Biyolojik kaliplardan arinmak/Nirahara Samyama nedir?

Hubbard’in  Dianetic kitabini yirmikusür yil önce okudugumda bi çesit şok yaşadigimi söyleyebilirim, bunca yildir unutmadigim bi oneriydi. Simdi Sri Nithyananda Swami’den ögrendigimiz yiyeceklerin en buyuk pattern tasiyici olduklarini ilk kez bu kitapta ve bilimsel arastirmalarla ogrenmistim, tabi yalniz yiyecekler degil kokularin da muazzam bi etkisi var, hem duygusal hem zihinsel kaliplarin yiyecekler ve kokularla hafizaya birlikte kaydedilmesi ve biz farkinda olmadan tum hayatimizi esir almasi durumu! O yiyecegi her yediginde veya o kokuyla eşlesen durumu her yasadiginda sebebini bilmeksizin ayni aci ya da haz kalibina girilmesi bi cesit lanet gibi cunku ne tip ne de baska iyilestirici yöntemlerin yakalayamayacagi şekilde bio memorimize saklanmis durumdalar!

Bu sebeple bio memorinin temizlenmesini saglayan Nirahara Samyama prosesi öncelik verilmesi şart bir uygulama, 21 gün icin bir banyan agaci gibi hissetmek, yalnizca sivi beslenerek ve nefesimizle aldigimiz praya ile kendimizi her turlu dianetic etkisinden, acgözlülükten kurtarabilecegimiz kolay ve şahane bir sey. Agizin cignemeyi unutmasi ve çenenin ve agzin birdenbire boşlukta kalmasi bile ne buyuk bir fark yaratiyor denemeden bilemezsiniz.

http://bfoodfree.org/nirahara-samyama/food-is-maya-you-dont-need-food-to-live/

Samyama çok kolay:

 20 gün boyunca sadece sıvı tüketilecek. Buna tanesiz çorbalar da dahildir. Süt, ayran ve meyve suyu ana yiyecek oluyor, mide sağlamsa çay/bitki çayları, kahve olabilir, ben mikserden geçirerek muhtelif çorbalar ve hatta cacık bile içiyorum, sıvı çok koyu olmasın yeter. Önemli bir husus; hiç aç kalmayacaksın. midenin her uyarısında bol bişey içilecek.

Toplam 20 günlük süreç üçe bölünüyor. 2+7+11 şeklinde, iki arada 2 şer gün serbest yenebilir ama hiç ara vermeden 20 gün yekpare de yapılabilir. Ben hep molalı yaptım, sanki onların başka bir işlevi varmış gibi hissediyorum. Bir de olayı sadece biyolojik bir arınma değil de kaynakla uyumlanma gibi daha mistik bir olay gibi görüyorsan, samyama için yapılmış olan şu videoyu da dinleyebilirsin, orada tekrar edilen cümleyi gün içinde kendin de mırıldanabilirsin. süreci daha kolaylaştırıyor: https://www.youtube.com/watch?v=FEl3e80qJ1c

Meyve püresi yapıp sütle karıştırmak, sütlü muz gibi çözümler aralarda çok iyi gidiyor hatta ben ilerleyen günlerde labne peynirini de sütle çayla sıvılaştırıyorum, insanın yaratıcılığı gelişiyor.

 

Nirahara Samyama nedir, Nasil uygulanir?

Http://bfoodfree.org/nirahara-samyama-process/nirahara-samyama-programs/

Nirahara Samyama nedir? Nasil uygulanir?

Bildigimiz bilmedigimiz potansiyellere sahip zeki orjinal biyolojik varligimiza yedigimiz orjinal olmayan yiyeceklerle sınır koyduk ve hatta bir çok tamamlanmamislik duygu ve zihin kaliplari da bu yiyeceklerle kodlandi ve onlari her yiyisimizde biz farkinda olmadan yeniden canlanip devreye girmekteler. Bu kisir donguyu kirmak icin 21 gunluk nirahara samyama prosesini uygulamakla buyuk bir adim atabiliriz. Denedim ve sonuclarini biliyorum. Ilk uygulamada ki sanirim gectigimiz temmuz ayi idi, en dikkatimi çeken şeylerden biri, ekmek ve etin beslenme icinde olmayisinin muazzam etkisiydi ve ben bunu kendi anadolu kökümuzün buğday uygarligina dayanisi sebebiyle onbinlerce yildir bu yiyecegin üzerinde biriktirmis oldugumuz duygusal ve zihinsel kaliplardan özgürleşmenin derhal hissedilen bir fark yaratması idi.

Introduction to Hunger Free Meditationwww.youtube.com

İkinci kez Nirahara samyamaya basladigimin resmidir :

Screenshot_2014-02-06-13-50-57

 

Gurular en zor temizlenen bolumumuzun biyolojik yapimiz oldugunda hemfikirler. Yani bildigimiz tum yontemlerle zihinsel ve duygusal dongulerimizi notrlesek dahi bio memoryde kalanlar hic bi sekilde anlam veremeyecegin bi karmasada ha bire yeniden uyaniyorlar ve sonra insan soyle diyor: “yahu ne oluyor bana, özetlemelerimi yaptim, bütunlendim, bombosum da simdi ne oluyor, yoksa kendimi mi kandirdim?” Bu da kendinden suphe paterni olarak derhal çökertici bi etki yapiyor, oysa olay tamamen farkli, dogru seyleri yaptik, her sey fevkalade gidiyor, yalnizca sira fizik bedenin temizligine geldi, cunku aydinlanmis bedenli varlik olmaya niyetlendik! Malum tüm olanlar niyetimizi takip eder 🙂

Eger aydinlanip bu boyuttan cekip gidelim diye niyetlenseydik daha once belki yapmis olabilecegimiz gibi hic bi sorunla karsilasmadan ölüverecek/doguverecek tik. Fakat bizler niyetimizi revize ettik, artik bu boyutta ve bu bedende aydinlanip ozgurlesen varliklar olmak, Yeni Dünyayi kuranlardan olmak istiyoruz 🙂 Ne istedigini unutma! Ya gerekeni yap ya da niyetini tekrar degistir. En kestirmeden kendime diyecegim budur frekanslar.

Bu Kızgınlık Nerden Geliyor?

Screenshot_2014-02-05-10-59-55Genç zen öğrencisi yamaoka tesshu ustadan ustaya gidip aydınlanmaya çalışıyormuş. bir gün zen üstadı dokuon’un yanına gelmiş. Bilgisini ve hünerini göstermek için konuşmaya başlamış:“akıl, buddha ve bütün diğer kutsal, ulu varlıklar aslında, gerçekte yoklar. Görülen şeylerin gerçek doğası boşluktur. Aslında kavrayış, yanılgı, sıradanlık yoktur. Alıp verilecek bir şey, gerçekte yoktur.onu sakince dinleyip piposunu içmekte olan dokuon bir şey dememiş. Birden kalkıp bambu piposuyla yamaoka’ya sertçe vurmuş. canı yanan genç öğrenci kızgınlıkla dokuon’a bakmış.“eğer gerçekte hiç bir şey yoksa” demiş dokuan, “bu kızgınlık nerden geldi?”

Altı üstü bi sos demeyin

Ne pişirsem diye sıkıntıya düştüğünüz bi gün. Mantar soslu spagetti  (hadi 2 kişilik olsun bakalım)

2 domates rendesi bir tatlı taze biber, az zeytinyağı ve az biber salçası (adana ltf) ile pişsin biraz, üzerine kesilmiş mantarlarınızla birlikte 4 diş kıyılmış sarmısak ekleyin. Pişmeye yakın, pul biber,karabiber, az köri, az soya sosu dökün (salça ve soya sosu tuzlu olduğundan spagettiyi tuzda haşlamanız yetecektir.) ocaktan almadan 3 dk önce varsa azıcık kırmızı şarap ilave edin, yoksa da hiç sorun değil, yani artık lezzetten bayılmak istemeyiz değil mi?) Haşlanmış spagettinizi süzüp sosla kavuşturun. Tabağınızın köşesine bi kaşık yoğurt alın, hem mideye hem tabağa süs olsun. Afiyet olsun. Şahane bi lezzettir bu, makarna sevenler sevmeyenler en azından bi kere denesinler. Ben hiç tarif kullanmam nerdeyse, tüm yemeklerimin nasıl yapılacağını ellerim ve burnum ve de gözüm bilir, ben kenardan seyrediyorum genellikle :))))

**

“Bir profesör konferans vermek üzere salona girer ve dinleyicilere “Hayat nedir? ” diye sorar. Böyle bir soru beklemeyen dinleyicilerin kısa sessizliğinden sonra sözlerine devam eder: “Bir insan ortalama 70 yıl yaşar. Günde 24 saatin ortalama 8 saatini uykuda geçirir, kalır 16 saat. İş ve yolda da ortalama 10 saati geçer, kalır 6 saat. Yemek ve fiziksel ihtiyaçlar için de 2 saati düşersek kalır 4 saat. Bir insanın günde ortalama üç saat televizyon seyrettiğini düşünürsek kalır 1 saat. Bu 1 saati bütün ömrü için toplarsak 3 yıl yapar. Yani ortalama bir insanın ruhunu ve beynini geliştirecek faaliyetlerde bulunması, sevdikleriyle beraber olması, hayatına güzellikler katması için yalnızca üç yılı vardır. Sadece televizyon seyretmeyi bıraksa 9 yıl kazanır. Uykusundan bir saat fedakârlık etse 3 yıl daha kazanır. Her anın önemli olduğunu düşünerek yaşarsa buna daha yıllar ekler. Hayat yaşadığımız zamandır ve zaman su gibi akıp geçer. İnsan ne yaşarsa bu yıllar içinde yaşar veya yaşamaz.”

Bu gelir gider tablosunu ilk genclik yillarinda yapmistim ve tabi gerekeni de yaptim cunku bildiginizde oturup ölmeyi bekliyemiyorsunuz. Dikkatinizi verdiginiz yerde olacaginiz ve bizatihi o olacaginiz kesinken, zamanin gecip gitmesine seyirci kalmazsiniz. “Zaman ben’im” diye yuksek sesle bi kere söyleyin kulaginiz bunu duysun, inanin cok şey degişecek.