bir şiirim içinizden birisine ulaştıysa beni motive eder, bir çok kişiye ulaştıysa iyi yolda olduğumu gösterir, dünyaya ulaştıysamda şair olduğumu gösterir. Ne evrensel şairler var bir mısra için 40 yıl bekliyorlar…
Çok merak ediyorum sayın şiir analizcisi gerçi ben senin derdini biliyorum korteks jubilesi sana biraz ağır geldi ama yine de devam ediyim. Sen bi Fuzuli okuduğunda anlayabiliyormusun Ya da bir Baki okuduğunda eminim senin korteksin anlamıyordur. Yanına sözlük al derim ama o zamanda tadı kaçar. Oyüzden kendini büyük bi üstad sanıp yazma büyük olman için seninde zamanının liderlerine ”sen çok büyüksün padişahım çünkü benim gibi bir şaire sahipsin ”diyebilmen gerek.Ayrıca ve en önemliside ”ağzının içinde ne olduğu kurduğun iğrenç kelimelerden belli oluyor” ben sana şair derim şiirlerimin ömrü uzasın diye:))))))))
yabancının şiir hakkındaki yorumları enfesti söyleyecek ekstra 1 şey bulamadım:=)))) bunu yapmayı da sevmiyorum ama….. herkes yazmasın ya. lütfen herkes yazmasın. şiir zordur yani…..
kötü şiir yazdığımı düşünürüm. kendi içinde hep yetersiz ve tiksinç gelir yazdıklarım bana çoğu zaman ama ne bilim bunları okuyunca da insana 1 güven geliyo. az daha yayınlayacak gibi oluyorum