Annelerin günü ve 7 prensip

İster bilimsel,ister mitolojik her ne yönden bakarsanız bakın kadınlar gizemli yaratıklardır. Biyolojik olarak çocukları olsun ya da olmasın anne özelliklerini taşırlar, bu hem rahim organı hem de yüksek oranda sağ beyin kullanımlarından ileri gelir bence. Evvel Allah sonra kadınlar biçimlendirir dünyayı ve bildiğimiz evreni. Bu güçleri tarihte ve hala bazı erkekleri korkutmuştur ve haklıdırlar da ancak korkuyla bir yere varılamayacağı da açıktır. En iyisi bu gizemi ve açık şefkati hak etmeye çalışmak, alıp başına koymaktır benim bu hayattan çıkarsadığım..
Diyelim bir sebepten ötürü daha önce ayak basılmamış bir kıtaya göçmek zorundasınız, kadın sayısı üç kat fazla değilse tüm emekler boşa gider, soyunuz tükenir. Bu sadece doğurma olayı gibi düşünülmemelidir.Daha önce ayak basılmamış yerde her şey aynı zamanda biçimlendirilmeye muhtaçtır.
Üstelik ortak bir kaç özelliklerini sayabilsek de aslında onlar bir bilinmez olarak kalırlar, her bir kadın/anne kendine özgüdür; siz onu anlayamazsınız. Kendisi de kendini anlayamaz 🙂
Neyse işte, çok biliyormuşum gibi uzattım. Anneler gününüz kutlu olsun, sağlıklı mutlu yaşayın dünya hediyeleri ve lütfen gücünüzün farkında olun. 😍🌈🥰😇🧐.
*
Ünlü, büyük usta kahunalar bir araya gelerek atalarından alıp devam ettirmekte oldukları bu sistemi (Huna bilgisi yani Hawaİ Şamanlığı) en sade hale getirip, hiçbir yanlış anlaşılmaya mahal bırakmadan anlaşıldığında, bütün konunun da anlaşılmış olmasını istemişler. Çalışmalarının sonucunda bunu 7 ana prensibe indirgemişler. İşte bu 7 ana prensibin içselleştirilmesi oldukça önemli, çünkü yapı bunun üzerine kurulacak.
Bu arada şu cümleyi not edelim, gözümüzün önünde dursun, ara ara kullanalım, düşünelim.

Devamını oku “Annelerin günü ve 7 prensip” →

İlelebet sevgi ve saygımızla…

Saygı değer efendiler, günlerce zamanınızı alan uzun ve ayrıntılı sözlerim, en sonunda tarih olmuş bir dönemin öyküsüdür. Bunda ulusum için ve yarınki çocuklarımız için dikkat ve uyanıklık sağlayabilecek kimi noktaları belirtebildiysem, kendimi mutlu sayacağım.
Burada söylediklerimle, ulusal varlığı sona ermiş sayılan büyük bir ulusun bağımsızlığını nasıl kazandığını; bilim ve tekniğin en son ilkelerine dayalı ulusal ve çağdaş bir devleti nasıl kurduğunu anlatmaya çalıştım.
Bugün ulaştığımız sonuç, yüz yıllardan beri yaşanan ulusal yıkımların yarattığı bilincin ve bu sevgili yurdun her köşesini sulayan kanların karşılığıdır. Bu sonucu Türk gençliğine emanet ediyorum. (Nutuk’tan)

Bir iğde ağacının kesilmesine üzülen, bir tayın ölmesine ağlayan, doğayı seven, ulu bir çınarın görkemiyle büyülenen ve bir dalının bile kesilmesine gönlü elvermeyen bu nedenle de o yılların teknolojik olanaklarıyla bir binayı yerinden 4. 80 metre kaydırtan bilinçli bir çevreci, insan sevgisiyle dolu bir askerdi Atatürkümüz.
Savaşta yüz binlerce düşmanla çarpışıp onları yok etti; ama ölmek üzere olan atını vuramadı. Köpeği Foksi ölünce, onun doldurulmuş bedenini görmeye dayanamadı. Yeşile ve maviye tutkundu, kesilen bir ağaç için yas tutardı. Çankaya’dan Meclis’e giden yolun üzerindeki iğde ağacına sanki âşıktı. Bu benim ağacım der, gelip geçerken o ağacı selamlardı. Yol yapımı nedeniyle kesilen o ağaca çok üzülmüştü. Onu, bozkır Ankara’yı yeşile dönüştürecek bir umut simgesi olarak görmüştü.
En büyük düşü bir dünya turuna çıkmak, Türk dili ve tarihi üzerindeki çalışmalarını genişletmekti. Çok çalışkandı. Onun için çalışma saati diye bir şey yoktu. Yapacağı işi bitirinceye kadar uyumadan, dinlenmeden, yemek yemeden çalışırdı. O ulusumuzun başöğretmeniydi.
İnsanüstü değildi Atatürk; güzel insandı, tam insandı, büyük insandı. Onun büyüklüğünü yalnız biz değil, tüm dünya ulusları kabul etmişti.
(Özel Izmir Tevfik Fikret Okulu öğrencileri Hüma Demirel,Ahmet Gümüş,Ege Dinler’ in hazırladığı sunumdan alıntı.) Tamamı için tıklayınız

İlelebet sevgi ve saygımızla…

Örtük ve Belirtik arasında

Fiziksel ya da moral fark etmez kurallar ve kanunları ve onların ait olduğu sistemleri, olayların kontrolümüzde olduğu hissini bize verdikleri için seviyor ve destekliyoruz. Pek de yanlış sayılmaz zaten.
Fakat beni güldüren bu değil.

Beni güldüren, tüm gücümüzü o sistem ve içeriklerini sabitlemek için kullanıyor oluşumuz. Bunu yaptığını bilmeyen çok büyük nüfusa gülmüyorum tabi, bile bile lades olanlara -örneğin benim gibi- gülüyorum. Çok abzürd

*

Efsaneler, bir ip üzerindeki düğmelere benzerler; her biri bir sonrakine bağlanır.
Hawaii’den
Her bir düzey öncekine göre örtük ama ardından gelene göre belirtiktir.
Evrim önceleri saklı olanı görünür kılan bir dizidir.

Devamını oku “Örtük ve Belirtik arasında” →

OLİVER CROMWELL’in Kafası

Dünyanın en iyi saklanan 3 sırrından biri!

OLİVER CROMWELL’İN KAFASININ OLDUĞU YER

Oliver Cromwell 1600’lü yıllarda İngiltere’de monarşik yapıyı tek başına sona erdiren önemli isimlerden biri. Cromwell’in doğal nedenlerden dolayı ölümünden sonra monarşik yapı tekrar kurulmuştur. Kral II. Charles’ın emriyle mezarı kazılarak ölü olan Cromwell’in tekrar öldürülmesi emri gelmiştir. Cesedini 12 saat ipte asılı tutan Kral Charles Cromwell’in başını kestirtmişti. Daha sonra Cromwell’in kellesi müze tarafından devralındı daha sonra ise bir koleksiyoncuya satıldı. Kellenin son sahibi 1957 yılında ölünce oğlu kelleyi saklamak istemedi ve gömmek için uygun bir yer aradı. Başı gömmek için 3 yıl yer arayan aile sonunda bunu gerçekleştirebildi. Şuan ise 2 kişi kellenin yerini biliyor.

Kim biliyor? 
Cambridge Üniversitesi’nden 2 profesör.

Nasıl sır olarak saklanabiliyor? 
Mezarın üstünde bir işaret yok ama yakınlarında mezarın yönünü gösteren bir işaret var. Bu sır sadece profesörlerden profesörlere aktarılabiliyor.(Milliyet)

Evet bu eski bir haber fakat ilgi çekiciliğini hala koruyor bana göre.

Peki ama ölmüş bir adamın mezarından çıkarılıp başının kesilmesi ve sonrasında bunca olay neden yaşanıyor? Kimdir Oliver Cromwell? Tıklayınız. Dünyaya diliyle, kültürüyle damgasını vuran bu küçücük ada; Üzerinde güneş batmayan büyük Britanya nerden geldi, nereye gidiyor?

Drama merakımız, gizli acendamız

93 yılında hemen her şey gibi Medya takibini de bırakmıştım. 24 yıl olmuş var canına. Yani aşağıda paylaştığım pasajın konusu bildik bir şey, bunu kryondan öğrenmiyoruz, yalnızca iyi toparlanmış bir söylem olarak hatırlatıcı olsun diye paylaşıyorum.
Her geçen gün odaklanma/groklama refleksim artıyor, bunu son on yıldır adım adım takip ediyorum. Geldiğim noktada artık bırakın gündelik haber realite showlar vs programlarını gayet masum (korku/gerilim/savaş olmayan) film ve dizileri izlerken bile onları gerçekten yaşıyormuş gibi hissettiğime -bile bile- şaşırıyorum.
Duygu portalları, bilinç portalları vs hepsi yem arayan avcılar gibi dönüp dolanıyor! Bu hep böyleydi, her zaman farkındaydım ama şimdi ayrılık illüzyonu tarafından korunan bireyliklerimiz çıplak kaldı! Nerdeyse çıplak kaldı. Bariyerler çok geçirgen. Hakkımızda hayırlısı olsun.
*
Drama – eğilimli medyaya çözüm basittir: Standart yayınları izlemeyin veya dinlemeyin! Bunun yerine, alternatifleri bulun ve seçici olun. Size tam zamanlı drama getirmede daha az önyargılı olan haberleri seçin. Elbette, olan bitenler ile temasta kalmaya ihtiyacınız var, ama günün dramasını zenginleştirmeye ve yükseltmeye ve daha da kötüleştirmeye adanmış olan – veya olmakta olan iyi şeyler hakkında hiç haber vermeyen – bir programı kabul etmek zorunda değilsiniz.
 
Bunu söylüyorum, çünkü yayın sadece bozuk değil, tehlikeli de, çünkü gezegenin görünüşünün yanlış izlenimlerini veriyor. Onlar eski enerjide yapışıp kalmışlar ve gezegende aslında gerçekleşiyor olabilen şeyin görünüşünü henüz yakalamadılar. Henüz değil. Size sözümona iyi eğitim ve tarih veren kanallar bile, beklemediğiniz şekilde önyargılılar. Tarihi ya da belgesel hikayeleri bile korkunç ve karanlık hale getirmeye inanmaya devam ediyorlar. İnsanların gerçekten istedikleri şeyin bu olduğuna inanıyorlar.
 
Eğer bu şirketler insanların gerçekten izlemek istedikleri şeylerin programını yapmaya başlasalardı ne olurdu? Olacak olan şey tam olarak onların istedikleri şey, gelirleri artardı! Onların dinlediklerini umuyorum. Sevgililer, tek bir iyi haber kanalından daha fazlasının olacağı ve o gün gezegende gerçekleşen en kahramanca ve yürek – paralayıcı şeyleri işitmek için açabileceğiniz bir gün gelecek. Bu belki gerçekleşmiş olan bazı diğer şeyler ile birlikte dengeli olacak. Ama henüz hiç bir yerde görmediğiniz bir denge olacak. Kryon
*
Zamanı eğdim, her şey bana doğru aktı.
Sevgi ve saygıyla eğdim beklentiyle değil.
asa