Evrensel Dilbilgisi

noam-chomskyNoam Chomsky dilbilimine ilgisi, genel olarak dili öğrenme sorunuydu. O dönemde yaygın düşünce çocukların dili yetişkinlerden taklit yolu ile öğrendikleri şeklindeydi. Oysa deneyler çocukların hiç işitmedikleri halde dilbilgisi açısından doğru cümleler kurabildiklerini gösterir.

Chomsky bunu açıklamak için doğuştan gelen bir “evrensel dilbilgisi” olması gerektiği görüşünü ortaya atar. O na göre her çocuk aslında beynine belli bir dilbilgisi kuralları döşenmiş olarak doğar. Chomskye göre, insana özgü bu doğuştan gelen evrensel dilbilgisi bütün insan dillerini yaratmaya yetecek kadar zengindir. Yani, bütün insan dilleri aynı evrensel yapıya dayanır.

Evrensel dilbilgisinin yapım kuralları özyinemelidir. Potansiyel olarak sonsuz uzunluktaki tümceleri açıklamanın tek yolu budur.

Özetle Chomsky: “Beyinde bir mantık programı olarak nitelendirilebilecek bir dil mekanizmasıyla doğduğumuz kanısındadır.”

Tupi Kabilesi

Tupi kabilesinde Brezilyalı kadınlar anadan üryan dolaşır, bundan hiç utanmazlardı. Hatta Avrupalılar Tupi kadınlarına örtünmeleri için giysi verdikleri zaman kadınlar gülüp giysileri reddettiler. insan böylesi rahatsız edici bir şeyi üzerine giyip kendisine neden eziyet eder ki diye düşünüp şaşırdılar.

Erkekler saçlarını kazıtıyor, kadınlarsa uzatıp kırmızı kurdelalarla örüyorlardı. Tupi yerlileri yıkanmayı çok seviyorlardı; ne zaman bir ırmak görseler ırmağa atlayıp birbirilerini yıkamaya başlıyorlardı. günde 12 kez yıkandıkları bile oluyordu.

İki yüz kişinin birlikte yattığı ambara benzer yapılar içinde yaşıyorlardı. Pamuk yataklarını hamak gibi sütunlar arasına asıyorlardı. Avlanmaya gittikleri zaman yataklarını da yanlarında götürür öğle arası ağaçların arasına asıp şekerleme yaparlardı. Her altı ayda bir köy farklı bir yere taşınırdı; çünkü köy sakinleri manzara değişikliğinin onlara iyi geleceğini düşünürlerdi. (Başka bir açıklamaları yoktu, yalnızca hava değişikliğinin onlara iyi geleceğini söylerlerdi)
Devamını oku “Tupi Kabilesi” →

Şekil Değiştirme -Shapeshifting

Eski insanlar ve şekil değiştiriciler enerjiye daha basit bir perspektiften bakar. Bilirler ki ateş yakmak için kibrit fabrikası kurmana gerek yoktur. Ateş ormanın içindedir ve tüm yapman gereken, iki çubuğu şekil değiştirerek ateşe dönüşene kadar birbirine sürtmektir.
*
“Şekil değiştiriciler öncelikle üstün birer gözlemcidir.”
Kendi enerji alanının, dönüşmek istediğin varlığın özelliklerini alması gerekir. Onun enerji bedenini derinlemesine biliyor olmalısın. Unutmaman gereken; her şey enerji, her şeyle aynı şeysin. Enerjinin bazı akışkan özellikleri vardır.
Sence Maya piramitleri nasıl yapıldı?
Niyet, inanç, gözlem ve korkuyu bırakmak.
“Mikroplar öldürmez, algılar öldürür” demişti büyükannem, bilimin yanlış gerçekleri dediği şeyle dalga geçen tek kişi oydu. Ve “Dünya iyileştirir” dedi nehir bana”Ondan korkma. Ona dön.”
14102257_1251592511529165_6658797950116143207_n
Buna benzer bir durumda sifaya aracılık etmek üzere bilmediğim alana girdiğimde içimde bir ses güçlü bir biçimde 3 kez “yaşamak istiyor musun? “Diye bağırdı. Ben şaşırdım ama şüpheye düşmeden soruyu hastaya dillendirdim. Maalesef paylaştığım bu sayfadaki cevabı alamadım. Shapeshifter’daki bu bölümü okuyunca aslında tüm şifa sürecinin bu soru ve cevabıyla işleme konulduğunu anlıyorum.
14088438_1253414331346983_5854416306996700064_n
Hastanın gerçek arzularına açık ol, bırak gerisini evren halletsin.
Yazar, yağmur ormanlarında birlikte çalıştığı yerli kabilelerinden birinde hafif bir ayahuska içiminden sonra şu soruyu sorar evrene:
“Hepimiz şaman kültürlerinden geldik. Peki ne oldu? O hayalden neden vazgeçtik? Bu dünyayı onurlandırıcı yaşam tarzını neden şu anda türümüzü yok etmekte olan ticari anlayış ve materyalizmle değiştirdik?”
Sorunun cevabı zaman mekan üstü bir gezintiyle kendisine gösterilir. Cevap özetle şudur:

Devamını oku “Şekil Değiştirme -Shapeshifting” →

Nietzsche’nin Üstinsanı

En çok karıştırılan kavramlardan birisi de Nietzsche’nin üstinsanı kavramıdır. Herkes bu kavramı kendine göre yorumlamış ve dilediği gibi bir anlam çıkarmıştır. Kimisi üstün ırk algılamış kimisi süper insan sanmış kimisi de ütopik bir insan modeli olarak düşünmüştür.

Oysa Nietzsche’nin üstinsanı öyle sanıldığı kadar karışık veya ütopik değildir. Mektupları ve eserlerine göz attığınızda bahsettiği üstinsanın, bilgi dolu ama yine de hayatı tüm samimiyeti ve neşesiyle yaşayan insanlardır. Sanata düşkünlerdir. Espritüeldir ve mizah anlayışları yüksektir.

Montaigne’dir. Henri Beyle’dir. Goethe’dir.

Farklı evren versiyonları

Dr. Hugh Everett tarafından Princeton Üniversitesinde mezuniyet tezinde geliştirilen fikir temelde belirli bir anda evrenin sayısız benzer örneklere bölündüğünü varsayıyor. Ve sonraki anda, bu “yeni doğan” evrenler benzer tarzda bölünüyorlar. Bu dünyaların bazılarında, tek bir evrende bu makaleyi okuyarak veya bir diğer evrende TV izleyerek var oluyor olabilirsiniz.
Everett bu dünyaları çoğullaştırmanın tetikleyici faktörünün eylemlerimiz olduğunu açıkladı. Eğer bazı seçimler yaptıysak, anında tek bir evren sonuçların iki farklı versiyonuna bölünüyor.
Laniakea gri sayfalardan