Hem-hem mantığı

Kendi üzerine dönüşümlü önermeler karar verilmesi mümkün olmayan (doğruluğu veya yanlışlığı kanıtlanamayan) mantığa ters düşen önermelerdir. Bu önermeler kuyruğunu ısırmaya çalışan köpek gibi sürekli bir döngü içinde sonsuza kadar sürerler. Bu bakımdan bir sonsuzluk türü olarak tanımlanmaları gerekir. Bu tür sonsuzluğa “kendi üzerine dönüşümlü sonsuzluk” da diyebiliriz.

Sonsuzluk türleri hakkında ilerde söz edeceğim. Şimdilik bu tür üzerinde biraz duralım. Bir anafor gibi kendi etrafında dönen bu sonsuzluktan kurtulmak için yapılacak tek şey mantık kurallarını değiştirmektir. Yani, bir önermede ileri sürülen kavram ile onun karşıt kavramının aynı anda doğru olmalarına izin vermek gerekir. Bu durum klasik Aristo mantığında mümkün değildir. Bir kavran hem kendi hem de aksi olamaz. Örneğin bir insan hem kısa boylu hem uzun boylu olamaz. Bir önerme hem doğru hem yanlış olamaz. Çünkü bu kabul özdeşlik ilkesine aykırıdır.

Işıktan hızlı Takiyonlar

“Dalga paketi” kavramı temel parçacıkları anlamak için önemlidir. Bu kavram sadece temel parçacıklar için değil, her türlü etkileşen sistemleri, hatta evreni dahi anlamamıza yardımcıdır.

Basit olsun diye iki dalganın etkileşimini inceleyelim. Her bir dalga bir “varlık” olarak düşünülebilir. Zira, dalga ile parçacık (dolayısıyla varlık) eşdeğerdir. Bu iki dalga girişime girdiğinde bir paket oluştururlar. O andan itibaren yeni bir yapı ortaya çıkmış demektir. Oluşan dalga paketi ne dalgalardan biridir ne de diğeri. İkisinden de bir miktar özellik bir araya gelerek dalga paketini oluşturmuştur. Bu iki dalga ayrılsalar dahi yerel olmayan bir şekilde birbirleri ile etkileşmeye devam ederler.

“Yerel olmayan” derken, ışık hızından daha hızlı bir şekilde, demek istiyorum. Fakat öte yandan biliyoruz ki ışık hızı sabittir ve bu hız aşılamaz. O zaman bu durum nasıl açıklanmalı?

Bütünsel Evren

Blog, bir kitap gibi sürekli okunmuyor. Ara-ara, vakit buldukça okunan bir yazı türü. Bu bakımdan, bir miktar yazı biriktiğinde toparlayıcı bir özet vermek yararlı olur kanısındayım.

Dedim ki, öznenin dışında kalan her-şey nesnedir. Özne ise “ben” dediğim, kendi özüme ait olan tözdür. Fakat her insanın tözü vardır. Her insan bir öznedir. Benim için diğer canlı veya cansız varlıklar birer nesne iseler, diğer insanlara ne demeli? Onlar da birer nesne olmaları gerekmez mi? Evet, onlar benim için ne kadar “nesne” iseler, ben de onlar için o kadar nesneyim. Çünkü o özneler için ben de bir şey’im.

Demek ki, insan hem bir öznedir hem de bir nesnedir. Öznedir, çünkü bir töz sahibidir. Enerjisi olan ve şeyleri harekete geçiren bir cevherdir. Öte yandan diğer özneler tarafından şekillendirilen, harekete geçirilen, yoğrulan, yontulan ve eğitilen bir şeydir. Bu iki durum el-ele gider ve biri olmadan diğeri var olamaz.

ENERJİ NEDİR

Fiziksel anlamda enerji, iş yapabilmesi yeteneği olan soyut bir değer ve kavramdır. Doğrudan ölçülmez. Doğrudan ölçülen diğer değerler aracılığı ile hesaplanır. Bu soyut kavram hareketle, pozisyonla veya vibrasyonla (titreme ile) ilgilidir. Enerji, objeler üzerinde etki yapan güçlere ve diğer enerji türlerine dönüştürülebilir. Bu enerji dönüşümlerinin bir çoğunda enerji tasarruf edilir. Enerji ile ilgili kavramları deneysel olarak demonstre etmek ve kanıtlamak mümkündür. Bilinen beş enerji türü vardır.

1.Kinetik enerji: Herhangi bir cismin hareketine bağlı olan enerjidir. Hareket halinde olan bir otomobil, durmakta olan bir otomobilden çok daha fazla kinetik enerji içerir. Göreli bir enerji türüdür.

2.Potansiyel enerji: Bir güç alanında yer alan bir objenin pozisyonu, şekli ve şemayili ile ilgili bir enerji türüdür. Çekim gücü potansiyel enerji türlerinden biridir. Yer çekimi dünya yüzeyine göre ölçülür. Potansiyel enerji de göreli bir enerjidir. Bir odada ölçüleceği zaman bir cismin zemine göre ne kadar yüksekte olduğu dikkate alınır. Obje yerden ne kadar yüksekde ise, o kadar fazla potansiyel enerjiye sahiptir.Diğer potansiyel enerji türleri arasında elektrik, kimyasal ve nükleer olanlar vardır.