Sevgi ve Saygımızı paylaşmak için geldik

Bizim ruhlarımız, Dünya’ya gelmeden önce, Andromeda,Sirius ve Orion galaksilerinden ve diğer boyutlardan güneş sisteminizdeki Venüs’e göç etmişlerdir. Biz orada fiziksel-olmayan, buharımsı bedenlerde yaşıyor, sıvı gazlardan oluşan sıcak okyanuslarda yüzüyorduk. Bazı bakımlardan Venüs bizim en sevdiğimiz yerdi.
Uzun tekamül devremiz boyunca, Yaratıcı Kaynak, Evrensel yasalar ve bilgelik ile bağımızı ve birlikte getirdiğimiz destekleyici,birleştirirci bir ortak bilinci sürdürdük. Bizler doyumlu ve dingindik, aynı zamanda neşe dolu ve eğlence-oyun severdik. Dünya’ya yalnızca fiziksel insan olmayı öğrenmeye değil bilgimizi ve sevgimizi ve Dünya’nın tüm canlılarına olan saygımızı paylaşmaya geldik. Lemurya Yolu

Meksika Açmazı

meksika-acmazi

Meksika açmazı (İngilizce: Mexican standoff) olaya karışan hiçbir tarafın kazançlı çıkamayacağı içinden çıkılmaz durum, çıkmaz, açmaz olarak İngilizce’de kullanılan argo bir deyimdir.

Popüler kültürde ise Meksika çıkmazı genel olarak iki ya da daha fazla kişinin birbirlerine doğru silah çekmesiyle oluşan yüksek gerilimli durum için kullanılır. Gerilimi arttırıcı nokta karşı tarafın kendisine ateş edeceğinden korktuğu için hiç kimsenin silahı bırakmamasıdır.

İsabet oranlarının aynı olmadığı bir evrende bazen erken ateş etmemeniz hayatta kalmanıza sebep olabilir.

Bir kadını Öldürmek – Sibel Atasoy

“Gözlerinizi odaklamayı öğrendiğinizde her şey apaçık hale geliyor…”. Kitapta rekor sayıda tekrarlanan kelimeler var fakat okuyucunun keyfini bozmamak için kopya vermemeyi tercih ediyorum.

“Bir kadını Öldürmek” kitabı, bir erkeğin, bir kadını öldürmek niyetini açık eden oldukça sarsıcı cümlelerle başlıyor. Kahraman, bu kadının nesi olduğunu söylemekte gönülsüz olmakla birlikte onun neden öldürülmesi gerektiğini ve öldüreceği kadının açık tarifini net olarak yapıyor.  Sonra sahneye öldürülmesi gereken kadın dahil oluyor. Müstakbel katil ile kurbanının ilişkilerine kısaca göz atma fırsatı buluyoruz. Fakat yazarın bu konumda rahat etmemizi planlamadığı bir gerçek. Çünkü bizi güncel ortamdan alıp erkeğin aşık olduğu kadınlara sürüklüyor. Bu, adeta kahramanımızın bir günah çıkarma seansı gibi. Onun kadınlarında nasıl var olduğunu ama daha önce her birinde nasıl ölmüş olduğunu seyretmeye başlıyoruz.

Rakam bölümlerinin sonuna yaklaştıkça girişte karşılaştığımız ve öldürüleceğinden emin olduğumuz kadını gözden yitirmeye başlıyoruz. Neredeyse bu cürmün işleneceğine dair ön bilgimiz aklımızdan uçup gidiyor.

Bu noktada yazar hafızamızı tazelemeye karar veriyor ve bizi aniden bölüm kırmızı ile yüzleştiriyor, ki burada gerçekten ölü bir kadın var! Bu kadının kim olduğuna dair en ufak bir fikriniz olmadığına şaşırıyorsunuz. En azından ben şaşırdım.

Kitap, önceki deneyim acıları ve onların felsefi açılımlarını kapsayan havasından kurtulup bir polisiye havasına dönüşüyor. Dedektiflerin çabalarını izlerken onların hayatlarına da göz atıyorsunuz ve zanlının izlerinin zamanı ve mekanı aşar biçimde ilişkiler kurduğunu fark ederek şaşırıyorsunuz. Doğa üstü diye tanımlanabilecek bazı olayların ve kişilerin yalnızca fantastik filmlerde değil aramızda, an be an bizimle olduklarını bildiriyor bize Atasoy.

Her şey olabilme potansiyeli; OYUN HAMURU

Gözlerinizle gördüğünüz dünya/maddi gerçeklikler yalnızca duygu/düşünce bileşiminizin dışa yansıtılmasından ibarettir. Ve bu haliyle de gerçektir tabi, sizde olandır. Gördüğünüz/algıladığınız dünya; kurduğunuz mantıksal bütünlüğe ve duygularınızın dalgalı ritmine boyun eğerek masumca varoluyor.
 
O varoluş, çocuklar için hazırlanmış yumuşak, renkli, güzel kokulu bir oyun hamurudur.
 
Yaratma işlemi, düşünme ve hayal etme kabiliyeti ile yapılmakta olup, kullandığı araçlar; başta kelimeler olmak üzere, dışarı üflediğiniz her şeydir.
 
Böylece düşündüğünüz/hayal ettiğiniz (bunu ister mistik isterse bilimsel yöntemle yapın fark etmez) her şey, olmak mecburiyetinde kalır. Eğer düşündüğünüzle özdeşlik kurabiliyorsanız sizin fiziki varlığınız bunu yaşar, yok özdeşlik kurmuyorsanız, fiziksel varlığınızın dışındaki ben’ler bunu yaşar.
 
Aynı anda olmuyo gibi görünmesinin sebebi; yeterli enerjinizin olmamasındandır. Yani zaman; DÜŞlerinizin taksitle fizikileştirilmesinin aracıdır. Zaman=Taksitlendirme
 
Yeterli erki olan kişi için zaman yoktur, her şey düşünüldüğünde maddileşir.
Her şey olabilme potansiyeli olan OYUN HAMURU adı üzerinde sonsuz sınırsızdır.