Fotoğraf ve Ölüm

Sevgili Sonsuz’un fikrini takiben, üzerinde çalıştığım konuyu sizlere de açmak ve sizde ne uyandırdığını duymak istedim.

Alman fotoğrafçı Walter Schels, ölümle olan ilişkimizin “göz” den kaçan ya da kaçırılan bir ilişki olduğu düşüncesiyle, Almanya’daki hastaneleri ziyaret edip ölümcül hastaların, ölmeden önce ve sonraki fotoğraflarını çekmiş. Sonuçta karşımıza çıkan bu etkileyici fotoğraflar, bize sadece kendimizle, ölümle, ya da sevdiklerimizin ölümüyle yüzleşmemiz hakkında değil, aynı zamanda fotoğraf ve ölümün ilişkisi üzerine de pek çok şey söyleyebilir. Schels’e göre Batı toplumlarında insanların çoğu, ölümle yüzleşmekten kaçıyor. Çoğu zaman yakınları ölmekte olanlar, onları, bu yaşamdan ölüme geçiş sürecinde yanlız bırakıyor. Ya öleceğini kabul etmiyor ya da hiçbirşey olmamış gibi davranıyorlar. Ve bu yaklaşım, ölmekte olanları müthiş bir yanlızlık içine itiyor. Schels, fotoğrafları sayesinde hem bizleri ölümle yüzleştirmeyi amaçlamış, hem de kendi çocukluğunda yaşadığı savaş travmasını yenmeyi, yani cesetle yüzleşme korkusunu aşmayı istemiş.

Karanlıklardaki Işıklar – 1

‘Biliyormusun theo bir gün seninle benim hikayemi yazacağım. Karşılaşmamızı, hayatımın bir dönemecinde bana ve gelişimime ne kadar katkıda bulunduğunu anlatacağım. Sevgiyi unutmak üzere olan bu dünyada sevgiyi yeşertmeye çalışan ve salt insanlara yardım etmeyi amaç edinmiş, koşulsuz sevgiyi sunan seni anlatacağım.’

‘Benim sevgi dolu boticelli angelim, ben senin o çoçuksu masum gözlerinde bir ışık yakabildiysem bu yeter bana. Biliyorum ki ne kadar anlatsanda beni, hiç birinin yüreğinde senin yüreğindeki yerim olmayacak ama şunu bil ki, ben o senin bildiğin insan olabilmek için bir zamanlar ne kötülüklere imza attım. Acaba tüm yaptığım bu iyilikler bir zamanlar yapmış olduğum kötülükleri affedirebilecekmi? Gökyüzünün krallığında bana da bir yer olacak mı dersin?’

Şimdinin Gücünden Alıntılar

..Zihin aslında hayatta kalmanızı sağlayan bir makinedir.O,diğer zihinlere saldırıya da onalara karşı kendini savunma,bilgi toplama,depolama ve analiz etme konularında iyidir,AMA KESİNLİKLE YARATICI DEĞİLDİR.Tüm gerçek sanatçılar, bunu bilseler de bilmeseler de ,bir düşüce-sizlik yerinden,içsel SESSİZLİKTEN yaratırlar.Zihin sonra yaratıcı dürtüyü ya da iç görüyü şekillendirir,ona form verir.Büyük bilim adamları bile yaratıcı hamlelerinin zihinsel bir sessizlik zamanında geldiğini bildirmişlerdir.
…Böylece, diyebiliriz ki bilim adamlarının büyük çoğunluğunun yaratıcı OLMAMALARININ basit nedeni onların nasıl düşüneceklerini bilmemeleri değil,düşünmeyi nasıl durduracaklarını bilmemeleridir.
Dünya üzerindeki ya da bedeninizde ki yaşam mucizesizihin yoluyla, düşünme yoluyla yaratılıp sürdürülmemiştir.Burada açıkça zihinden çok daha büyük bir akıl ve zeka iş başındadır.Nasıl olur da,bir inçin binde biri büyüklüğünde bir insan hücresi,DNA ‘sında her biri 600 sayfadan oluşan BİN kitabı dolduracak kadar bilgi ve talimatlar içerebilir?Biz bedenin işleyişi hakkında daha çok şey öğrendikçe,onun içinde işleyen zekanın ne kadar engin olduğunu ve bu konuda ne kadaraz şey bildiğimizi daha çok fark ediyoruz.Zihin onunla yeniden bağlantı kurduğunda, olağanüstü bir alete dönüşür.O zaman kendisinden daha büyük bir şeye hizmet eder.

Korkmadım…

Ben ben olduktan sonra
Tepkisizlik ağaçının altında öfkeler değil,
Sevdalar bıraktım dokunmalara…
Yüreğimde sevdalar biriktirdim
Karanlık akşamların koynunda…
Umarsızca dokunmaları seçenlere,
Beraber olmanın birliği tatmanın huzuru içinde.
Karanlık gecelerde karga seslerine ,
Beyaz baykuşun çığlıklarıyla tempo tuttum ışıkla.
Gecelerin siyahında sevdim karanlığı…
Gözlerim gecelerde kilitlendi yanlızlığa…
Korkmadım karanlıklardan…
Biliyordum ki yeni güneşler doğuyordu gecelerde!
Gözleri kamaşanlar kör oldu yokluğun kollarında,
Saldıranlar hep korkuyu seçenler oldu:)))
Korkmadım karanlıklardan,
Bilirim karanlıklarda da var olmayı ışıkla…
Derinliklere dalarken, oksijien tüpü nedir bilmeden:))
Yine de korkmadım boğulmaktan…
Çünkü…
Biliyordum ki, biz beraber güçlüydük karanlıklar ormanında
Sevmeyi sevilmeyi bilenlerle…
Severiz karanlığı da ışıkla…