Eylül 2012 – Mart 2013 Etik Kurul Seçimleri

Lütfen en çok istediğiniz adayı 1. daha sonra istediğinizi 2. ve diğerlerini benzer şekilde sıralayınız. İstediğiniz kadar kişiyi sıralayabilirsiniz. Sıralamaya almadıklarınız puan alamayacaktır. 1. Sıradaki adayınız en yüksek puanı alacaktır.

(Anket isim sırasına göre dizilmiştir, oyunuzu iptal edemiyorsunuz bu yüzden dikkatli veriniz.)

25 Ağustos saat 12:12 de anket son bulacaktır.

Altıncı His Teknolojisi nedir?

Pranav Mistry, TED Hindistanda fiziksel dünya ile veri dünyasının etkileşimine yardımcı olacak çeşitli araçları gösteriyor – kendisinin AltıncıHis cihazı ve yeni, devrimsel kağıt “dizüstü” de buna dahil. Sahnedeki soru-cevap kısmında ise Mistry tüm imkanlara yol vermek için AltıncıHis’in yazılımını açık kaynak olarak sunacağını söylüyor.

Teknoloji dünyasını derinden sarsacak yeni bir sistem ; Pranav Mistry is the inventor of SixthSense, a wearable device that enables new interactions between the real world and the world of data. Altıncı His Teknolojisi.

Pattie Maes’in MIT’deki laboratuarında Pranav Mistry önderliğinde geliştirilen bu teknoloji TED’in en heyecan verici olayıydı. Üzerinize giyilebilen ve çevrenizle çok derin bir etkileşim kurmanın yolunu açacak projektörlü bir cihaz bu. “Azınlık Raporu” filmini düşünün, sonra biraz daha ilerisini hayal edin.

Pattie Maes çığır açan giyilebilir teknoloji “Altıncı His”si tanıtıyor

burda kurma klavuzu: http://code.google.com/p/sixthsense/w/list

The Sixth sense mobile computing device you see in the image on top is installed with software that analyzes the gestures and the objects captured by the camera so that it can respond and provide the appropriate information. For example, Mistry traces a small circle on his wrist using his index finger, SixthSense will project a watch onto his wrist:

There are many more gestures that the device recognizes – drawing a magnifying glass projects a map application, while drawing the ‘@’ symbol lets the user check his/her email. SixthSense can also interact with everyday objects, like in the image below where it reveals that the flight which the user has a ticket to is delayed.

Sixth sense can pull out the videos related to the latest news you are currently reading on the newspaper:

Kendini ifade etmek için Doçent Dr. olmayı bekleme!

İnsanların kendilerini ifade ederken yeterince yetkin olmadıklarını düşündükleri için tepki almaktan ya da eleştirilmekten korktuklarını gözlemliyorum. Bir noktaya dek makul bir kaygı. Bazı konularda ise gayet makul. Quantum fiziği hakkında konuşmak istiyorsanız, kendinizde yetkinlik aramanız normaldir. Temel ya da güncel felsefe hakkında konuşacaksanız, felsefe tarihini bilip bütün batılı düşünürlerin bütün kitaplarını okumuş olmanıza gerek yok. Hatta hiç bir şey okumanıza gerek yok. Çok basit bir kaç soruyu kendinize sormuşsanız, “atıp tutma” olarak değerlendirilemeyecek saygınlığa sahip bir görüşünüz var demektir. Mesela, dünya ve evren yaratılmış mıdır, yaratıldıysa nasıl yaratılımıştır? Ölümden sonra yaşam ya da ruh var mıdır? Varoluşun bir anlamı var mı? Tanrı var mı? vb. gibi. Bu sorulara verdiğiniz yanıtların zeka parıltısı taşıyıp taşımaması önemsiz. Yanıtlar pek önemli değil çünkü.

Kimse size kaynak veya belge soramayacaktır. Sorsa da soruları saçma ve komik olacaktır. Korkmanıza hiç gerek yok. Güncel olaylar ya da başka konular hakkında da fikrinizi beyan ederken benzer bir yöntem geliştirebilirseniz. Sizi dövmek için “gong” sesini bekleyenler karşılarında net bir hedef bulamayacaklarından korunmanıza, haliyle endişe etmenize de gerek kalmayacak. Böyle böyle kendinizi ifade etmeye alıştıkça daha net ve keskin ifadeler kullanmaya başlayacaksınız. Bir noktada çuvallayıp yanlış bilgi kullandığınızda da “pardon, yanlış biliyormuşum. Aydınlattığınız için teşekkürler” diyebilmek çok kolay olacak. Merak etmeyin, incinmeyeceksiniz.

Hadi, şimdi klavyenin tuşlarına dokunmaya başlayın. Fikirlerinize, birikiminize ihtiyacımız var…

Savaşma Seviş

Benetton da Nefrete Karşı!

Reklamlarında farklı ırklardan ve milletlerden mankenler kullanmasıyla bilinen Benetton “nefrete karşı” adlı son kampanyasında Papayla bir Mısırlı İmam’ı, Birleşik Devletler Başkanı Obama ile Çin Devlet Başkanı Hu Jintao’yu öpüştürdü.

İtalyan giyim markası United Colors of Benetton, ses getirecek başka bir kampanyaya daha imza attı. Kampanyanın sloganı ise “nefrete karşı”. Benetton’un Paris’te düzenleyeceği bir basın toplantısında yeni kampanyası hakkında açıklama yapması bekleniyor.

Benetton yeni afişlerinde fotomontajla, Papa’yı Mısırlı bir imamı, Obama’yı da Çin Devlet Başkanı Hu Jintao’yu dudağından öpüyormuş gibi gösterdi.

Vatikan’a sadece 100 metre uzaklıktaki St. Angelo Köprüsü’ne asılan kampanya afişinde, Papa 16. Benediktus, Mısır’ın El-Ezher Üniversitesi’nin camisinin imamlarından Ahmed el Tayyip’i dudağından öpüyor.

Marka ayrıca Milano’nun ünlü Duomo Meydanı’nda da bir afiş açtı. Burada da ABD Başkanı Barack Obama, Çin Devlet Başkanı Hu Jintao’yu dudağından öpüyor.

Savaşma Seviş Ali Baydaş

Vicdani ret hakkının nihayet siyasilerin gündemine girmesi sevindirici bir gelişme olmakla birlikte, insanları bu hakkı talep etmekten vazgeçirmek için, her yola başvuracaklarına şüphe yok. Herkesi kapsayan ve askerlik yerine yapılacak hizmetlerin ‘adil’ olduğu bir yasa çıkarsa, Kürt gençlerinin çoğunun ve ölmeye, öldürmeye çok da meraklı olmayanların bu hakkı kullanacaklarını ve militarist zihniyetin büyük bir darbe alacağını umuyorum. Unutmayalım ki, referandumdan önce halkın büyük çoğunluğu, Kürt sorununun çözülmesini ve savaşın bitmesini istiyordu. Hükümetin PKK ile doğrudan görüşmeler yaptığı ortaya çıktığında da, malum çevreler dışında, kimseden bir itiraz yükselmedi. Şimdi hükümetin çözüm yerine militarizme yönelmiş olması, onların tabanı da dâhil, kimsenin oğullarını isteyerek çatışmaya göndereceği anlamına gelmiyor.

’68 kuşağının ünlü sloganı “savaşma, seviş!”i duymayanımız yoktur. O dönemin fikirleri, günümüzün katı dünyasında bazıları için, ‘bir avuç hippinin naifliğinden ibaret’ olsa da, ‘başka bir dünya’ isteğini evrenselleştiren de, o zamanki devrimci ve savaş karşıtı ruh oldu. Kapitalizmin can çekiştiği bu günlerdeyse, Arap Baharı’ndan, Wall Street’e ve Euro bölgesine kadar şahlanan aynı ruh, diktatörleri ve neoliberal hükümetleri bir bir deviriyor.

‘68’den günümüze dek bu slogan çeşitli karikatürlere, reklamlara v.b. esin kaynağı oldu. Örneğin “savaşa gitme, mastürbasyon yap” kampanyası yürüten bir web sitesi var. A.B.D.de eşcinsellerin askere alınması tartışmaları sırasında da, eşcinsel askerlerin düşman askerinden hoşlanması riskini hicveden karikatürlere rastlanıyordu. Kışkırtıcı kampanyalarıyla tanınan Benetton’un son reklam kampanyasında, hemen hepsi de erkek olan dünya liderlerini öpüşürken göstermesi basının ilgisini çekmeyi başardı.