Aç kal, budala kal

O üniversite mezunu değildi. Okurken terketmişti üniversiteyi. Fakat inişli çıkışlı hayatı, onu dünyanın en büyük üniversitelerin birinde bir mezuniyet programında onbinlerce üniversite mezununa seslenme fırsatı sunmuştu. Evet o başarıları sayesinde dünyanın en büyük üniversitelerinden biri olan Stanford üniversitesinde onbinlerce mezuna seslenmişti. O, Steve Paul Jobs. Apple ve Pixar Animation firmasının CEO”su (yöneticisi). Apple dünya bilgisayar devi, Pixar ise dünyanın en büyük animasyon şirketi. Steve Paul Jobs ise Microsft”un da yararlandığı (bir nevi kopya ettiği) ilk kişisel bilgisayarı oluşturan (Mac-Machintoch) kişi. Yani bugün evimize giren ve her işimizi halleden kişisel bilgisayarın mücidi…

Siyah cübbenin altında kot pantalon ve sandaletleriyle Steve Jobs. Stanford Üniversitesi mezuniyet töreni. 12 Haziran 2005. Stanford Stadyumu; 4.662 mezun, 23.000 izleyici.

“Bugün dünyanın en iyi üniversitelerinden birinin diploma töreninde sizlerle birlikte olmaktan onur duyuyorum. Ben üniversiteden hiç mezun olmadım. Doğruyu söylemek gerekirse, mezuniyete en yaklaştığım an da bu an!

Sizlere hayatımla ilgili üç hikaye anlatacağım. Hepsi bu. Büyütülecek birşey değil. Sadece üç hikaye.

İlki noktaları birleştirmekle ilgili.

İlk 6 aydan sonra Reed Üniversitesinde derslere girmeyi bıraktım, ancak gerçek anlamda okulu bırakana kadar bir 18 ay kadar daha okulda kaldım. Okulu neden bıraktım?

Olay ben doğmadan başlamıştı. Biyolojik annem genç, evlenmemiş bir üniversite mezunuydu ve beni evlatlık vermeye karar vermişti. Beni üniversite mezunu bir çiftin evlatlık almasını çok istiyordu, sonunda da bir avukat ve karısı tarafından alınmam için herşey hazırdı. Tek sorun, ben ortaya çıktıktan sonra, beni evlat edinecek çiftin esasında bir kız çocuğu istediklerini anlamış olmalarıydı. Bir gece yarısı, bekleme listesinde olan müstakbel aileme bir telefon geldi: “Elimizde beklenmedik bir erkek bebek var, onu istiyor musunuz?”. Onlar da “tabii ki” diye yanıtladılar. Biyolojik annem, annemin üniversiteyi, babamın ise liseyi bile bitirmemiş olduğunu öğrendiğinde evlatlık verme işlemini tamamlayacak son kağıtları imzalamayı reddetti. Ancak birkaç ay sonra, ailemin beni üniversiteye yollayacaklarına dair söz verdikten sonra ikna oldu.
Devamını oku “Aç kal, budala kal” →

Bağımlılık

Asya’da maymun yakalamak için kullanılan bir çeşit tuzak vardır. Bir hindistancevizi oyulur ve iple bir ağaca veya yerdeki bir kazığa bağlanır. Hindistancevizinin altına ince bir yarık açılır ve oradan içine tatlı bir yiyecek konur. Bu yarık sadece maymunun elini açıkken sokacağı kadar büyüklüktedir, yumruk yaptığında elini dışarı çıkaramaz. Maymun, tatlının kokusunu alır, yiyeceği yakalamak için elini içeri sokar ve yiyeceği kavrar, ama yiyecek elindeyken elini dışarı çıkarması olanaksızdır. Sıkıca yumruk yapılmış el, bu yarıktan dışarı çıkmaz.

Avcılar geldiğinde, maymun çılgına döner ama kacamaz. Aslında bu maymunu, tutsak eden hiçbirsey yoktur.
Onu sadece onun kendi bağımlılığının gücü tutsak etmiştir. Yapması gereken tek şey elini acıp yiyeceği bırakmaktır.
Ama zihninde açgözlülüğü o kadar güçlüdür ki bu tuzaktan kurtulan maymun çok nadir görülür.

Bizi tuzağa düsüren ve orada kalmamıza neden olan sey, arzularımız ve zihnimizde onlara bağımlı oluşumuzdur.

Tüm yapmamız gereken, elimizi açıp benliğimizi ve bağımlı olduğumuz şeyleri serbest bırakmak ve dolayısıyla özgür olmaktır.

Joseph Goldstein

Şeytan Ağacı

baobab_tree

Baobab ağacına yerliler “şeytan ağacı” derler, çünkü bir zamanlar şeytanın bu ağacın dallarına takılıp kaldığına, bu yüzden ağacı cezalandırmak için onu başaşağı çevirdiğine inanırlar. Yerlilerin gözünde, kökler şimdi dallar olmuş, dallarda kökler olmuştur. Yeni baobab’lar yetişmesini istemeyen şeytan tüm genç fidanlarıda yok etmiştir.

 

Yerliler, işte bu yüzden dünyada yalnızca yetişkin baobab ağaçları kaldı, demektedirler.

Tercih

A’ nın teklifi: Bir cümle söyleyiniz. Söylediğiniz şey doğruysa tam 10 dolar alacaksınız. Söylediğiniz şey yanlışsa ya 10 dolardan az ya da 10 dolardan fazla alacaksınız, asla tam 10 dolar alamayacaksınız.

B’ nin teklifi: Bir cümle söyleyiniz. Söylediğiniz doğruda olsa, yanlış ta olsa 10 dolardan fazla alacaksınız.

Hangi teklifi tercih ederdiniz?