Olgunluk

Büyücülük doğal bişeydir aslında, fakat hedef değildir bana göre. Olgunluk, her halin varlığının doğal olduğunu anlamakla başlıyor. Örneğin Don Juan da büyücülük yerine bilgi adamı olmayı arzu ediyordu. Ancak bi bilgi insanı (herhalde anadolucası insanı kamil olsa gerek) özgürlüğüne kavuşur. Ya da tersi, ancak özgürleşen biri, bilgi insanı olur.

**

Erkek-kadın fizik bedeninde olmak eski dünyada isimden sonra en belirleyici ayraçtı ama şimdi artık her iki yön birleşiyor, dengeleniyor ve BİR insan olunuyor. Ben böyle görüyorum. Tabi geçiş aşamalarında huysuzluklar olur biras 🙂

**

Gece rüyaları, gündüz rüyaları, vizyonlar… Şu anın kalitesini yükseltmak için tüm zamanlardan gelen mesajlar. şu anınızın kalitesini yükseltmek ilginizi çekiyor mu?

http://www.facebook.com/RuyaKampiDunyaYili2012

**

Bilinç alanını ,bilinçdışına doğru genişletmeye başlayan birey, iç dünyasını keşfeder, kendini tanımaya başlar, yaşadığı dünyayı yeniden görür ve varoluşsal yolculuğunda bir basamak daha evrilir.

Birey bilinci, gölgelerle çarpışa çarpışa güçlenir.
Tüm zamanların en büyük kandırışı bu manevra olabilir hani…

Lisan’ın dualitik olduğu kadar komik zekası bana kozmik şakayı andırıyor!

Du Bakali ne olacak?

Ben Rüya görüşmeciliği öğretmeye niyetliyim de katılımcılar bize ne öğretecekler? Bilmediğim ben neler anlatacak? Bütün bunlar bi muamma!

Büyük öykücü Aziz Nesin’in “Du bakali ne olacak?” diye bir öyküsü vardı hatırlarsanız. Yazar orada apaçık görünen gerçekleri kabullenmeyen bir kocayı hicvediyordu. Gerçekten çok lezizdi.

Gel gör ki, şu an öyle bir zaman yaşamaktayız ki, Aziz Nesin’in o saf ötesi koca rolü bize oldu özlenen rol!

Hep soracağız, 2 kere 2 kadar açık ve net görünse bile soracağız: “Du bakali ne olacak?”

Rüyalarda buluşalım

“Rüyalarda buluşalım” temennisi size ne anlatıyor?
Turan Erdal Hic bulusmayalim anlamına geliyor.
YENİ’den DOĞAnlar Kulubü iki ya da daha çok kişinin, aynı rüyada birbirlerini bulmalarını “niyet” ederek, bu isteklerini gerçekleştirmeleri.ama bunun söylendiği kadar kolay olduğunu sanmıyorum.CC nin kitaplarında bu konuda enteresan örnekler var. bu söylediğiniz şeyin gerçekleşmesi için, kişilerin rüya bedenlerini kullanmaları ve çok ama çok fazla erkleri olmaları gerekiyormuş.ben cc nin yalancısıyım:)

YENİ’den DOĞAnlar Kulubü ha bir de birleşim noktalarını rüya görme konumuna getirmeleri şart elbette.
  • YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Ben de Molla Nasreddin gibi hepiniz haklısınız desemmm? :)))) Ama gerekçelerim var: Kişisel rüyalar, mmutabat rüyasını tek gerçeklik olarak kabul ettiğimiz sürece “nowhere” hiçbiyer sayılır, böylece hiç buluşmayalım anlamı çıkar 🙂 Gelelim rüya görme konumlarının eşleştirilmesine? Bunun frekans ayarından ne farkı vaaaar frekanslaaar?

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Ben Ayşe ile rüyada aynı yere gidebildim . O gece niyetli yatmıştık . Ben sabah unutmuşum ne gördüğümü o anlatınca terminal gibi kalabalık bir yere uçtuğumu hatırladım . Hem havadan seyrediyordum hemde alanı yerden görebiliyordum . Sorunun cevabına gelince benim senle bulusmam rüyaların yapıldığı malzemeye erişmek-elde etmek kadar imkansız anlamı var .Ama rüyalarda buluşulur ,dövüşülür ,sevişilir .Ötekininde haberi vardır ama bilince çıkaramıyordur . Karşılıklı frekans tutmasa rüyada buluşulmaz zaten . Onun rüya bedeni ile benimki kavusur .İnsan tüm bedenlerinin hakimiyetini kazansa insan olmayacaktır artık .Tüm bedenlerininde tam yetkili sürücüsü değildir aslında insan..

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü ‎”Tüm bedenlerininde tam yetkili sürücüsü değildir aslında insan..” çok güzel bir nokta. Aslında tam olarak hakim olduğu hiç bi bedeni yok bence, belki hepsindeki yetki oranı değişik dereceler olabilir

Bilinmeyen Jung

Yaratılmış dünya değişime tabidir. Katı ve kesin olan tek şeydir; çünkü niteliklere sahiptir. Aslında yaratılmış dünyanın kendisi bir niteliktir.

Dr Jung kimi yazılarında pleroma sözcüğünü kullanmış;

“Hiçlik hem boş hem de doludur. Bu hiçliğe ya da doluluğa pleroma adını veriyoruz.

“Eğer pleroma bir varoluşa sahip olabilseydi, manifestosu Abraxas olurdu.

-Yunanca, <plhr-wma> yahut <pler-oma>. “dolduran” anlaminda.
Damascius, “Birinci ilkeler hakkinda problemler ve cozumleri“nde: Bir seyin dogasinin tamamini kuran ozelliklerin toplamı şeklinde kullanır. Latince’ye bazen “plenitudo”, bazen de “multitudo” olarak  cevrilmistir.
Spinoza-sonrasi ickinci/immanentist gelenekte gnostik mistisizmin devamina isaret ettği söylenmektedir.

Bana söyleyin: Pleroma hakkında düşünmenin bir yararı olmadığı söylendiğine göre, bu konuda konuşmanın nesi iyidir?
Bunları sizi Pleroma’yı düşünmenin mümkün olduğu yanılsamasından kurtarmak için anlatıyorum. Ondan bahsettiğimizde kendi bölümlerimizin konumundan bahsediyoruz demektir; ama bunu yaparken Pleroma hakkında hiç bir şey söylemiş olmayız!
Yaratılmış varlığın doğal dürtüsü, farklılaşmaya ve aynılığın eski-tehlikeli haline karşı mücadeleye doğru yönlendirilir. Bu doğal eğilime “Bireyleşme İlkesi” denir ki bu yaratılmış varlığın özüdür. Bu şeylerden, farklılaşmamış ilkenin (Oyun Kuramı-Bir Kadını Öldürmek kitabında BİR demiş idik) ve ayırt etme eksikliğinin niçin yaratılmış varlıklar için büyük bir tehlike olduğunu kolayca fark edebilirsiniz.
Özetle Pleroma’nın nitelikleri “Karşıt Çiftleri”dir. Onlar aynı zamanda var olmayanlardır; çünkü birbirlerini geçersiz hale getirirler.

-devam ediyor-

Özetleyen Sibel Atasoy

(Bilinmeyen Jung)

Rüya gerçekliği

Denizin üzerinde yürüyebilir, kangurudan elli kat yükseğe zıplayabilirsin ama sana bir tanık gerekir. Siz siz olun ağaçların üzerinden sektiğinize tanık olacak birini bulana dek ne kendinizden ne de tanıktan vaz geçmeyin.
Rüyalarda buluşmak budur. sa
Gerçekliğin mükemmel doğası, bilinçli gözlemcinin katılımını bekler.

  • Turan Erdal Kendi başımıza bişey yapamaz miyiz?
  • Sibel Atasoy Yaparız ve yapıyoruz hep ama tanık olmayınca hepsi kişisel rüyalarımız/gerçekliğimiz oluyor, değil mi?

    Hanife Altuntas rekorlar kitabına girmek için insanlar bir heyetin karşısında becerilerini sergilerler hep..aksi takdirde kimseyi ben şunu bunu yapıyorum diye almıyorlar o kitaba.hadi görelim o zaman mevzuu:)

    Turan Erdal Ben bunda bir sakınca görmüyorum. Ortaklaşa rüya görmenin anlami nedir? Gerçi gördüğümüz şeyden belki emin olmamızı sağlar ama hiç gidilmemiş yollardan da gitmek gerekmez mi?

    Sibel Atasoy Şüphesiz, zaten hiç gidilmemiş yollardan gidenlerden çıkar YENİ rüya gerçeklikleri.
  • Turan Erdal Kendi gercekligimizi onatmak mi gerekiyor?

    Sibel Atasoy Sadece kişiselrüya görmekten memnun değilsek, ya da sıkıldıysak, kimbilir bilemiyorum ama insanoğlunun böyle bi ihtiyacı var sanırım.

    Turan Erdal Bunun adına rüya değil de yoldaş desek daha iyi olmazmiydi? Yani insanların konuşmaya ihtiyaçları olduğunu vurgulasaydik…

    Sibel Atasoy Konuşmak yetseydi, şu anki mutabat dünyası bambaşka olabilirdi

    Turan Erdal Konusmak derken gerçek anlamda konuşmak, konuşulanların hem dinlenilir, hem de yüreğe hitap etmesinden bahsediyorum…

    Sibel Atasoy Öyle bile olsa, yine de tanıklık (şehadet) etmmek bunun biraz ilerisi gibi anlıyorum ben

    Sibel Atasoy Bu kişinin iradesiyle olduğu kadar frekansı ile ilgilidir, her insan farklı şeylere tanıklık ediyor, görmüyor musun? Bunun anlamı tanıklık edebildiğin frekanstasın demektir

    Turan Erdal Ben tanıklık kelimesine takıldım. Yani varolusumuzun nedeni sanki baskalariymis gibi bir hal…

    Sibel Atasoy Tanık yoksa, tanrılık konum olur. Kendini bilmeyen bir

    Turan Erdal Yani yaptığımız şeyin doğru olup olmadığını üçüncü kişilere anlatmak icin tanittirmak mi gerekiyor diyorsun? Tanittirilmamis şeylere inanmaktan başka birşey kalmıyor…

    Sibel Atasoy Bi şeyi mutabakat dünyasına getirmek için en azındanbi tanık gerekir diyorum 🙂

    Turan Erdal Bu senin tanık dediğin bilimsel çalışmalardaki kullanilaan yöntem mi?

    Sibel Atasoy Şahit. Her konuda kullanılır.:)

    Turan Erdal Sindirmem gerekiyor…teşekkürler…

    Sibel Atasoy Aslında en çok kullananlardan birrisin ama ben konuyu farklı bir isimle açarak yabancılaşmanı sağladım. Bi zaman geçsin üstünden bakalım ne olacak 🙂 Samimi sorular için Teşekkürler
  • Turan Erdal Beni kendime yabancı kalmami sagladigin icin teşekkürler. Ne kadar olgular aynı olsa da isimler değiştiği zaman o isimlerin arkasında yatan hikayeyi anlamadan olayı anlayamıyorum…

    Sibel Atasoy Hepimize oluyor, çoğumuz söylemiyor ama fark etmez. Bu arada sevdiğim bi metaforu da paylaşayım: Adamın biri, Hiç kimsenin yaşamadığı bir çıkmaz sokağa kırmızı bir ferrari getirip park eder. Çıkıp gider ve ölür. Sorumuz şudur: Kırmızı ferrari var mı?

    Turan Erdal Vayyyyt bu iyidi :-)))) çin’ de bir pirinç çuvalı düşmüş, kimin uğrunda?

    Turan Erdal Birşeyi tanıklık yaptığımız zaman var ediyoruz…

    Sibel Atasoy teşekkür ederim 🙂