Hıdırellez

Hıdırellez Türk dünyasında kutlanan mevsimlik bayramlardan biridir. Ruz-ı Hızır (Hızır günü) olarak adlandırılan Hıdırellez günü, Hızır ve İlyas’ın yeryüzünde buluştukları gün olduğu sayılarak kutlanmaktadır. Hıdırellez günü: 6 Mayıs’tan başlayıp 4 Kasım’a kadar olan süre Hızır Günleri adıyla yaz mevsimini, 8 Kasım’dan 5 Mayıs’a kadar olan süre ise Kasım Günleri adıyla kış mevsimini oluşturmaktadır. Bu yüzden 5 Mayıs günü gecesi kış mevsiminin bitip sıcak yaz günlerinin başladığı anlamına gelmektedir.

Kökeni: Hızır ve Hıdırellezin kökeni hakkında çeşitli fikirler ortaya atılmıştır. Bunlardan bazıları Hıdırellezin Mezopotamya ile Anadolu kültürlerine ait olduğu; bazıları ise İslamiyet öncesi Orta Asya Türk kültür ve inançlarına ait olduğu yolundadır. Hıdırellez Bayramı’nı ve Hızır düşünüşünü tek bir kültüre mal etmek olanaksızdır. İlk çağlardan itibaren Mezopotamya, Anadolu, İran, Balkanlar ve hatta bütün Doğu Akdeniz ülkelerinde bahar ya da yazın gelişiyle belli başlı doğasal döngüler için sevinç duyulduğu görülmektedir.

Karakter Testi

Aşağıdaki resimler psikologlar tarafından ortaya çıkarılmış, defalarca test edilmiş, şekiller ve renkler değişerek bugünkü halini almış. Hangi resim size yakın geliyorsa seçin, dokuz ana karakterden hangisi size uyuyor bulun.

1     2     3 4     5     6 7     8     9

Şekli seçtiyseniz yorumu okuyabilirsiniz.

Karşıtların Birliği ve Karşılıklı İç İçe Geçişi

tao

Doğada nereye bakarsak bakalım karşıt eğilimlerin bir arada varolma dinamiğini görürüz. Yaşamı ve hareketi doğuran bu yaratıcı gerilimdir. Bu, Herakleitos (İ.Ö. 500 dolayları) tarafından iki bin beş yüz yıl önce anlaşılmıştı. Hatta bu, Çin’deki ying ve yang düşüncesinde ve Budizmde olduğu gibi, bazı Doğu dinlerinde de mevcuttur. Burada diyalektik mistik bir biçimde açığa çıkmakla beraber, doğanın işleyişine ilişkin bir sezgiyi yansıtır. Hindu dini, yaratılış (Brahma), istikrar ya da düzen (Vişnu) ve yıkım ya da düzensizlikten (Şiva) oluşan üç aşamayı ortaya koyduğunda, diyalektik düşüncenin tohumunu taşımaktadır. Kaos matematiği konulu ilginç kitabında Ian Stewart, “evcilleştirilmemiş” tanrı Şiva ve tanrı Vişnu arasındaki farklılığın, iyi ve kötü arasındaki karşıtlık olmadığına, ahenk ve ahenksizlik ilkesinin birlikte tüm varlığın temelini oluşturduklarına dikkat çeker: Aynı şekilde, matematikçiler düzen ve kaosu altta yatan tek bir determinizmin iki farklı görünümü olarak görmeye başlıyorlar. Ve bunların hiçbirisi yalıtık bir halde bulunmamaktadır.

Tipik bir sistem, kimisi düzenli kimisi kaotik çeşitli durumlarda bulunabilir. İki karşıt kutup yerine sürekli bir tayf vardır. Ahenk ve ahenksizliğin müzik güzelliği içinde birleşmesi gibi, düzen ve kaos da matematiksel güzellik içinde birleşirler.

Herakleitos’ta tüm bunlar esinleyici bir öngörü niteliğindedir. Şimdi bu hipotez muazzam miktarda örneklerle doğrulanmıştır. Karşıtların birliği atomun bağrında yatmaktadır ve tüm evren moleküllerden, atomlardan ve atomaltı parçacıklardan oluşmaktadır. R. P. Feynman konuyu çok güzel açıklamaktadır: Her şey, hatta biz kendimiz de, çok düzgün biçimde dengelenmiş, son derece güçlü bir şekilde etkileşen küçük tanecikli artı ve eksi parçalardan oluşmaktayız.
Devamını oku “Karşıtların Birliği ve Karşılıklı İç İçe Geçişi” →

Güzel Kısa Zeka Soruları

Aşağıda bir kaç tane güzel zeka sorusu var. Çözümlerini yorum olarak yazabilirsiniz. Yorumlarınızı tartışırız.

buzlu-su

Güzel Soru 1: 127 kişinin katıldığı bir tenis turnuvasında eleme usulü maç yapılmakta ve yenilen elenmektedir. Tek sayı insan olduğunda ise eşleşmeyen tur atlamaktadır. Soru şu, şampiyon belirlenene kadar kaç maç yapılması gerekir?

Güzel Soru 2: Delinin biri dünyayı ekvatordan bir kurdela ile doluyor. Bir başka deli ise bu kurdelanın insanların ayaklarına takılacağını iddia ederek 2 metre yukardan dolamayı teklif ediyor. Kaç metre daha kurdela gerekir?

Güzel Soru 3: Bir bardakta bulunan bir miktar suyun içine buz atıyorsunuz ve suyun seviyesini bardağa kalemle işaretliyorsunuz. Buz eridikten sonra su seviyesinde ne gibi bir değişme olur?

Güzel Soru 4: Bir eşkenar üçgenin köşelerinde duran 3 karınca var. Her karınca, rastgele seçtiği bir köşeye doğru, üçgenin bir kenarı üzerinde yürümeye başlıyor. Karıncalar arasında bir çarpışma olmaması ihtimali nedir?

Laniakea Tüm İnternet kitapçılarında

Anayurt Lemurya üçlemesinin ilk kitabı LANİAKEA şu andan itibaren tüm internet kitapçılarında ve D&R’ larda satışı sunuldu.
Okuyucuyla buluşmak için Hıdrellez gününü seçen (Bu konuda hiç bir dahlim olmadı) Laniakea’mızı anneler günü münasebetiyle kendi anneciğime ve tüm annelere armağan ediyorum. Bereketi bol ve açık olsun, keyif ve sevinç versin dilerim. Aloha

Sibel Atasoy

“Şimdi” unuttuğunuz her şeyi yeniden hatırlama zamanı.

Laniakea romanının kahramanları, herkes gibi sıradan bir Dünya gününe uyanmışlardır. Ancak gün öyle sürmez.

Anlatıcı, 2014 yılının ilkbaharında başlayan olayı giriş bölümünde bize şu sözcüklerle sunar:

“Genç bir çift bir motosikletle dağda kamp yapmaya giderler. Yol tahmin ettiklerinden uzun sürmüştür ve dağın kamp yapmaya elverişli bölgesine ulaşmaları alacakaranlığı bulur. Karanlık tam olarak çökmeden çadırlarını kurmak için aceleyle davranırlar fakat işte tam o anda ne olduysa kadın ortadan kaybolur, erkekse ertesi gün bir çoban tarafından hayatını yitirmiş biçimde (işin bu kısmı bambaşka yönlere götürecektir bizi) bulunur. Allahtan kimliklerini belirlemeye imkan verecek bazı materyaller kaybolmamıştır da kişilerin ailelerine bilgi verilir ve soruşturma için hızlı bir başlangıç imkanı bulunur. Aslında elde yalnızca tuhaf konumda bir ceset vardır, kadına dair sadece bir iki çamaşır dışında fazla belirti olmadığından o gerçekten var mıydı sorusu bile belirsiz kalmıştır! İşte benim devreye girişim bu soruya (karanlığa) biraz aydınlık katmayı mümkün kılar. Tabi bazıları için böyle olur çünkü bilmediğimiz şeyleri duymaya görmeye muktedir değilizdir çoğu kez.”

Meydana gelen olay öylesine sıra dışı ve mantığa aykırıdır ki, yetkililerce derhal yüksek seviyeli ulusal güvenlik kapsamına alınır ve istihbarat elemanlarınca bir dizi soruşturma başlatılır. Hikâyenin gelişim evrelerinde, okuyucu kendini birçok farklı zaman ve boyutta gezinirken bulur.

Zamanda yolculuk, Teleportasyon ve hatta soyut boyutların, altınızda süper gelişmiş bir uzay gemisi olmadan bile nasıl ulaşılabilir olup iç içe sürebildiklerinin şaşırtıcı kurgusudur bu roman.

Son yıllarda adından sıkça söz edilen “kuantum dolanıklık” kavramının, gündelik, sıradan hayatımız içinde biz insanoğlu ve insankızının her zaman çok da farkında ya da umurunda olmadan nasıl işlediğine dikkat çeken yazar, paralel dünyaların varlığına dair çok boyutlu bir anlatım sunuyor okuyucuya. Ve yeni Bir Dünya’ya geçişin bütünsel şifasını amaçlamadığını da ekliyor.

Anayurt Lemurya üçlemesinin ilk kitabı olan Laniakea romanı, gelişmiş fiziğin, spritüal ve felsefi çıkarımların birbirlerinden hiç de uzak olmadıklarını fantastik-bilimkurgu tarzı ile ortaya koyan bir roman.