Can Yucel’den – Bağlanmayacaksın

Siteyi gezerken okudugum siirlerden biri (hangisi oldugunu unuttum. balik hafizaliyimdir ben:)) bana Can Yucel’in bu siirini hatirlatti.
Cok severim..

Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.

Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
“O olmazsa yaşayamam.” demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın.
Ve zaten genellikle o daha az sever seni,
Senin onu sevdiğinden.
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
Gökyüzünü sahipleneceksin,
Güneşi, ayı, yıldızları…
Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
“O benim.” diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasın istiyorsan birşeylerin…
Mesela gökkuşağı senin olacak.
İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın.
Mesela turuncuya, yada pembeye.
Ya da cennete ait olacaksın.
Çok sahiplenmeden, Çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi, Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
İlişik yaşayacaksın. Ucundan tutarak…

Can Yücel

Meryem, Harun’un kızkardeşi mi?

Meryem suresi 28. ayetteki dil sürçmesi.

Meryem suresinde İsa’nın annesi Meryem’den bahsedilir.

27 . ayet. : Nihayet onu (kucağında) taşıyarak kavmine getirdi. Dediler ki: Ey Meryem! Hakikaten sen iğrenç bir şey yaptın.

  1. ayet : Ey Harun’un kız kardeşi! Senin baban kötü bir insan değildi; annen de iffetsiz değildi.

  2. ayet : Bunun üzerine Meryem çocuğu gösterdi. “Biz, dediler, beşikteki bir sabî ile nasıl konuşuruz?”

  3. ayette “Ey Harun’un kız kardeşi” denilen kişi Meryem’dir. Ancak Harun ile Musa kardeştiler ve Meryem ile Harun arasında yüzyıllar vardır. Meryem’in Harun’un kızkardeşi olması mümkün değildir.

Konuyu birçok tefsirci açıklamadan geçer. Elmalılıda tefsirinde bu hatayı hiç kurcalamadan geçer.

http://www.kuranikerim.com/telmalili/meryem.htm

Konu kendisine sorulan İslam alimleri ise her zamanki gibi tevil ederler. Derler ki. “ Nasıl bizler Fatih’in çocukları, Kanuni’nin torunları anlamında konuşuyorsak bu ayette de Harun’un kızkardeşi derken Harun’un soyundan gelen anlamında kullanılmıştır”

Bu açıklama doyurucu değildir. Çünkü bu Kuranda bu tip anlatımlara rastlanmaz ve Musa var iken Harun’a gönderme yapılması mantıklı değildir. Kurana göre bunu söyleyenler Yahudilerdir. Yani kuran ayetinde Yahudilerin Meryem’e “Harun’un kızkardeşi” tanımlamasını koydukları savunuluyor.

Konu muğlak kalmış. Pek üstelenmediği içinde ciddi araştırılmamış. Muhammed’in yaptığı hatalardan biri daha olabilecek bir hata yorum farkı ile kurtarılmış. her zamanki gibi iş “doğrusunu Allah bilir”e kaldı.

Kafama takılanlar

Bugün gün boyunca kafama takılanları size açmayı uygun gördüm, hakkında konuşursak rahatlarım belki. Birlikte benim kafama takılanlara bir çözüm buluruz. İlerde hem sizinde takılan sorunları çözeriz.

  • Kafama ilk takılan şey, Ramazan ayında neden suç oranının düştüğü. Bunun sebepleri hakkında birileriyle konuşmaya gerçekten ihtiyacım var.

  • Kafama ikinci takılan şey, neden latin ve benzeri alfabelerde büyük ve küçük harf olmak üzere iki harf grubu var. Tek harf grubu bütün derdimizi anlatmaya yeterken neden ikinci bir gruba ihtiyaç duyulmuş. Bu nasıl çıkmıştır ortaya. Bu konu hakkında neler düşünürsünüz.

  • Üçüncü kafama takılan ise rüyalardaki bi simgeyle ilgili. Genellikle rüyalarda araba kullananlar arabanın kontrolünü kaybederler. Bugün bilgisev ve gumanji ile konuşurken bu konu açıldı ve onların yorumu araba nın karşı cinsi simgelediğini ve onu kontrol etmek isteyip ama edememizden kaynaklandığını ileri sürdüler.

  • Dördüncü kafama takılan şeyde, insanların samimi olabilecekleri bir durumda neden arada duvarların kalmasını tercih etmesidir. Bunun ne gibi bir faydası olabilir.

Dip not: Gördünüz mü gün içinde ne çok şey kafama takılıyor, oysa bugün benim için sakin sıradan bir gündü.

Hayattan ne öğrendim

1- Kendimi neşelendirmek istediğim zaman en iyi yolun başka birini neşelendirmeye çalışmak olduğunu öğrendim.
2 – Bir bebeğin evlilik sorunlarını çözemeyeceğini öğrendim.
3- Bir tartışmayı tatlıya bağlamadan yatağa gidilmemesi gerektiğini öğrendim.
4- İşyerinde romantik ilişkiler aranmaması gerektiğini öğrendim.
5- İnsanin kendisinden daha sorunlu birisiyle evlenmemesi gerektiğinin öğrendim.
6- Çalıştırdığımız insanlara iyi davrandığımızda, onların da müşteriye iyi davrandıklarını öğrendim.
7- Bir toplantıda zekâmı ya da sohbetimi göstermek konusunda tercih yapmak gerektiğinde sohbeti seçmenin daha iyi olacağını öğrendim.
8- İnsanlara iyi davranmanın hiçbir maliyeti olmadığını öğrendim.
9-Gerçekten yasamaya başlamak için emeklilik beklenirse, çok uzun bir süre beklenilmiş olunacağını öğrendim
10-İyi kalpli olmanın mükemmel olmaktan daha önemli olduğunu öğrendim.
11-Bir domuza ve bir çocuğa istedikleri her şeyi verirseniz sonuçta çok iyi bir domuzunuz ve çok kötü bir çocuğunuz olacağını öğrendim.
12-Kimle evleneceğin kararının hayatta verilen en önemli karar olduğunu öğrendim.

Jackson Brown’in “Şu Hayatta Neler Öğrendik Neler” adlı kitapçığından alıntıdır.

Ders Çıkarılacak Kısa Yazılar

Ders 1 :
Adamin biri tam dusa girmek üzeredir ve karisi da dusunu almis olarak kabinden çikmaktadir ki, kapinin zili çalar. Kapiya kimin bakacagi konusunda ufak bir tartisma sonrasinda kadin pes eder. Üzerine bir havlu alarak merdivenleri asagi iner ve kapiyi açar. Gelen esinin arkadasi X’tir.

Kadin daha selam veremeden x “havlunuzu üzerinizden yere düsürürseniz size aninda 300 Euro veririm” der. Kadin bir müddet tereddüt eder, ancak havlunun dügümünü açarak havlunun düsmesini saglar. X ona bakar ve 300 Euro verir ve söze devam eder:

“Antrede dogabilecek ufak bir tensel yakinlik için size 500 Euro daha verebilirim, hem de derhal” der.
Önce saskin, fakat daha sonra adrenalinin verdigi heyecan ve alacagi para ile yapabileceklerinin anlik hayaliyle kisa bir duraksamadan sonra kabul eder.

Yasamis oldugu olayin ve kisacik bir süre içerisinde edinmis oldugu ufak servetin heyecaniyla merdivenleri yukari çikarak banyoya geri döner. Hala dusta olan esi ona kimin geldigini sorar.

“Arkadasin x” diye cevap verir kadin.
“Çok iyi, ona borç verdigim 800 Euro’yu getirecegini söylemisti, onu getirdi o zaman.”

1. hikayeden çikartilacak ders :
Eger bir ekipte çalisiyorsaniz bilgiyi saklamayin, paylasin. Karar mekanizmasinda belirleyici olabilir. Böylece yanlis anlasilmalarin ve disariya karsi kötü duruma düsmenin önüne geçebilirsiniz.

Ders 2 :

Aracinin direksiyonuna geçip kiliseye gitmek üzere yola koyulan rahip yolda yürümekte olan bir rahibeye rastlar. Aracini durdurur ve kiliseye kadar onunla gelmek isteyip istemedigini sorar. Kadin arabaya biner ve bacak bacak üstüne attiginda bacaklarinin güzelligi ortaya çikar. Rahibin gözü kayar ve bakayim derken kisa bir süre için aracin kontrolünü kaybeder. Araci tekrar kontrol altina aldiktan sonra sag elini rahibenin bacagi üstüne koyar. Rahibe ona bakar ve söyle der :

“Rahip, 129. ayeti hatirliyor musunuz ?”
Utançtan kipkirmizi olan rahip derhal elini çekerek rahibeye özürlerini siralar. Bir müddet sonra akli tekrar karisir ve rahibenin bacagina tekrar dokunur vites degistirme bahanesiyle ve rahibe ayni soru ile karsilik verir :

“Rahip, 129. ayeti hatirliyor musunuz ?”
Utancindan yine kizaran rahip elini çeker ve “afedersin kardesim, insanoglu zayif düsebiliyor” der.
Kiliseye vardiklarinda rahibe arabadan iner ve tek kelime söylemeksizin, ancak çok manali bir bakis firlatarak kaybolur. Rahip aceleyle içeriye kosturur ve bir Incil alarak 129. ayeti açar okumak
için 129. ayet söyle demektedir :

Ileriye gidiniz, daha yukarlarda arayiniz. Orada güzellikler bulacaksiniz.

2. hikayeden çikartilacak ders :
Görev alaninizla ilgili her zaman bilgili olun, aksi taktirde firsatlari kaçirabilirsiniz.

Ders 3:

Pazarlamaci, sef sekreter ve Patron bir öglen paydosunda lokantaya dogru yürümektedirler. Parktaki banklardan birinin üzerinde sihirli bir lamba bulurlar. Lambayi ovarlar ve gerçekten de lambadan cin
çikar.

“Aslinda kisiye 3 dilek hakki veriyorum ama sizler üç kisi oldugunuz için hepinizin birer dilegini gerçek yapacagim” der cin.

Sef sekreter arsizca atilarak “önce ben” diyerek siranin önüne yerlesir.

“Bahamalarda, muhtesem bir sahilde tatil yapmak istiyorum. Tatilim hiç bitmesin ve hiçbir dert hayatima girmesin” diye dilegini ifade eder. Ve hoop, ortadan kaybolur.

Simdi de pazarlamaci atilir ve “simdi sira bende” der.

“Hayallerimdeki kadinla Tahiti sahillerinde Pina Colada içmek istiyorum” der ve hoop, o da ortadan kaybolur.

“Simdi sira sende” der cin digerlerinin patronuna.
“Bu iki salağı da ögleden sonra islerinin basinda görmek istiyorum” der patron.

3. hikayeden çikartilacak ders :
Üstünüz olan birinin her zaman için önce konusmasina izin verin.

Kaynak: bilinmiyor