Kategori: Güzel Haberler
Avustralyalı yazar ve doğabilimci Monika Muranyi tarafından yazılan bu yazıyı okumak isteyenler olacaktır. Kendisinin Türkçeye çevrilmiş birkaç kitabı olduğunu da biliyorum.
According to Kryon, Lemuria was the first isolated spiritual civilisation on the planet. It was not an advanced civilisation in terms of technology, but instead it represented a culture who’s DNA was working at 90 percent, compared with most of us today who are at 30 percent. This created an attribute where their consciousness and intuition was much more advanced than society today. They knew how to heal with magnetics; they knew about quantum DNA; and they knew about the solar system and the galaxy. Lemuria was the oldest and longest lived, single-governed civilisations on the planet, and one which never saw war.
The Lemurians were different from any other society. The entire reason for the Lemurians and all of the attributes of their DNA was to plant seeds of Akashic energy within thousands of Humans, which potentially could awaken in the future. If humanity’s collective consciousness would ever choose to create a planet of peace, love and compassion, instead of termination through war and hatred, this Lemurian consciousness would activate. That time has arrived.
#Laniakea kitabımız Anayurt Lemurya ismini verdiğimiz üçlemenin ilk kitabı olup bu büyük uygarlığa dair hayal dünyamızda beliren ilk bağlantılar olmaktadır. Fantastik bilim-kurgu dalında yazılan Laniakea’yı tüm internet kitapçılarında ve D&R’lardan edinebilir, Facebook sayfamızı beğenerek bizi takip edebilirsiniz. Aloha
Jose Argüelles’ten MAYA Kehanet yorumu
Kadim uygarlıklar, onların ritüelleri ve mistisizmi konularında fikirleriyle tanınan Jose Argüelles, MAYA kehanetlerinden yedisini yorumlayarak; bu kehanetlerden ders alarak yok oluşu değil, altın bir bilinç çağına geçişi seçebileceğimizi savunmuştur.
Maya kültüne Anayurt Lemurya’nın ilk kolonilerinden biri olduğu için zaman zaman değiniyoruz, dileğim o ki dikkatimizin birleşik etkisi ile onların da bize değme ihtimali artmıyor olduğundan bu sayede yeni keşifler/derinliğine anlayışlar ortaya çıkabilsin.
Jose Argülles’in yapıcı kehanet yorumlarını sevdiğim için bu konudaki bağlayıcı son yorumunu fotoğrafta sizlere sunmaktan memnunum.
Üçlememizin ilk kitabı, konunun belirişini anlatan Laniakea’yı okudunuz mu? İzlenimlerinizi sayfamızda paylaşmanızdan mutluluk duyarız. aloha
Chumayel Kitabı
Chilam Balam’lar mucize yaratıcılardır. Toplumun en yüksek mevkisine ulaşmış bu şamanlara, gökyüzünden kozmik bilgileri alan ve nakleden oldukları için MAYA halkı büyük saygı gösterirdi. Kuşaktan kuşağa sözlü olarak aktarılan tarihsel olaylar ve tüm kahin rahiplerin öngörüleri bir Chilam Balam tarafından kaydedilmişse, gerçekliği ve içeriğinin sorgulanması düşünülemezdi. Bu nedenle onlardan kalan 8 adet kitaptan günümüze ulaşan Chumayel Kitabı (şu an Philedelphia Üniversitesi müzesindedir) içeriği açıdan çok sayıda yorum almıştır. XV. Bölüm bütünüyle çok ilginç kehanetler barındırıyor.
Kehanetlerden bir kaç alıntı:
...Deccal tamahtır. Azla yetinmeyenler deccaldir. Tanrı’ya inandıklarını söyleyenler yağmacı çıkacak, en inandığını söyleyenler başkalarına ait her yeri talan edecek. Açgözlülük ve başkalarının kanını dökmek doğru sanılacak. Alçak gönüllülük gücü zaat sanılacak. Okyanuslarda savaş çıkacak ve çok sayıda gemi batacak… Kimse Maya rahiplerinin söylediklerini duymaz olacak…
...Deccal tamahtır. Azla yetinmeyenler deccaldir. Tanrı’ya inandıklarını söyleyenler yağmacı çıkacak, en inandığını söyleyenler başkalarına ait her yeri talan edecek. Açgözlülük ve başkalarının kanını dökmek doğru sanılacak. Alçak gönüllülük gücü zaat sanılacak. Okyanuslarda savaş çıkacak ve çok sayıda gemi batacak… Kimse Maya rahiplerinin söylediklerini duymaz olacak…
…Acılar hep kuzeyden hep batıdan gelecek… Her şeyi çekiştirerek koparanların, herşeye zarar verip çiçekleri yolanların kralları sahtedir. Onlar tahtlarda oturan zalim, zorbalardır. Onlar dünyayı zedeleyen , bereleyen, çürüten gaddarlardır…
… Sonra Yüce Tanrı’nın sözü duyulacak. Dünya ana, dünyayı sularla yıkayıp temizleyecek, havasını kasırgalarla yeniden saflaştıracak… Suulardan yeni insan doğacak. Eski Ruhları taşıyan insanlar yeniden doğacak, kutsal esanslarla yıkanacak. Meleklerin tatlı müzikleri o kulakları çınlatacak. Tanrı’yı dinleyenler sağgörülü ve basiretli olanlar, beni dinleyin; bunlar Tanrı’nın sözleri
Kaynak
Hunab-Ku simgesi Galaktik Kelebek
Lemuryan bilgiye ilk elden ulaşan ve Uygurlar gibi ilk kolonilerden olan MAYA uygarlığından bilgilere devam ediyoruz.
Mayalara göre Hunab Ku en üstün Tanrı ve nıhai (en son) Yaratıcı idi. Hunab Ku, güneşimizin ötesindeki diğer Galaksilere giriş kapısını ve ayrıca bu Galakside var olmuş olan tüm Bilinçliliğe giriş kapısını temsil eder. Mayalara göre Hunab Ku, ayrıca “hızla dönen bir diskten”, yıldızlar, gezegenlere ve güneş sistemlerine kadar tüm maddeyi organize eden Bilinçliliktir. Hunab Ku, sürekli olarak yeni yıldızlar doğuran “Anne Rahim”dir ve bizim güneşimizi ve Dünya Gezegenini doğurdu. Mayalar ayrıca, “Yaratıcı”nın, periyodik “Bilinçlilik Enerjisi” patlamaları yayılımı vasıtası ile Galaksinin merkezinden Galaksimizde gerçekleşen her şeyi yönettiğine inanıyorlardı. Bugün, modern astronomlar, Galaksimizin merkezinde, ortasında “Kara Delik” olan “hızla dönen bir disk” olduğunu ve onun hem yıldızları yuttuğunu hem de yıldızları doğurduğunu doğruladılar.
Mayaların inandıkları ve anladıkları şey ile modern bilim adamlarının bugün Galaksimiz ile ilgili keşfettikleri şey arasında bir yakınlık olduğu görünüyor. Tek büyük bir fark, modern fizikçilerin ve Mayaların “Zamanı” nasıl gördüğüdür. Bugün, fizikçiler Zamanı lineer olarak görüyorlar. Modern ilkeye göre, Zaman düz bir çizgide akar. Albert Einsten’a göre Zaman yavaşlayabilir, ancak daima tek bir yönde akar. Bunun tersine, Mayalar Zamanın aslında bir daire içinde aktığına inanırlardı. Şeylerin bir başlama ve bitişi vardı, ama Zaman döngüsünün sonunda bir yenilenme vardır. Tüm tezahür eden fenomenin “periyodikliği” vardır. (Koşulsuz Sevgi sitesinden alıntı)
Fotoğraf: Maya Hunab-Ku sembolize eden Galaktik Kelebek tasviri
*
Galaktik kelebek ve simgelediği anlam çok güzel ve ben bunu yeni öğrendim. Fakat ilginç olan; Laniakea kitabı kelebeklerle ilgili tuhaf bir vizyon/rüya ile başlar! Kendini “etkisiz eleman” olarak tanıtan anlatıcının vizyonu, kitabın tam başında ve sanki sonrasında gelenlerle ilgisiz gibi durur. Yayından önceki okumalarımda mantık bunu kitaba almamayı söylüyordu fakat ben onu dinlemedim. iyi bir editörüm 🙂
Bu vizyonu (girişimsi) okumak için tıklayınız.
Kozmik aile Mishule
Uygurlar gibi MU’ya doğrudan bağlı görünen yani ilk Lemuryan kolonilerden olan MAYA uygarlığı 2012 de sona eren takvimleri sebebiyle dünyada ve ülkemizde aniden popüler hale geldi. Bu konuda çeşitli vesilelerle kitaplar yazıldı çeviriler yapıldı, bu hizmetlerden ziyadesiyle memnunuz.
Fotoğrafların ilki Kutsal Maya İnancı kitabından alıntı. Sonuncusu ise her zaman gündeme getirdiğim Lemurya’nın simgesi TAU’nun Maya kültündeki iz düşümü. Bu da Kayıp Kıta MU’nun Kutsal sembolleri kitabından alıntıdır.
Yapısı itibariyle heyecanlı bir fantastik-Bilimkurgu olan Laniakea romanı, içinden Lemurya bilgeliğinin uzantısı Huna Bilgisini geçiriyor. Laniakea’yı tüm internet kitapçılarından veya D%R’lardan edinebilirsiniz.